Türkiye‘nin Uhud harbinin başında, Mekkeli müşriklerden biri, teke tek vuruşmak için karşısına bir er çıkarılmasını istedi. Orada bulunanların çekindiğini, korktuğunu zannederek bütün kibriyle, isteğini bağırarak bir meydan okuma gibi üç kere tekrarladı.
Bunun üzerine Zübeyr bin Avvâm, başına sarı bir sarık sararak meydana yürüdü. Birden devenin üzerine sıçrayıp, kâfirin boğazına sarıldı. Deve üzerindeki bu mücadele devam ederken, Resulullah (sav) buyurdu ki: "Onu yere düşür!"
Zübeyr bin Avvâm, Resulullah (sav)‘ın bu sözünden sonra o müşriki yere düşürdü. Üstüne çöküp, onu öldürdü. Peygamber efendimiz, daha sonra bu hususta buyurdu ki: "Eğer Zübeyr, onun karşısına çıkmasaydı, ben çıkacaktım."
Uhud savaşında müşriklerin okçuları, Peygamber efendimizi ok yağmuruna tutunca, Ashab, Peygamber efendimizi ortalarına aldılar. Atılan oklar Allah Resulünün sağından solundan geçiyor, ya önüne düşüyor veya üstünden aşıp geçiyordu. Zübeyr bin Avvâm ve arkadaşları, Peygamber efendimizin etrafında pervane gibi dönerek, gelen oklara ve kılıçlara vücutlarını siper ettiler.



