Öğretmeni Ramazan olan çocuklar

Öğretmeni Ramazan olan çocuklar?

Ramazan, hangimizin öğretmeni değil ki? Ama hiçbirimiz bir çocuk kadar güzel karşılayamayız misafirimizi... Ne heyecanla sahura kaldırılmayı bekleriz onlar kadar, ne de oruç tutmamıza izin verildi diye kalbimiz bayram eder... Fıtrat denilen toprağa en yakınımız, en hayırlımız değil miydi zaten?

Çocuklar Ramazan‘dan ne öğrenir?

Çocuklar Ramazan‘dan ne öğrenir? Oruç, bir çocuğun dünyasında tam olarak hangi koordinatlarda gezinir? Bunları, çocukluğumuza yeniden dönüş yapmadığımız müddetçe göremeyeceğiz elbette... Ama inandığımız bir şey daha var ki; hiçbir karanlık hakikati duyumsamayı engellemez...

1- Özdenetim

Özdenetim ya da İslami terminolojiyle ‘nefs mücadelesi‘, İslam‘ın insan bilincine ve hayatına yerleştirmeye çalıştığı en temel mücadelelerden biridir. Hiçbir insan, kendi vücudu ve ruhu üzerinde mutlak hâkimiyete sahip değildir elbette. Yapılması gereken bu denetimi ve sahipliliği en üst düzeyde çabayla sağlamaya ve korumaya çalışmaktır. Ramazan da bu açıdan en büyük yardımcılardan biridir. Zira oruç ibadetinin bütünü nefs muhasebesi üzerine kuruludur. Çocuklar için de, kendi vücuduna söz geçirebilmek ve tanıyabilmek açısından, Ramazan çok büyük bir fırsat olabilir.

2- Özgüven

Özgüven, en çok da özdenetimle ilgilidir. Çocuk, gücünün yetip oruç tutmayı başarabildiği zaman (günün sadece belli saatleri de dâhil olmak üzere), kendi iradesiyle yüzleşip neler yapabileceğinin farkına varmaya başlar. Çünkü kendi isteklerine gem vurabilmiş, "büyük"lerden bir küçük gibi ibadet edebilmiş, kendini kendine kanıtlayabilmiştir.

3- Nimetlere şükür

Diğer iki seçenek gibi, nimetlere şükür de yalnızca çocukların Ramazan‘dan öğrendiği şeyler değildir elbette. Fakat hayatın en az iz bıraktığı, çizgileri en derin hissedebilecek kişiler çocuklardır. Bu nedenle, nimetle ilişkisini "şükür" ve "hamd" temelli kurabilmeyi başaran bir çocuk, ömür boyu her anın farkında olarak, nefesin ve soluklanmanın kıymetini bilir, güneşin, ayın ve yağmurun dahi ümmetin bireyleri olduğuna her daim iman eder...

4- Sabredebilmek

Bütün gün ya da anne babasının kendine uygun gördüğü (yani tutabileceği) saatlere kadar aç - susuz durabilen bir çocuk, isteklerine gem vurmayı öğrenebilir. Kendi kendine söz geçirebilen, nefsinin isteklerine karşı durabilen, kavuşmayı murad ettiği şey için çaba sarf ederek beklemeyi öğrenen çocuk, zamanla bu sabır halini kişilik olarak üzerinde taşımaya başlayacaktır inşallah.

5- Kulluk bilinci

Allah‘la insan arasında bir sözleşmedir İslam. Bütün çilemiz, kavgamız bu sözleşmeye ne kadar bağlı kalabildiğimizin mücadelesidir. Oruç da bu sözleşmenin en esaslı maddelerinden biridir. Ramazan Ayı‘nda, çocuklarımıza kulluk bilinci aşılayabilmek için gerekli çevre ve koşullar ziyadesiyle sağlanmış olur. Yalnız sözle değil, fiille de iyi bir örneklik, çocuklarımızın kulluk bilinci edinmesinde sağlam bir basamaktır.

6- Ben merkezcilikten uzaklaşmak

Ramazan‘da kendi isteklerine gem vurarak, aç ve susuz kalmayı deneyen çocuk, anne ve babasının da sürekli telkinleriyle kendi dünyasından çıkabilir. İçinde olduğu sosyo - ekonomik koşullara sahip insanlar dışında, başka insanların da varlığından haberdar olur. Kendisinin sahip olduğu şartlara sahip olmayan, kendi istekleri dışında da aç- susuz kalmak zorunda olan insanları bilmek, çocukta dünyanın merkezinde yer almadığı, başka hayatların - başka dünyaların da var olduğu duygusunu oluşturur. Özellikle, anne ve babanın bu konuda duyarlı davranarak, yaptıkları yardımlara çocukları da ortak etme çabaları, bu yolda oldukça büyük adımların atılmasını sağlayacaktır. Ayrıca çocuk, kendisi için aç - susuz kaldığı başka bir Varlıktan haberdar olarak, O‘na karşı merak ve inanç duygusuyla birlikte dünyanın merkezinde kendinin yer almadığını fark edecektir.

7- Namaz alışkanlığı

Çocuklara namaz alışkanlığını kazandırmak için Ramazan ayı büyük bir fırsattır. Çevrede oluşan manevi iklimler, içine çocukları da alabilecek kadar yaygın ve güçlü olursa, anne babalar tarafından çocuğa verilmesi farz olan namaz alışkanlığı Ramazan ayında çok daha kolay olabilir inşallah.

06 Eyl 2009 - 21:25 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?