Roberts, mortgage balonu ve ardından finansal krizle başlayan sürecin birebir aynı olduğunu örneklerle anlatıyor... Meselenin özünde insan var... Tam bu noktada size bir ‘av‘ ve ‘avcı‘ hikayesi aktarayım.
Maymun avlamak için çok basit bir kapan vardır. Küçük bir hindistancevizinin ucuna, bir maymunun elinin girebileceği boyutta bir delik açılır. Bu delikten, hindistancevizinin içine bir miktar pilav konulur. Daha sonra bu hindistancevizi (kapan), maymunların dolaştığı ağaçlardan birine bağlanır... Maymun gelir, pilavın kokusunu alır ve karnını doyurmak için elini bu delikten içeri sokar ve pilavı avuçlar. Kapanın en önemli noktası, maymunun boş elini sokup, pilavı tutan yumruğunu geri çıkartmaya çalışmasında yatar. Maymun, açgözlülükle, pilavı tutan yumruğunu, hindistancevizinden çıkartmaya çalışır. Fakat hindistancevizinde bulunan delik, maymunun pilavı tutan yumruğunun çıkmasına izin vermeyecek kadar küçüktür. Maymun pilavı, hindistancevizi maymunun kolunu bırakmaz. Bir müddet sonra avcılar gelir ve maymunu yakalar.
Aşırı güçlenen ve saldırganlaşan tüketim ideolojisi gerçekten resesyona girdi mi? İnsanlık, bu krizden neyin hesaplaşmasını yaparak çıkacak? Zaman içinde, meselenin, öz itibarıyla; hırs ve haz olduğunu anlayabilecek miyiz?