Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, vakıf kavramının yüzyıllar öncesine dayandığını ve Osmanlı döneminde çok çeşitli amaçlar için vakıflar kurulduğunu söyledi.
Küçükçekmece Belediyesince, Cennet Kültür ve Sanat Merkezi‘nde düzenlenen ‘‘Küçük İstanbul Buluşmaları‘‘nda konuşan Beyazıt, bir çalışma yaparak ilginç vakıfları bir araya topladıklarını kaydetti. Beyazıt, 15. yüzyılda İzmir‘de, yaz aylarında sıcaktan bunalan insanları rahatlatmak amacıyla dağlarda, mağaralarda muhafaza edilen karın şehre getirilip insanlara dağıtıldığını, yine 1585‘te, ilk cemre suya düşmeden göllerin temiz görünmesi için ‘‘Gölleri Temizleme Vakfı‘‘ kurulduğunu anlattı.
Yusuf Beyazıt, ‘‘Daha doğa ve çevre kavramı dünyada bilinmiş değil. O tarihlerde Avrupa‘da insanlar diri diri yakılıyordu‘‘ dedi. Fatih Sultan Mehmet‘in kurduğu Fatih Vakfının da çeşitli işler yaptığını söyleyen Beyazıt, ‘‘Bu vakıf iki çalışan tayin eder. Çalışanlar İstanbul sokaklarında dolaşarak, ellerindeki kireç tozunu ve külü sokaklara tükürenlerin tükürükleri üzerine dökerler. Ayrıca bu çalışanlar, sosyal sorumluluk çerçevesinde haftanın belli günleri ev ev dolaşıp, hasta olup olmadığını kontrol ederler‘‘ diye konuştu. Vakıfların, insanların ve hayvanların ihtiyaçları doğrultusunda geliştiğini kaydeden Beyazıt, o dönemlerde sosyal sorumluluk bilincinin daha ileride olduğunu söyledi.





