Kültür-Sanat

Hangi mücadele Allah katında daha değerlidir

Hangi mücadele Allah katında daha değerlidir?

Abone Ol

Zihinlerinde oluşan bazı soruları Peygamber Efendimize sorarak hayatlarına tatbik etmeye çalışan sahabe sorularına yer vermiş Hürriyet gazetesi yazarı Nihat Hatipoğlu. İşte başımız sıkıştığında en çok sorduğumuz o sorulardan ikisi ve Peygamber Efendimizin cevapları...

Ey Allah‘ın Resulü! Bizden sonra gelecek müminlerini bize tanıtır mısın?

Bu soruyu bir kabir ziyaretinde Resulullah‘a soruyorlardı. Olayı Ebu Hüreyre (r.a.) anlatıyor. Diyor ki, Hz. Peygamber mezarlığa girdi ve ölülere selam vererek şöyle buyurdu: "Ey müminlerin yurdunda yatanlar, size selam olsun. İnşallah bizler de yakında sizlerin yanına geleceğiz. Keşke ben kardeşlerimi görseydim." İşte bu esnada orada bulunanlar bu sözü anlayamadılar ve sordular: "Ey Allah‘ın Resulü! Biz senin kardeşlerin değil miyiz?" Hz. Peygamber ise şöyle cevap verdi: "Siz benim dostlarım, arkadaşlarımsınız. Kardeşlerim ise henüz yaratılmamış olan ve bana iman edecek olanlardır." Sahabe soruyordu: "Peki Ey Allah‘ın Elçisi; onları görmemiş olmanıza rağmen kıyamet gününde nasıl tanıyacaksınız?" Hz. Peygamber (s.a.v.) bu soruya da şöyle cevap buyuruyorlardı: "Şöyle tanıyacağım. Bir adamın hepsi simsiyah olan bir at sürüsü olsa, o sürü içinde de alnında bembeyaz perçemli bir tek atı olsa o sürü içinde o atı tanıyamaz mı?" Dediler ki: "Elbette ki tanır." Peygamberimiz (s.a.v.) cevap verdi: "İşte bu bir örnekti. Ben de bana iman edenleri diğer insanlar içinden tanıyacağım..." (Buhari, Rikak, 53, Fiten, 1; Müslim, Tahavet, 39; Fedail, 26, 29; İbni Mace, zühd, 36; Malik. Muvatta, Tehavet, 28)

(...) Bu hadislerde bence en önemli olan nokta, Peygamberimizin bizlere ‘Kardeşlerim‘ sıfatını yakıştırmış olmasıdır. Büyük bir şereftir elbette bizler için. Değerini bilenlere veya hak edenlere.

Ey Allah‘ın Resulü! Hangi mücadele -cihat- Allah katında daha değerlidir?

Ne yazık ki ‘cihat‘ kavramını çok dar bir kalıba hapsettik. Sadece savaş sözcüğüyle eşleştirdik. Halbuki en büyük cihadın ‘nefisle cihat‘ olduğunu Hz. Peygamber bildiriyor. İslam âlemini savaşçı kavramıyla veya terörle eşleştiren insanların, bizim bu yanlış genellemelerimizden nemalanmadıklarını söylemek mümkün mü?

Çünkü bu kavramın içine merhamet, fakire yardım, yoksulu doyurma, güler yüzle bakma, Kuran okumak, kötülüğe engel olmak gibi bütün erdemli ve ahlaki tavırlar serpiştirilmiştir.

Soruya dönecek olursak! Bu soru Peygamberimize Veda Haccı‘nda Mina‘da şeytan taşlıyorken sorulmuştu. Hz. Peygamber (s.a.v.) soruyu duymamış gibi şeytan taşlamaya devam etti. Hz. Peygamber (s.a.v.) büyük, orta ve küçük şeytan taşlama merkezine yanaştıkça adam sorusunu yineliyordu. Nihayet Hz. Peygamber (s.a.v.) ayağını binitinin üzengisine koyduğunda döndü ve ha bire bu soruyu sorup durana cevap verdi: "Her zalim ve diktatör karşısında hakikati söylemek en büyük cihattır."

(Ebu Davud, Melahim, 17; Tirmizi, Fiten, 13; Nesai, Bey‘at, 37; İbni Mace, Fiten, 20)

Nihat Hatipoğlu HÜRRİYET