Dolar yatırımcıları yakında takip ettiği dolar kuru 8 Eylül’de de piyasada işlemlerini devam ettiriyor. Dolar kuru yeni haftaya düşüşle ‘merhaba’ derken çarşamba gününe de bir miktar düşüşle başladı. Öğlen saatlerine doğru yükseliş hareketi kaydeden dolar kuru şu an 8.46 TL’den işlem görüyor. Peki dolar kuru ne olacak? Dolar kuru için beklenen seviyeler ne yönde? Ekonomist Mert Yılmaz, Sami Altınkaya’ya konuk olduğu programda Merkez Bankası’nın 23 Eylül toplantısında faiz değişikliği yapmaması gerektiğini düşündüğünü söyledi.
DOLAR KURU FİYATI NE OLACAK?
Yatırımcısını yakından ilgilendiren dolar fiyatı için dip seviyesini paylaşan Mert Yılmaz, “Dolardaki bu gerileme ya da Türk Lirasındaki değer kazanımı sadece Türk Lirasına özel bir durum değil. Belki 1-2 değer kaybı dolar tarafında sert oldu ama bizim yıllardır önden yüklemeli yediğimiz dayak var zaten. Dayak arsızı olduğumuz bir hal var.” dedi.
DOLAR KURU SORUNUNDAN ZİYADE...
Türkiye’nin sorununun dolar kurundan ziyade öngörülebilirliğin olmaması olduğunu söyleyen ekonomist Yılmaz, “Hâlâ yıl sonunda kur ne olacak, dolar ne olacak diye herkes konuşuyor cevabını arıyor. Bir volatilite düşürecek öngörülebilirliği artıracak politikalar ortaya koymalıyız.” yorumunda bulundu.
DOLAR TERCİHİNDE BULUNANLAR YÜZDE 1,5’DAN OLUYOR
“Dibi bulmak ya da zirveyi bulmak mümkün değildir.” diyen Özer, “Diplere yakın yerlerdeyiz ama bir diğer taraftan bugün dolar tercihinde bulunan insanların aylık yaklaşık yüzde 1,5’luk bir TL getirisinden de vazgeçtiklerini de unutmamak lazım.” değerlendirmesinde bulundu.
EKONOMİST ÖZER’DEN DOLAR FİYATI YORUMU
Ekonomist Mert Özer’in dolar kuru üzerine yorumu şöyle:
“Pek çok Merkez Bankası'nın önümüzdeki döneme ilişkin politikasını belirleyecek unsur olduğunu göz ardı etmemek lazım. Belki de bugün orta vadeli program üzerinde konuştuğumuz pek çok şey belki de çok da uzun olmayan bir süre zarfında orta değişikliği nedeniyle mutlaka revizyon ihtiyacı doğuracak bir hikaye de beraberinde getirebilir.
“Çok dikkat ediyorum sabah saat 09.00’da dolar yüksek iken akşam saat 4-5 gibi düşmeye başlıyor. Bu neredeyse her gün yaşanan bir durum olmaya başladı. Bu çok bilinçli yapılan ya da neden sürekli böyle? Bir tesadüf mü bu?” sorusuna Mert Özer, şöyle cevap verdi:
“Ben biraz farklı görüyorum. Ben sabah saatleri piyasa açıldıktan sonra dolar kurunun aşağı geldiğini bizim piyasa kapandıktan sonra bir miktar yukarı doğru gittiğini görüyorum. Belki arkadaşımız yanlış ifade etmiş olabilir ama yani belli bir zaman diliminde dolar kuru hareketleri yoğunlaştığı tespiti doğru. Dolayısıyla buna bir anlam yüklemek gerekir mi, gerekmez mi ondan çok emin değilim ama Türkiye'de belli bir dönem var ki özellikle bugünkü kurun ortaya çıkmasının nedeni 6,84 6,86 arasında sıkışmış dolar kuru 7 hafta boyunca baskılanmış, Merkez Bankası rezerv tartışmalarının başladığı yer olan kamu bankaları aracılığıyla dolar… Kendi gözlemimi söyleyeyim. Buna benzer bir hareket olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Çünkü satan bankaların kim olduğunu görüyoruz. Yani müşteriyi görmüyoruz ama X bankası, Y bankası, bankalararası piyasada görüyoruz. Burada alıcı tarafta da kamu bankaları çıkıyor. Satıcı tarafta da çıkıyor. Keza aynı durum özel bankalar içinde var. Dolardaki bu gerileme ya da Türk Lirasındaki değer kazanımı sadece Türk Lirasına özel bir durum değil. Jackson Hole’dan başlayan ve gelen bir süreç vardı. Bütün dünyada doların zayıfladı bizde de benzer etkileri gördük. Turizm nedeniyle bir miktar daha oldu. Belki 1-2 değer kaybı dolar tarafında sert oldu ama bizim yıllardır önden yüklemeli yediğimiz dayak var zaten. Dayak arsızı olduğumuz bir hal var. Dediğim gibi ben 8,28’nin dip olduğunu düşünüyorum. Elbette altına gelebilir orada bir sorun yok.
