Reklamı Kapat

Akit yazarı Ali Karahasanoğlu verdi veriştirdi! Patlayan HES değil...

Yeni Akit yazarı ve Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, bugünkü yazısında Batı Karadeniz'deki sel felaketinde 'HES patladı' iddialarını yazdı. Karahasanoğlu, solculara sert sözlerle tepki gösterdi.

Büyütmek için resme tıklayın

Yeni Akit gazetesi yazarı Ali Karahasanoğlu, bugünkü yazısında Batı Karadeniz’de yaşanan sel felaketinde ‘HES patladı’ iddialarını ele aldı. Karahasanoğlu, “Bir afeti gerekçe gösterip, Türkiye’nin kalkınma hamlelerini baltalayacaklar ya.. Son olayı da istismar edip, “HES kapakları patladı” diyorlar. Oysa patlayan, HES kapakları değil, bu solcuların yalanları..” dedi. 

Ali Karahasanoğlu, “Patlayan HES kapakları değil, solcuların yalanları!” başlıklı yazısında, Yanlışa yanlış diyelim ama.. Dere yatağının kenarına, diğer binalardan daha öne çıkarak yapılmış binalardan başlayarak.. Derenin makul miktar gerisine çekilmeden yapılmış binaların, çok vahim bir hata olduğunu söyleyelim ama.. Hatta!.. Dere yatağına yakın bir bölgede, kesilmiş orman ağaçlarının güvensiz şekilde biriktirilmesini, depolanmasını eleştirelim ama.. Klasik söylem haline gelen, HES’lerden ne istiyoruz? Dere yatağının nerede ise sıfır, hatta belki dere yatağının eski yıllardaki güzergahını esas alırsanız, “derenin içine yapılmış” diyebileceğimiz binaya “yanlış” diyorum..” diye yazdı.

“İsterse Kuran Kursu yurdu olsun.. İsterse özel mülk olsun.. Ne olur yani, dereden 200-300 metre uzak bir alanda o bina yapılmış olsa, böyle bir felakette hem çocuklar tehlike geçirmese..” diyen Ali Karahasanoğlu, “Hem de akan suyun önüne set çekilip, başkalarının tehlike yaşamasına sebep olunmasaydı, ne olurdu?” diye sordu.

Karahasanoğlu, şöyle devam etti:

“Kesilmiş ağaçlar, muhtemel bir yangında tehlike arzetmemesi için..

Veya bir selde, suya kapılıp, bir başka zarara sebebiyet vermemesi için gerekli tedbirler azami ölçüde alınmış olsa idi..

Ne olurdu? Günah mı olurdu?

Bu yöndeki eleştirileri yapalım.. 

Bunların hepsine “eyvallah” diyelim..

Ama.. Bilim adamı kılıklı tiplerden başlayın, CHP’li politikacılara kadar.. İP’lilere kadar.. HES üzerinden oluşturdukları algılara ne diyeceğiz?

Somut örnek vereyim.. CHP Kastamonu Milletvekili imiş.

Yani sel açısından en büyük felaketin yaşandığı Bozkurt’un bağlı olduğu Kastamonu ili milletvekili imiş..

Bakanlar açıklama yapmış olmasına rağmen.

DSİ açık ve kesin ifadelerle yalanlamış olmasına rağmen..

Bozkurt ilçesindeki afette, HES’in tehlikeyi artırma noktasında hiçbir etkisinin olmadığını izah etmiş olmalarına rağmen.

Bozkurt ilçesindeki HES’de, bir baraj olmadığı, dolayısı ile, su biriktirme diye bir şeyin sözkonusu olmadığı, türbinlerin patlaması, barajdaki suların birden boşalarak, aniden ilçe merkezini su altında bıraktığı iddiasının doğru olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen..

HES düşmanlığı yapacaklar ya..

“Su aksın, Türk baksın” şeklindeki Batı zihniyetinin buradaki temsilciliğini yapacaklar ya..

CHP Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı da, bakanları ve DSİ’yi yalanlamak üzere, yola koyulmuş..

