Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi‘nde başlatılan kurslar büyük ilgi görüyor. Yazarlık, Karikatür, Ney, Osmanlıca ve senaryo kurslarının yapıldığı Mimar Sinan yadigârı merkezde kültürel etkinlikler de gerçekleştiriliyor.
Yerli-yabancı bütün turistler kadar, İstanbul‘da yaşayan insanlar için de İstanbul‘u cazip kılan en önemli unsurlardan biri, özellikle tarihî yarımadada dolaşırken karşılarına çıkan sürprizlerdir. Tarihî yarımada, yani Suriçi, özellikle de Eminönü‘nden Beyazıt‘a kadar uzanan kısım her caddesinde, her dönemecinde, her ara sokağında insana karşılaşmayı ummadığı ama karşılaşınca hayret ve hayranlık hissi uyandıran sürpriz tablolar barındırır.
Kızlarağası Mehmed Ağa Medresesi, işte böylesi sürprizlerden. Seneler boyu Divanyolu‘ndan geçen, ama Sultanahmet ile Cağaloğlu arasındaki ara sokaklara hiç dalmamış bir insanın asla göremeyeceği bir yerdir bu medrese. Ama bir gün Sultanahmet durağında inip yokuş yukarı yürümeyi veya Çemberlitaş durağında inip yokuş aşağı yürümeyi tercih eden herkes, Divanyolu‘nun sadece yirmi metre içerisinde, ne yazık ki sokakları da işgal etmiş lokantaların masa, sandalye ve tente kalabalığı arasında ilk anda gözlerden saklanan bu Mimar Sinan yadigârı mücevherle karşılaşmanın tarifsiz heyecanını yaşar.
Kızlarağası Mehmed Ağa Medresesi, ‘yakın tarih‘inde yapılış amacına uygun olmayan birçok işte kullanılmış. Ama şimdi, Türkiye Yazarlar Birliği‘nin İstanbul Şubesi olarak tahsis edilmiş ve ciddi bir restorasyon geçirmiş halde, yeniden bir ‘ilim ve irfan yuvası‘ olarak hizmet veriyor. Medresede düzenlenen kültürel etkinlikler ve okuma programları, bunun bir örneği...
TYB İstanbul Şubesi, aşama aşama gelişecek bir kurs programıyla, 2009 yılında medresenin bu özelliğini daha da öne çıkarmayı planlıyor. Kızlarağası Mehmed Ağa Medresesinde 2009 yılı kurs programı Ocak ayında iki kursla başlamış. İlk olarak, Ali Ural‘ın öğreticiliğinde Yazarlık Kursu ve Yazı Atölyesi, ardından Yusuf Kaplan‘ın yönetiminde Senaryo Yazım ve Film Yapım Teknikleri dersi açılmış. Devam eden bu kurslara Mart ayı içinde katılan kurslar ise şunlar: Ferid Yavuz ile Ney kursu, Mustafa Özay ile İngilizce eğitim kursu, Zeynep Erdoğdu ile Ebru kursu, Adem Özcan ile Osmanlıca kursu, Turgut Yılmaz ile karikatür kursu. TYB İstanbul Şubesi koordinatörü Metin Karabaşoğlu, yönetim kurulu olarak bu kursları ve ders verenleri tesbit ederken, belli kriterleri gözeterek hareket ettiklerini belirtiyor. Nitekim, Yazarlık Kursu ve Yazı Atölyesi‘nde ders veren Ali Ural‘ın, İstanbul içinde ‘yazarlık kursları‘ sözkonusu olduğunda en tecrübeli ve yetkin isim olduğuna; Ural‘ın bir yayınevinin editörü olmanın yanısıra, edebiyatın hem düzyazı türlerinde hem de şiirde emek ve eser vermiş olmasının önemine dikkat çekiyor. Yeni Şafak gazetesi yazarı Yusuf Kaplan da, sinema ve senaryo alanında İngiltere‘de master ve doktora yapmış bulunan; daha önce Türkiye‘de bir televizyonun kuruluşunda yayın yönetmeni olarak görev alan, İletişim Fakültesi‘nde ders veren; sinema-senaryo tekniğini teorik ve felsefi bir altyapıya kavuşturan yetkin ve tecrübeli bir isim....