Ben daha altında bir kurun özellikle 8 liralar gibi kurun Türkiye ekonomisine bir katkı sağlayacağını düşünenlerden değilim. Böyle bir şey söz konusu olursa reel sektör temsilcilerinden özellikle ihracat yapan dostlardan, arkadaşlardan, sanayicilerden çok ciddi şikayetler geldiğini göreceksin. İthalatta bir baskı yaratacağını göreceksin. Türkiye'nin sorunu enflasyon. Türkiye'nin sorunu maliyet enflasyonu ve şu anda zaten yüklenmiş neredeyse yüzde 50’lere gelmiş bir üfe var. Dolayısıyla kurun aşağı gelmesi senin çarşıda, pazarda satın alınan hiçbir şeyin fiyatını değiştirmeyecek. Böyle bir şey de mümkün değil. Dolar kuru bugün yükseldiğinde fiyat yükselmediği gibi dolar kuru bugün düşünce fiyatd düşmüyor ama bir trend olduğunu görmek lazım.Türkiye'de hiçbir yapılan zam geri alınmadığı için dolayısıyla vatandaş olarak benim cebime yaramayacak.
Türkiye'nin sorunu kuruş seviyesinden ziyade öngörülebilirliğin olmamasıdır. Bak hâlâ yıl sonunda kur ne olacak, dolar ne olacak diye herkes konuşuyor cevabını arıyor. Bir volatilite düşürecek öngörülebilirliği artıracak politikalar ortaya koymalıyız. Bunu koyabilirsek belli bir stabilizasyonu sağlandığı bir diğer kazanımı sağlandığı ama dibe yakın yerlerde olduğunu düşünüyorum. Bu benim başıma bir kere gelmişti. 5,30 dip olur demiştim 5,15’e gelmişti. Beni topa koymuştu arkadaşlar 15 kuruş için yani yüzde 3 için neredeyse sonra hareketin nerelere gittiğini gördük. Onun için yani dibi bulmak ya da zirveyi bulmak mümkün değildir. Ama şunu unutmamak lazım diplere yakın yerlerdeyiz ama bir diğer taraftan bugün dolar tercihinde bulunan insanların aylık yaklaşık yüzde 1,5’luk bir TL getirisinden de vazgeçtiklerini de unutmamak lazım. Bugün bir aylık getiri eksi 3,30 dolarda 3 aylık getiri yüzde 3. 6 aylık getiri yüzde 11. 6 ay evvel dolar alanlar bugün itibariyle yüzde 10.82 değer kazanmışlar.6 aylık TL getirisi de aşağı yukarı bu kadar dolayısıyla bu yılın içinde dolar alanlar, elbette sert hareketler oldu yani 8,80 sat 8,30’da geri alayım ama hani dolar taşıyanların ya da bundan sonra dolar taşıyacak olanların bugün itibariyle söylüyorum aylık yüzde 1,5’luk bir getiriden de vazgeçtiklerini unutmamaları lazım.”
Editörün Notu: Haberde yer alan ifadeler yorumcunun kendi görüşlerini yansıtıyor. Haber yatırım tavsiyesi veya yönlendirmesi amacı taşımaz.