HES’in olduğu alana giderek ve HES’in olduğu noktadaki fotoğraflarla, selin sebebini kendince ispatlayacak..

Ben isterdim ki, Hasan Baltacı bahsedilen alana gitmeden, devlet yetkilileri, o alanı işleten firmadan, HES çalışır vaziyette iken çekilmiş fotoğraflarını kamuoyuna sunarak, “İşte görüyorsunuz. Bu HES’te baraj falan yok. İddiaların tamamı yalan” desinler..

Devlet yetkilileri, belki kayıp insanlara ulaşım ve şu an ilçe merkezindeki insan hayatının zorlaşmasının önündeki engelleri kaldırmaya öncelik verdikleri için.Bu görevlerini ifa edemediler..

Peki Hasan Baltacı, bölge milletvekili olarak, gerçeği yerinde görüp, onu kamuoyu ile paylaşmış mı?

Hayır.. Gitmiş, HES’in olduğu yerin drone ile görüntülerini çekmiş.

Ben diyeyim 1 metrelik bir duvar.. Siz deyin 80 cm yüksekliğinde bir duvar..

Baraj falan olması hiç mümkün değil..

Nehirin kendi doğal akışı sırasında, türbinlerin çalıştığı bir sistem.. Görüntüler, bunu çok net olarak ispatlıyor..

Ama CHP’li milletvekili ne diyor?

“Yıkılan HES yapıları burada, yalan söyleyen bakanlar orada. İşte görüntüler. Neyi saklıyorsunuz, kimi koruyorsunuz?” 

Görüntülerde bizim göremediğimiz ne var ki, milletvekili böyle iddialı konuşuyor” diye düşünüp, bir daha bakıyorsunuz..

Ortada baraj falan yok. Yıkılan bir şey de yok.. Hani ilçe merkezinde yıkılan bina var da..

Yukarıda yıkılan bir baraj kapağı falan yok..

Baltacı’nın sözlerine bakıp, belki atladığımız bir şey varsa, görelim, diyorsunuz..

Sözleri şunlar:

“Şu arkamda Bozkurt’un üstüne kurulmuş olan hidroelektrik santralini ve beton iletim kanallarını görüyorsunuz. Aşırı yağış dolayısıyla bu dağlarda küçücük biriken sular buraya doğru akmış ve regülatörle, iletim kanallarını paramparça etmiş.”

Eee. Baraj nerede, baraj?

Bir metre yüksekliğinde bir duvarı, siz baraj diye tanımlıyorsanız. Bir metrelik su akıntısının, önündeki duvarı aşmasını, felaket olarak görüyorsanız, vay halimize..

Adam milletvekili olmuş.

Sırf bakanları yalancı çıkartmak için yola çıkmış ve kendi beyanına göre “2 km yürümüş”..

Ama gittiği yerde, suyun birikip de, ilçeyi su altında bırakacak büyüklükte bir barajın duvarlarını, o duvarlarının yıkılmış halini gösteremiyor.

Lafa gelince. “İşte bakanları yalanlayan gerçekler” diyerek.

3 metreyi geçmeyen genişlikteki derenin görüntüsünü veriyor..

Sadece CHP milletvekili değil, sorun çıkartıcı  açıklamaları yapanlar.. 

Bilim adamı kisveli kişiler de. Kendilerine yakışmayacak şekilde, benzer söylemleri geliştiriyorlar... Örneğin, deprem uzmanı olarak kendisini tanıtan Naci Görür..

Doğru olarak, kesilmiş ağaçlarını depolanmasındaki sorunu belirttikten, dere yatağına yapılmış evleri hatırlattıktan sonra.

Ezberlemiş şekilde, sırayı “HES”lere getiriyor. İfadesi aynen şöyle: “Bu tür akarsu kenarlarında ve taşma ovalarında yapılaşma yapılmamalı, akarsu vadilerine malzeme depolayarak sel etkisini artırmamalı, akarsu yatakları daraltılmamalı, yönü değiştirilmemeli, riski artıracak baraj ve HES yapılmamalı, heyelanın tetiklenmemesi için ağaç kesimi yapılmamalı.”

