Vücudun durmaksızın çalışan motoru olan kalpte yaşanan en ufak bir ritim aksaması veya göğüste hissedilen sıkışma hissi, hayati bir uyarının habercisi oluyor. Bu tür belirtilerle karşılaşan hastalar, paniğe kapılmadan doğru uzmanlık dalına başvurarak erken teşhis sayesinde sağlığını güvence altına alıyor. Kalp sağlığıyla ilgili şikayetlerde, cerrahi gerektiren ve gerektirmeyen durumlar iki farklı tıbbi disiplin tarafından ele alınıyor. İlerleyen süreçlerde kalıcı hasarların önüne geçmek isteyenler; "Kalp çarpıntısı neden olur?", "Kalp krizi belirtileri neler?" ve "Kalp ağrısı için hangi doktora gidilir?" sorularını sıkça araştırıyor.
KALP İÇİN HANGİ BÖLÜME GİDİLİR, KALP DOKTORU HANGİ BÖLÜM?
Kalp rahatsızlıklarında hastaların başvurması gereken ilk durak Kardiyoloji polikliniği oluyor. Göğüs ağrısı, çarpıntı, tansiyon yüksekliği veya sürekli halsizlik gibi belirtilerle hastaneye gidenleri Kardiyoloji uzmanları (kardiyolog) muayene ediyor. Muayene sırasında EKG, Ekokardiyografi (EKO), efor testi ve Holter cihazı gibi yöntemlerle kalbin yapısı, damar sistemi ve ritmi inceleniyor. İlaç tedavisi, balon-stent işlemleri ve kalp pili uygulamaları gibi neşter kullanılmayan müdahaleler tamamen Kardiyoloji bölümünün uzmanlık alanına giriyor.
KARDİYOLOJİ İLE KALP DAMAR CERRAHİSİ ARASINDAKİ FARK NEDİR?
Hastalar genellikle kalp doktoru ararken Kardiyoloji ile Kalp ve Damar Cerrahisi bölümlerini birbirine karıştırıyor. Kardiyoloji, ameliyat gerektirmeyen tanı ve tedavi yöntemleriyle ilgilenirken; Kalp ve Damar Cerrahisi doğrudan operasyon gerektiren durumlara müdahale ediyor. Tıkanan damarların stent ile açılamayacağı çoklu damar tıkanıklıklarında uygulanan bypass ameliyatları, kalp kapakçıklarının değişimi ve damar genişlemeleri (anevrizma) gibi ciddi cerrahi işlemler Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanları tarafından gerçekleştiriliyor.
KALP KRİZİ VE DAMAR TIKANIKLIĞI BELİRTİLERİ NELER?
Kalp krizinin en yaygın belirtisi, göğüs kafesinin orta kısmında yoğun bir baskı, yanma ve ağır bir yük varmış gibi oluşan sıkışma hissiyle ortaya çıkıyor. Bu ağrı genellikle sol kola, çeneye, sırta veya mide bölgesine yayılma eğilimi gösteriyor. Ancak özellikle kadınlarda, yaşlılarda ve diyabet hastalarında bu tipik ağrı yerine; aşırı halsizlik, sebepsiz soğuk terleme veya ağır bir mide bulantısı gibi "sessiz kalp krizi" belirtileri de görülüyor. Damar tıkanıklığı ve kalp yetmezliğinde ise merdiven çıkarken artan göğüs ağrısı, çabuk yorulma, ayak bileklerinde ödem ve gece yatınca başlayan nefes darlığı en önemli uyarıcı işaretler arasında yer alıyor.
KALP ÇARPINTISINA NE İYİ GELİR, NORMAL NABIZ KAÇ OLMALI?
Sağlıklı bir yetişkinde dinlenme halindeki normal kalp atış hızı (nabız) dakikada 60 ile 100 atım arasında değişiyor. Düzenli spor yapanlarda kalp kası güçlü olduğu için bu değer 40-50'lere kadar düşebiliyor. Ancak nabzın dinlenme anında sürekli 100'ün üzerinde olması veya sert vuruşlarla "kuş kanadı çırpıntısı" gibi hissedilmesi ritim bozukluğuna (aritmi) işaret ediyor. Hafif çarpıntı durumlarında evde yüzü soğuk suyla yıkamak, kontrollü derin nefes egzersizleri yapmak (örneğin 4-7-8 tekniği) ve potasyum ile magnezyum zengini besinler tüketmek kalbin ritmini bulmasına yardımcı oluyor. Çarpıntı geçmiyor, beraberinde baş dönmesi veya bayılma hissi yaratıyorsa vakit kaybetmeden uzman bir doktora görünmek gerekiyor.


