Taşıyıcı 3

Olivier Megaton‘un yönettiği ve Jason Statham, Natalya Rudakova, François Berleand ile Robert Knepper‘ın oynadığı Taşıyıcı 3 (Transporter 3), UIP Filmcilik dağıtımıyla TMC Film tarafından vizyona çıkarıldı.

Frank, Marsilya‘daki Ukrayna Çevre Koruma Ajansı Başkanı Leonid‘in kaçırılan kızı Valentina‘yı Karadeniz kıyısındaki Odessa‘ya götürmekle yükümlüdür. Frank, yolculuk sırasında bir yandan bu işi alması için baskı yapan insanlarla uğraşırken bir yandan da Vasilev tarafından gönderilen ajanlarla başa çıkmak zorundadır.

Avustralya

İkinci Dünya Savaşı‘nın hemen öncesinde geçen filmde Nicole Kidman, çok uzaklardan ve bambaşka bir kültürden gelen İngiliz aristokrat "Lady Sarah Ashley" olarak izleyici karşısında. Kendisine miras kalan toprakları almak için gelen Lady Sarah, bölgenin yerlilerinden olan sert mizaçlı ve bir o kadar da kaba olan Drover (Hugh Jackman) ile aynı safta yer almak istemese de buna mecbur kalır. Bulundukları yerden milllerce uzakta olan bu dünya harikası toprakalara varabilmek için uzun bir yol kattettikten sonra Darwin isimli bu şehrin Pearl Harbor‘a saldıran Japon kuvvetleri tarafından bombalandığını öğrenirler.

Yağmurdan Sonra

Görkem Turgut‘un yönettiği ve Serhan Yavaş, Pelin Batu, Turan Özdemir ile Demir Karahan‘ın oynadığı Yağmurdan Sonra‘nın konusu şöyle: 12 Eylül 1980 darbesiyle fikir suçlusu olarak hapse düşen yazar Nuri İlker, hoyrat günlerden nasibini alır. Ağır işkencelere maruz kalır ve yıllarca kapalı cezaevinde kalır. Cezasının bitmesine dokuz ay kala ise, beklenmedik bir olay olur. İyi hali dikkate alınarak "Gökçeada yarı açık cezaevi"ne sevk edilir. Bu olay, olumlu bir gelişme gibi görünse de cezaevi müdürü Halim Özay‘ın karşıt görüşlü olması Nuri İlker için sancılı günlerin başlayacağının habercisidir.

Sibirya Ekspresi

Amerikalı çift, Roy (Woody Harrelson) ve Jessie (Emily Mortimer), son olarak ikamet ettikleri Pekin‘den oldukça uzaktaki evlerine dönmeye karar verirler. Trende Carlos (Eduardo Noriega) ve Abby (Kate Mara) ile tanışırlar. Roy durakların birisinde trenden ayrılır. Jessie yeni arkadaşlarının göründükleri gibi olmadıklarını anlamaya başlar. Fakat bu unutulmayacak seyahatin gerçek tehlikeleri yeni yeni su yüzüne çıkmaya başlamıştır. Basit bir tren yolculuğu Rus polisler (Ben Kingsley ve Thomas Kretschmann), mafya, işkence, uyuşturucu ve cinayetle korkutucu bir kovalamacaya dönüşecektir.

Sıcak

Mutluluk filminin yönetmeni Abdullah Oğuz‘un senaryosunu romanın yazarı İbrahim Altun ile birlikte kaleme aldığı Sıcak, Cem Özer‘in oyunculuğunun bitişini bir işareti gibi. Bencil bir adam olan Yusuf, hamile karısı Meryem ile beraber bir iş için Bozcaada‘ya gitmektedir. Adaya vardıkları gece, şiddetli yağmur altında araba kullanırken, bir adama çarpıp ölümüne sebep olur. Başına dert almak istemediği için karısını da ikna eder ve cesedi gömerler. Fakat ne vicdan azabı ne de geride kalan izler peşlerini bırakmaz.

Sonbahar

Yusuf, 1992‘de, 22 yaşında girdiği cezaevinden 12 yıl sonra çıkıp köyüne gelir. Aslında iki yıl daha yatması gerekirken geçirdiği ağır hastalık yüzünden çok az ömrünün kaldığının anlaşılması üzerine serbest bırakılır. Yakalandığı verem hastalığı akciğerlerini iyice zayıflatmıştır. Bir de F Tipi hapishane sistemine karşı yapılan ölüm orucu eylemlerine katılması sağlığını iyice kötüleştirmiştir. Doktor durumunu kendisine açıklayıp yazdığı raporla bırakılmasını sağlar. Yusuf‘u, cezaevinden çıkıp geldiği köyünde (Çamlıhemşin-Fırtına vadisi) bir tek yaşlı hasta annesi beklemektedir. Babası kendisi cezaevindeyken ölmüştür... Ablası Meliha ise evlenmiştir. Annesi Rukiye Hanım (75) ağır hastadır ama tüm duaları oğlunu tekrar yanında görebilmek içindir, duaları sonunda kabul olmuştur. Artık tek düşüncesi huzur içinde ölmeden önce Yusuf‘u evlendirmektir.

Muhabir: Haber Merkezi