Mustafa Karaalioğlu‘nun Star‘daki yazısının başlığı: ‘Yeni bir 367 geliyor‘. 367 malum, Anayasa Mahkemesi‘nin Gül‘ün Cumhurbaşkanı seçilmesini engellemek için, Anayasa‘ya aykırı bir yol denemesi idi. Yeni bir 367‘nin ne demek olduğunu da Karaalioğlu‘ndan okuyalım:
Gül şimdi rektör atamaları yapıyor. Kendisinden önceki Cumhurbaşkanları gibi; kendisinden önceki Cumhurbaşkanları hangi anayasal ve yasal yetkiye dayanarak atama yapıyorsa öyle yapıyor. (...)
Öncekilerle tek farkı, ‘Bu yetkiyi benden alın, Cumhurbaşkanı rektör seçmesin, seçimi üniversiteler yapsın‘ diyebilmesi. (...)
Önüne gelen rektör atama listelerini değerlendirip atamalara devam ediyor. Kaşını gözünü de yarmıyor. 2 oy alan adayları seçmiyor. Veya birincinin yarısı kadar oy almış ikinci sıra adayını da işaretlemiyor. (...)
Gül‘ün atamalarını anlamak için Sezer dönemindeki hak ve hukuk cinayetlerini hatırlayalım.
2 oy alan 8 oy alan adaylar hepimizin gözü önünde rektör olarak atanmıştı. O dönemde üniversitedeki seçimlerde birinci ve ikinci seçilmek neredeyse rektörlüğe giden yolun kapanması anlamına geliyordu. Ağırlıklı olarak üç, dört, beş ve altıncı sıradan seçilen adaylar rektörlüğe getirildi.
Bugün Gül‘e ‘tarafsızlığını kaybetti‘ diyenler o gün hiç ses çıkarmıyor, aksine Cumhurbaşkanı‘nın tercihlerine kılıf uyduruyorlardı. Bugün, medyasından aldığı pası tamı tamına aynı kelimelerle kaleye şutlayan Baykal da dahil... (...)
Şimdi birdenbire bir İdare Mahkemesi, üniversitede tam zamanlı çalışmadığı için 9 Eylül Üniversitesi rektörlüğüne seçilen ismin atamasının geçersiz olduğuna hükmetmiş. Karara itiraz edilmezse Cumhurbaşkanı‘nın atama yetkisi tırpanlanıyor, itiraz durumunda da Danıştay‘a gidiliyor. Danıştay, Sezer döneminde bu konuda kesin hüküm vermiş, ‘Cumhurbaşkanı atamalarda tam yetkilidir‘ demişti.
Ama, tam Sezer gitmek üzereyken Danıştay yine içtihat değiştirdi.
Sezer döneminin sonlarına doğru; yani artık gideceği anlaşıldığında bu kez ‘Cumhurbaşkanı‘nın rektör atamaları esastan incelenebilir‘ mealinde bir karar aldı. O kararı giderayak yapılan atamalarda tabii ki uygulamadı.
Yani, görünen o ki hazırlık Gül dönemi için yapılmış.
Yani özetleyelim... Evren‘e denetim yok, Özal‘a var. Demirel‘e ve Sezer‘e yok, Gül‘e var. Anayasa aynı, kanunlar aynı; Cumhurbaşkanları farklı; o halde yetkiler de farklı! (...)
Bu yolda ilerlenirse, yani oyunun kuralını bir kez daha değiştirmeye karar verirlerse yeni bir 367 geliyor demektir. (...)





