İsrail tüm pişkinliğiyle Gazze‘ye saldırıya geçtiğinde yüreği yananlar arasında ön sıralardaydık. Nerdeyse tüm dünya sağırlığını gizlerken, telaşla bizi izliyordu. Neler oluyordu Türkiye‘ye.
Oysa dünyanın her yerinde mazlumun yanındaydı dualar. Londra‘dan bir konvoy Gazze‘ye doğru yola çıktı. Dün İstanbul‘daydılar, bugün Adapazarı, Ankara ve Konya‘da olacaklar. Yarın ise Konya‘dan Adana‘ya geçecekler. Yol, Suriye üzerinden Gazze‘ye uzanacak. İşte bu anlamlı günlerde yüreği şiirli şair Adem Turan çok anlamlı bir kitapla okur karşısına çıktı. "Şairlerin Gazze‘si" geride kalanların türküsünü söylüyor. İlke Yayıncılık‘tan çıkan eserde ‘asırlarca İslâm uygarlığının sözcülüğünü ve hamiliğini yapmış olan bu toprakların şairleri olarak elbette Gazze‘deki zulme sesiz kalamazdık, kalmadık da...‘ deniliyor. Kimler mi onlar? Adem Turan‘ın mazlumlar için türkü söyleme çağrısına Mehmet Ragıp Karcı‘dan Nurettin Durman‘a, Cahit Koytak‘tan Abdulkadir Budak‘a, Yaşar Bedri‘den, Mürsel Sönmez‘e, Ali Ayçil‘den Hakan Albayrak‘a, İbrahim Tenekeci‘den Alper Gencer‘e, Esra Elönü‘nden Haydar Ergülen‘e, Hüseyin Akın‘dan Selahattin Yusuf‘a çok sayıda şair ‘hay hay‘ diyor. Adem Turan ise kitabın ortaya çıkış amacını anlatırken, türkülerin asıl değerini ozanlar/ şairler bilir dedikten sonra ekliyor: "Dün Kerbela‘da şehadet türküsünü söyleyenler bu gün Gazze‘de söylemektedir türkülerini. Bir kadın çökmüş çocuklarının mezarının başına, yüreğinin ta derinliklerinden çığırmakta türküsünü; Allah‘ım onlar daha çok küçükler, onlara iyi bak, onları koru diye... Yahudi‘nin füzeleriyle toprağa düşmüş bebekler. Peki bu kadının gözlerinden akan türkü neden benim yüreğimi acıtmaktadır? Çocuklar, Filistin‘li çocuklar sapanlarıyla söylüyorlar türkülerini: Tanklara karşı türkülerini, füzelere karşı türkülerini, katılaşmış kalplere karşı türkülerini; insanlığın haysiyetini korumak için türkülerini, mü‘min yeryüzünün kalbidir demek için türkülerini... Türküler insanın öz damarıdır. Kanımız- yaşadığımızın kanıtı olan kanımız- bu damarlarda dolaşır durmadan. Bu türkülerin asıl değerini ozanlar/şairler bilir. Onlar hem türkülere ruh veren hem de türküleriyle insanlığımızı diri tutan değerlerimizdir. Onlar sayesinde anlarız türkülerin sahiciliğini. Çünkü onlar inanıp yararlı iş işleyen, Allah‘ı çok çok anan ve haksızlığa uğratıldıklarında haklarını alanlardır. Asırlarca İslâm uygarlığının sözcülüğünü ve hamiliğini yapmış olan bu toprakların şâirleri elbette Gazze‘deki zulme sessiz kalamazlardı, kalmadılar da. Onlar söylediler türkülerini; kim duydu kim duymadı bilinmez. Biz bu eserde onların çığlıklarının, öfkenin, gözyaşlarının; kısaca vicdanlarının daha fazla duyulmasına bir katkı sağlamak istedik sadece. Bunun için de şâirlerimizin o güzel şiirleriyle birlikte yazılarını da yayımlamayı daha doğru bulduk."
Kitabın anlamını artıran bir özelliği daha var. Gazeteci Abdullah Aytekin‘in saldırılar sırasında Gazzeli çocuklara verdiği kağıtlara çizilmiş resimler de kitapta yer alıyor. Gazzeli çocuklar duygularını, hislerini aktarıyorlar resimlere. İlke Yayıncılık titiz bir çalışmayla kitabı okura sunduğu için ve bizi Adem Turan‘ın yüreğiyle yazdırdığı yazı ve şiirlerle buluşturduğu için teşekkürü hak ediyor.
Tel: 0 216 341 15 88





