Kültür-Sanat

Heyecansız bir western

Heyecansız bir western

Abone Ol

Western sinemasının son örneği olan Appaloosa (Kanun Benim) bir türlü beklenen tempoya kavuşamayan, kaliteli diyaloglara sahip bir film olarak göze çarpıyor.

Sinemayla uzaktan ya da yakından ilgilenen herkesin western filmlerine karşı mutlaka bir takım düşünceleri mevcuttur. Bunun nedeni olarak da o zamanın teknolojisiyle çekilen ve insanda heyecan uyandırabilecek görüntülerin barındığı yegâne filmler olmasını gösterebiliriz. Hatta bu ilgi bir dönem Türk sinemasına da sıçramış o zamanın ünlü aktörleri çakma kovboylar olarak beyaz ekranda boy göstermişti. Sinemada türler çoğaldıkça kendi kabuğuna çekilen western filmleri son dönemlerde eskiye özlem duyanlar için senede bir elin parmağını geçmeyecek sayıda çekiliyor. Bu kısır dönemde çekilip de öne çıkan filmleri ise ‘Hidalgo‘, ‘Korkak Robert Ford‘un Jesse James Suikastı‘ ve ‘3:10 Treni‘ olarak sıralayabiliriz.

Kızılderili ve ‘beyaz adam‘ın mücadelesi

Asıl westernlerin çekildiği yıllarda yani Hollywood‘u Hollywood yapan tür olarak göze çarpan westernlerin konusu genelde Kızılderililer ve ‘beyaz adam‘lar arasında geçerdi. O zamanın tehlikeli halk kitlesi olarak gösterilen Kızılderilileri öldürmek ‘beyaz adam‘ın asli göreviydi. Aksi halde şimdi olduğu gibi ülkeleri tehdit altında kalacak ve sadece ok atıp, at sürebilen Kızılderililer ülkelerini işgal edecekti. O zamanların kaliteli filmlerinden senaryosunda Kızılderilileri düşman göstermeden sadece kovboyların çatışmalarını konu alan yapımlarda mevcuttu. Bunların başında ise western deyince akla gelen ‘İyi, Kötü, Çirkin‘ (The Good, the Bad and the Ugly) bulunurken, ‘Bir Avuç Dolar İçin‘ (A Fistful of Dollars) ya da ‘Bir Zamanlar Batıda‘ (Once Upon A Time In The West) başat olarak gösterilebiliriz.

Kanunun işlemediği kasaba

Rüzgârlı bir hava, etrafta uçuşan top haldeki çalılar ve bilindik müzik eşliğinde hızlı silah çeken kovboylar. Bu görüntüleri şimdilerde yeniden sinemalarda görür olduk. Bunun son örneği ise bu hafta gösterime giren Kanun Benim (Appaloosa) 1882‘de New Mexico‘da geçiyor. Appaloosa halkı kanunların işlenmediği daha çok kendini kanun olarak gören Randall Bragg adındaki çiftlik sahibinin zalimce tutumuyla yaşamlarını sürdürmektedir. Kasabanın şerifini de öldüren Randall, Virgil ve Everett‘in gelmesiyle hiç de beklemediği yaptırımlara maruz kalacaktır. Kanunları uygulamak adına korkusuzca hareket etmek isteyen kasabanın yeni şerifi Virgil Cole ve yardımcısı Everett Hitch‘in kanunsuz kasabada görevlerini icra etmesi hiç de kolay olmayacaktır.

Heyecan, beklenen seviyeye çıkamıyor

Appaloosa (Kanun Benim) filminin yönetmenliğini filmde Virgil Cole karakterini de canlandıran Ed Haris üstleniyor. Everett Hitch‘i ise Yüzüklerin Efendisi (Lord Of The Rings) üçlemesinde Aragorn karakterini de canlandıran Viggo Mortensen oynuyor. Renée Zellweger ise Allison French karakterine hayat vermeye çalışıyor. Film son dönem gösterime giren western filmleri için kalite olarak bir kaçak basamak altta dururken, Jeremy Irons, Ed Harris ve Viggo Mortensen gibi oyuncularla durumu kurtarmaya çalışsa da pek başarılı olamıyor. Oldukça ağır ilerleyen ve seyircinin merakla beklediği çatışmaların kısa sürmesi filmi sıkıcı hale getiriyor. Kanun Benim‘in iyi olan tarafı ise diyalogların oldukça kaliteli bir tonda ilerlemesi ve o dönemin yaşantısını oldukça iyi sunuyor olmasıdır. Fakat bu durumda senede sadece birkaç kez western örneğini seyretme imkânı bulan seyirciyi memnun eder mi bilinmez.