TYB kursları içerisinde yer alan Karikatür kursunu verecek olan Turgut Yılmaz, uzun yıllardan beri ‘çizgisiyle konuşan‘ bir isim, Cafcaf dergisine başından beri emek veren isimlerden ve Mizah Derneği kurucularından. Ney kursunu veren Ferit Yavuz‘un ilgi çekici bir neyzenlik tecrübesi var. Kendisi, ilk önce ‘notasız ve hocasız‘ başlamış neyle olan dostluğuna. Ama geldiği noktanın ötesine geçebilmenin ancak ‘notayla ve hocayla‘ olabileceğini görmüş ve uzun yıllar meşhur neyzen Niyazi Sayın‘dan dersler almış. Ferit Yavuz‘u, ‘neyzen‘liğinin yanı sıra ‘ney ustası‘ olarak da tanıyoruz. TYB yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Yavuz‘un kendi ‘neyzenlik‘ tecrübesinin ve yeni başlayanlara pozitif enerji veren sempatik kişiliğinin bu isimde karar kılınmasında özel bir etkisi mevcut.
Ferit Yavuz‘un tecrübesine benzer bir tecrübe ise, ebru sanatçısı Zeynep Erdoğdu için geçerli. Kültür Bakanlığı‘nca tasdik edilmiş ebru hocaları arasında yer alan Erdoğdu‘nun ebruyla ilk tanışması çocukluk yıllarında ve Orta Asya‘da gerçekleşmiş. Babasının görevi dolayısıyla uzun yıllar Orta Asya‘daki Türkî cumhuriyetlerde yaşayan Erdoğdu‘nun ilk ebru öğretmeni, ilginçtir, Kırgızistan‘da yaşayan Tibetli bir sanatçı olmuş.
Bu Tibetli sanatçı ona ebrunun yanısıra, hazır boya satın almadan, tamamen doğal yollarla boya elde etmenin de usulünü göstermiş. Türkiye‘ye döndüğünde Mustafa Düzgünman‘dan ders ve icazet alan Erdoğdu‘nun bir özelliği ise Hacettepe Üniversitesi‘nde İngilizce Öğretmenliği bölümünü ikibuçuk yılda ve birincilikle bitirmiş bir isim olarak, Türkiye‘ye gelen turistlere de kendi dillerinde ebru dersleri verebiliyor olması...
TYB İstanbul Şubesi‘nde ders verecek olan Mustafa Özay ise, deyim yerindeyse, ‘dil öğreniminde fani olmuş‘ bir isim. TYB İstanbul Şubesi‘ndeki Osmanlıca (veya daha doğru ifadesiyle, Osmanlı Türkçesi) derslerini ise Adem Korkmaz veriyor. Korkmaz, aynı zamanda, İÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü‘nde Mithat Paşa hakkında arşiv belgelerine dayalı bir doktora çalışması yürütüyor.
TYB İstanbul Şubesi‘nin önümüzdeki dönem bu kurslara ilave etmeyi planladığı kurslar da var. Yayıncılık dünyasında kitapların yayın kalitesini arttırmada katkı sağlamayı amaçlayan bir editörlük kursu ve editöryal eğitim programı bunlardan biri. Aynı şekilde, ilim ve sanat dünyamıza katkıda bulunacak ilave kurslar da, bu baharda değilse bile, 2009 sonbaharında başlamış olacak. TYB‘nin düzenlediği bu kurslarda katılımcılardan cüz‘î bir ücret alınıyor. Öğrenciler için kursların indirimli olduğunu da bu arada belirtmiş olalım...
Bilgi için Tel: (0212) 527 75 17