Naci beyin diğer söylediklerinin tamamı, olması gereken hususlar..

O kurallara uyulduğunda, bir kaybınız da sözkonusu olmaz. Dere yatağına yapacağınız evi, dere yatağından 400 metre geriye yaparsınız.. Depolamayı, dere yatağının kenarına değil, 300 metre ilerisine yaparsınız.. vs. vs. Dolayısı ile bunları harfiyyen uyalım. 

Ama. Su akarken, iki tane türbin koyup, enerji üretme imkanı var iken..

Baraj yapılıyor ise, yine Naci beyin uyarısına dikkat edip. Ama baraj yapmıyorsanız, bir küçük HES ile, bölgeye elektrik üriteyorsanız..

Bundan, kim, ne zarar görür ki?

Bir afeti gerekçe gösterip, Türkiye’nin kalkınma hamlelerini baltalayacaklar ya..

Son olayı da istismar edip, “HES kapakları patladı” diyorlar. Oysa patlayan, HES kapakları değil, bu solcuların yalanları..”

16 Ağu 2021 - 09:47 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

06

Rastin - CHP li milletvekilinin ifadelerini yazmış altına da baraj dedi demiş adamın ifadesinde baraj yok ki.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Ağustos 10:41
05

Omosay - Bazı anlar vardır, sabır taşı olursunuz, bugün Akıt yazarının yalakalığı ve hamaset anlayışının getirisinin hesabını yapacak falan değilim, Müslüman uyandıkça bu uyanıkların uykuları kaçmakta, laf kondurmuyorlar, iktidarı günah işlemez (La Yüsel) addetmeleri, inanıyorum Allah cc gücüne gidecektir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Ağustos 14:22
04

ali böke - Ali Karahasanoğlu hes patlamadı doğru sizin politikalarınız patladı yanlışlarınız patladı allah rızası için yapmadığınız işleriniz patladı saadet gelecek adalet gelecek haksız her iş bitecek

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Ağustos 12:10
03

mehmet özkan - hayatı boyunca oturduğu yerden kalemşörlükle para kazanan zat hes konusunda cahil olmasında ne olsun. Trabzonlu olarak ömrümde en uzun süre( 3ay ) Trabzon ve Sürmene de geçen sene bulundum . bilim ne der bilmiyorum fakat kendi gözlemim derelerin aktığı Türklerin baktığı Karadeniz ormanının kan damarı olan dereler ne zaman boruların içerisinden akmaya başladı o günden sonra dere civarında ciddi bitkisel kelleşme oluşmaya başladı bunun sonucunda kışın ortasında orman yangınları arttı .işin asli suyun akması türkün bakması bir ibadet heslerin yapılması (ya rabbi sen otur oturduğun makamda dünya işleri pistir biz düzeltelim denilerek Allaha isyan etmektir )

Yanıtla . 5Beğen . 2Beğenme 16 Ağustos 10:48
02

abdullah - bu hesin sahibi kim Allah aşkına bi çıkıp açıklama yapsın. bu nedir herkes hesi koruyor hayır olsun ?

Yanıtla . 8Beğen . 0Beğenme 16 Ağustos 10:17
01

Hakkı Savunur - Bence asıl patlayan yüzsüzlük, arsızlık, aldığı mama kadar namusu olanlar, devleti soyanlar, kul hakkı yiyenler, güce tapanlar, devrin silahşör kalemi olanlar, Allah’tan değilde kuldan korkanlar, rüşvet yiyenler, insanların yüzüne bakarak yalan söyleyenler, dönemin zenginleri, gizliden gizliye haram yiyen ve zina edenler sonra halkın ve tv karşısında dindar kesilenler, din tüccarlığı ile saltanatını ve koltuğunu koruma telaşında olanlar. Velhasıl harama batmışız çırpınıyoruz. En büyük günahı işliyoruz C.Allah’a savaş açmışız, kula ve paraya tapıyoruz. Malesef üzgünüm. Ahir zaman.

Yanıtla . 20Beğen . 1Beğenme 16 Ağustos 10:16