125 yaşına giren Beyazıt Devlet Kütüphanesi‘ni mercek altına alan Türk Edebiyatı dergisinde günümüzün önemli kütüphaneleriyle ilgili önemli yazılara hazırlanan özel dosyada yer veriyor. Dergide Mehmet Kaplan‘ın Eskişehir‘de bir kütüphaneyi nasıl keşfettiği de anlatılıyor.
Türk Edebiyatı dergisi son sayısında kapak konusu olarak ‘Kütüphane‘leri ele alıyor. Derginin genel yayın yönetmeni Beşir Ayvazoğlu, "Bu konuyu mercek altına almamızın sebebi, geçen Haziran ayının 24‘ünde, Türkiye‘nin ilk millî kütüphanesi sayılan Beyazıt Devlet Kütüphanesi‘nin, eski adıyla Kütüphane-i Umumî-i Osmanî‘nin 125 yaşına girmiş olması." değerlendirmesinde bulunuyor. Mehmet Yetik, Kültür ve Turizm Bakanlığı‘nın nedense gereken önemi vermediği bu büyük kütüphanenin nasıl kurulup geliştiğini, günümüzdeki durumunu ve problemlerini anlatıyor. Yazı içinde Ankara‘daki Millî Kütüphane‘nin kuruluş macerası da ele alınıyor. Beşir Ayvazoğlu ise efsanevî hafızıkütüb İsmail Sâib Sencer‘i anlatıyor. Kediseverliğiyle meşhur olan bu büyük allâme, adını "Kedili Kütüphane"ye çıkardığı Beyazıt Devlet Kütüphanesi‘ni müsteşriklerin asla uğramadan geçmedikleri bir merkez hâline getirmişti.
Dergi sadece Beyazıt Devlet Kütüphanesi‘ni gündeme getirmekle kalmıyor, diğer kütüphanelere de atf-ı nazar ediyor. M. Selim Gökçe, Kalkandelenli Sabri Efendi‘nin yağmalanmaktan kurtardığı Yıldız Sarayı Kütüphanesi‘yle günümüzde bir bakıma bu kütüphanenin yerine Silahhane binasında ikame edilen IRCICA Kütüphanesi‘nden söz açıyor. Ahmet Şener‘in yazısında da Türkiye Diyanet Vakfı tarafından kurulan ve İslâm Ansiklopedisi‘nin hazırlanma sürecinde şekillenen İslâm Araştırmaları Merkezi (İSAM) kütüphanesinin macerasını okumak mümkün. Bağlarbaşı‘ndaki binasında hizmet veren kütüphane her bakımdan Türkiye‘nin en modern kütüphanesi olarak görülüyor.
Geçirdiği ciddi restorasyondan sonra modern teknolojiyle donatılmış bir kütüphane olarak yeniden hizmete giren Millet Kütüphanesi de ihmal edilmemiş. Ali Emîrî Efendi‘nin yadigârı olan bu önemli kütüphanenin genç ve dinamik müdiresi Melek Gençboyacı‘yla Bahtiyar Aslan konuşmuş. Beşir Ayvazoğlu, bu röportajın, M. Serhan Tayşi‘nin hatırat kitabı hakkındaki değerlendirme yazısıyla birlikte okunması gerektiğini dile getiriyor. Serhan Tayşi, Millet Kütüphanesi‘nin Melek Hanım‘dan önceki müdürüydü. İrfan Dağdelen de, yenileme çalışmaları dolayısıyla uzun süre kapalı tutulan Atatürk Kitaplığı‘nı anlatmış. Türkiye‘nin en önemli kütüphanelerinden biri olan bu kitaplık, okuyucularına ve araştırmacılara artık yenilenmiş hâliyle ve modern teknolojik imkânlarla hizmet veriyor.
Dosya sadece kütüphanelerin değerlendirildiği yazılardan ibaret değil; kütüphane üzerine birkaç denemeye de yer veriliyor. Ömrü kütüphanelerde geçmiş bir hoca olan Prof. Dr. İnci Enginün, bazı hatıralarını ve izlenimlerini Türk Edebiyatı için yazmış. Prof. Dr. İsmail Kara da bir risâlenin peşinde kütüphane kütüphane nasıl dolaştığını, sonra söz konusu risalenin beklemediği bir zamanda karşısına nasıl çıktığını hikâye etmiş.





