Kurtulmuş, “Filistin halkının Gazze'den tehcir edilmesi anlamına gelen teklifleri kabul etmek, masaya koymak, üzerinde konuşmak dahi mümkün değildir. Gazze, Trump'un şirketlerine satılık kupon arsa değildir. Gazze asırlar içerisinde vatanlarını koruyan Filistinlilerin kanlarıyla suladıkları kutsal bir vatan toprağıdır” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Japonya’nın başkenti Tokya’da “Ortadoğu’da Barış Perspektifi ve Türkiye” başlıklı konferansta konuştu.
Kurtulmuş, konuşmasında Gazze’ye yönelik sürgün planlarına tepki gösterdi.
“DÜNYA GAZZE’YE SESSİZ KALMIŞTIR”
2023 Ekim ayında başlayan ve bir buçuk yıl süren katliamlar ile İsrail’in 60 bine yakın Gazzeliyi katlettiğini hatırlatan Kurtulmuş, "Ne yazık ki bu 60 binin 20 bini çocuklar, diğer büyük kısmı da yaşlılar ve kadınlardır. Böylesine büyük bir soykırımın yaşandığı ortamda ne yazık ki dünyanın neredeyse bütün uluslararası kurum ve kuruluşları sessiz, çaresiz, duyarsız kalmıştır. Bunun kabul edilebilmesi mümkün değildir. Onun için diyoruz ki bütün insanlık olarak özellikle samimi olarak barıştan, insanlıktan, insanlığın onurundan yana olanların yeryüzünde barışın kurulabilmesi için fikirlerini ortaya koyması, ortak mesailerini artırması gerekir” ifadelerini kullandı.
“GAZZE’YE YÖNELİK EMPERYALİST PLANLAR KABUL EDİLEMEZ”
Gazze üzerinde hiçbir emperyalist planın kabul edilemez olduğunu belirten Kurtulmuş, “Tarihi hiçbir gerçekle örtüşmeyecek yeni tekliflerin, Filistin halkının Gazze'den tehcir edilmesi anlamına gelen teklifleri kabul etmek, masaya koymak, üzerinde konuşmak dahi mümkün değildir. Bunu hiçbir kimse kabul etmez. Bölge halkları bunu kabul etmez. Bir kere daha buradan seslenmek istiyorum, 'Gazze' dediğiniz yer Sayın Trump'un şirketlerine satılık kupon arsa değildir. Gazze asırlar içerisinde vatanlarını koruyan Filistinlilerin kanlarıyla suladıkları kutsal bir vatan toprağıdır. Dolayısıyla bundan sonraki dönemde burada da iki devletli çözümün, 1967 sınırlarında bir Filistin devletinin oluşmasının ve orada bulunan bütün dinlere ait kutsalların korunmasını teminat altına alan Birleşmiş Milletler kararlarının uygulandığı bir döneme girmek zorundayız. Müslümanların, Hristiyanların ve Yahudilerin hepsinin kutsallarının korunduğu bir dönemin mutlaka tesis edilmesi lazım” dedi.




