Arslan, Kasrı Sadabad teknesinin parçalarının Han Yunus’a ulaşmasının sevindirici olduğunu belirterek, “Gemimizin bütünüyle Gazze’ye ulaşmayı isterdik ama parçalarının bile oraya varması bize hem umut hem de derin bir hüzün yaşattı” ifadelerini kullandı.
Gazze ablukasını kırmak ve insani yardımları Filistin halkına ulaştırmak amacıyla yola çıkan Sumud Özgürlük Filosu'nun simge teknelerinden Kasrı Sadabad'ın parçalarının Han Yunus'a ulaşması, filoda yer alan aktivistlerin yüreğinde farklı duyguları aynı anda yaşattı. İsrail tarafından uluslararası sularda durdurulan ve Gazze'ye ulaşması engellenen teknede bulunan Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, yaşadığı duyguları Milli Gazete ile paylaştı.
"EN BÜYÜK HEDEFİMİZ GAZZE'YE ULAŞMAKTI"
Arslan, Sumud aktivistleri olarak yola çıkarken tek amaçlarının Gazze'ye ulaşmak olduğunu belirterek, "Yola çıkarken en büyük hedefimiz gemilerimizdeki insani yardımları Gazze'ye ulaştırmak, Gazze'ye uygulanan insanlık dışı ablukanın ortadan kaldırılması, insani yardımların Refah Kapısı üzerinden daha fazla gönderilmesi ve Gazze halkına uygulanan katliamların sona erdirilmesi hususunda bir mücadele başlatmaktı. Sumud'un misyonu buydu. Bu misyona uygun olarak yola çıktık" dedi. İşgalci İsrail güçleri tarafından Gazze’ye ulaşamadan alıkonulduklarını da ifade eden Arslan, "Maalesef uluslararası sularda Siyonist Devlet İsrail tarafından durdurulduk. Gemilerimiz alıkonuldu. Bizleri Filistin'e götürdüler. Ne yazık ki Gazze'ye ulaşamadan, yardımlarımızı Gazzeli kardeşlerimize ulaştıramadan, onlarla kucaklaşamadan mücadelemiz engellenmiş oldu" diye konuştu.
"HEM GURURLANDIK HEM ÜZÜLDÜK"
Kasrı Sadabad'ın parçalarının Han Yunus'a ulaştığını öğrendiğinde yoğun duygular yaşadığını ifade eden Arslan, şöyle konuştu: "Kasrı Sadabad Gemisi'nin parçalarının Han Yunus'a ulaşmış olması beni gerçekten hem duygulandırdı hem gururlandırdı hem de üzdü. Keşke o gemileri bir bütün olarak Han Yunus'a, Gazze'ye ulaştırabilseydik. Keşke yardımları kardeşlerimize biz ulaştırabilseydik. Gemilerimizin parçaları değil de gemimizin bütünüyle o topraklara gidebilseydik."
DÜMENİN HİKÂYESİ YÜREK BURKTU
Yolculuk sırasında geminin dümenine geçtiği anları hatırlatan Arslan, en çok da dümenin Gazze'deki çocuklara ulaşmasından etkilendiğini anlattı. "Gemide bir ara kaptanlar benden istirhamda bulunmuşlardı, 'Dümene geçer misiniz?' diye. Ben de dümenin başına geçmiştim" diyen Arslan, yaşadığı duygu dolu anları anlatarak,"O dümenin bugün Han Yunus'ta çocukların elinde olmasından dolayı gerçekten çok duygulandım. Aynı zamanda çok üzüldüm. Keşke bu dümenle beraber biz Gazze'ye ulaşsaydık. Keşke o çocuklarla orada buluşabilseydik" şeklinde konuştu.
"İNSANLIK ONURU BU ZULMÜ YENECEK"
Yaşananların mücadeleyi sona erdirmeyeceğini vurgulayan Arslan, umutlarını koruduklarını söyledi. Arslan, "Bütün engeller, bütün baskılar ve önümüze çıkarılan bütün zorluklara rağmen insanlık onuru bu Siyonist devletin zulmünü yenecektir. İnsanlık vicdanı mutlaka ama mutlaka halkların desteğiyle Gazze'deki ablukayı kaldıracaktır. Gazzeli kardeşlerimizle de inşallah buluşacağız" ifadelerini kullandı.
"KASRI SADABAD HAN YUNUS'A ULAŞTI"
Kasrı Sadabad'ın parçalarının Han Yunus'a ulaşmasını sembolik açıdan büyük bir başarı olarak değerlendiren Arslan, şu ifadeleri kullandı: "Kasrı Sadabad gemisinin dümeniyle, parçalarıyla Han Yunus'a ulaşmış olması bizim için büyük bir başarı. Öyle görüyoruz. İnşallah bundan sonra gemilerimiz parçalanmadan Gazze'ye ulaşacak ve kardeşlerimizle buluşacağız. Bu ablukayı da çökertip atacağız inşallah."
"BİR DAHAKİ SEFER GAZZE'DE OLACAĞIZ"
Gemide bulunan tüm aktivistlerin benzer duygular taşıdığını belirten Arslan, Kasrı Sadabad gemisinde kaptan ve aktivistler olarak 20 arkadaştık. Yirmi arkadaşımızın da duygularının benzer şekilde olduğunu biliyorum. İnşallah bir dahaki sefere Gazze'de olacağız" diye konuştu.



