Yetkinci tutum

Anne-babaların, çocuklarından aşırı beklenti içerisine girip, olduğundan fazla yeterlilik beklemesine ‘YETKİNCİ TUTUM‘ denir. Yetkinci tutum da olumsuz anne-baba tutumları arasında sayılmaktadır.

Yetkinci tutum nedir?

1- Yetkinci anne-babalar çocuktan başarılı olması için aşırı beklenti içine girerler.

2- Diğer çocuklardan daha başarılı olmalarını istedikleri için sık sık başka çocuklarla onu kıyaslarlar.

3- Çocuğun göstermiş olduğu başarıyla yetinmezler.

4- Çocuğa sürekli nasıl daha başarılı olacağının nutuklarını çeker, konferans verirler.

5- Çocuktan beklentileri genellikle onun yaşına, gelişim düzeyine, yeteneklerine uygun ve gerçekçi değildir.

6- Çocuklara yaşları üzerinde öyküler okur, çocuklar da ilgi göstermeyince ebeveynlerin canları sıkılır.

Çocuklarını ayrı bir birey olarak kabul edemezler!

Yine ayrıca yetkinci tutumla çocuklarını yetiştirmelerinin en büyük nedenlerinden birisi de, çocuğun ayrı bir birey ve varlık olarak kabul edilmemesi ve bunun meydana getirdiği suçluluk duygusudur. Böyle aileler çocuklarını kusurlu ve yetersiz bulduklarından, kendilerini haklı çıkarabilmek için ne kadar haklı olduklarını kanıtlamaya çalışırlar. Ve bunun için de çocuğu kusursuz ve yeterli bir duruma getirerek onu benimsemeye çalışırlar.

Yetkinci tutum‘un sebepleri:

Anne-babalar niye böyle davranır?

Öncelikle bu aileler genellikle mükemmeliyetçi kişiliğe sahip ailelerdir. Yaptıkları her işte en mükemmeli yapmaya çalışırlar ve karşılarındaki kişilerden de bunu beklerler. Yerleri defalarca siler, bulaşıkları defalarca yıkarlar.

Evlerinde katı kurallar hâkimdir.  Hem kendileri mutsuz ve huzursuz olurlar, hem de çevrelerindekileri mutsuz ve huzursuz ederler. Çocuklarını sık sık doktora götürürler. Eğitim düzeyi yüksek bazı anneler, tüm çocuk bakım kitaplarını okumaya çalışırlar. (Bu anneler için, çocuğun temizliği, yiyeceği yemek, birlikte oynayacağı arkadaşları bile başlı başına bir sorundur.) Bu bir bakıma yapay ve gereksiz sorun çıkarmak ve yaşamak anlamına gelir.

Yetkinci tutum; genellikle çocukluk dönemleri güç şartlar altında ve maddi imkânsızlıklar içinde geçen anne-babalarda daha çok görülür. Bu anne-babalar en küçük bir imkânı çocukları için harcamaya çalışırlar. Ne var ki çocuklarının yaşlarını, gelişimlerini, yeteneklerini ve kapasitelerini dikkate almadan ortam hazırlamaya çalışırlar. Hazırlamaya çalıştıkları bu ortamda çocuklarını kendi istekleri doğrultusunda yönlendirirler.Bazı anne-babalar ise isteyip de çeşitli engeller sonucunda ulaşamadıkları hedeflerine çocuklarının ulaşmalarını isterler. Bu nedenle çocuklarını kendi istekleri doğrultusunda yönlendirerek onlardan başarılı olmaları için büyük bir beklenti içerisine girerler. Ayrıca başarılı olmaları için baskı uygulayabilirler.

Yetkinci tutumun çocuk üzerindeki olumsuz etkileri

1- Çocuklar baskıya maruz kalırlar. Bu da onların anne-babalarından sıkılmalarına neden olur.

2- Çocuk anne-babasının kendisinden beklentisine cevap verebilecek kapasitedeyse daha az etkilenir. Ancak anne-babasının beklentilerine cevap verebilecek güç ve yeteneğe sahip değilse ‘Ben beceriksizin biriyim‘, ‘Aptalın tekiyim‘, ‘Başarısızım‘ gibi öz benliğini zedeleyecek, öz benliği saygısını azaltacak konuma gelebilir.

3- Çocuk kendisine olan güven duygusunu kaybedebilir.

4- Beklentiye cevap veremeyen ve başarısız olan çocuk ‘Ne yaparsam yapayım annemin isteklerini yapamıyorum‘, ‘Nasıl olsa başaramıyorum, o zaman denememe gerek yok‘ diyerek çaba göstermekten vazgeçebilir.

5- Tam tersi bu güce sahipse, baskıdan sıkılıp; anne-babasının beklentilerine cevap vermeyerek, onları cezalandırmaya çalışabilir.

6- Anne-babadaki aşırı kaygı çocuğa yansıyacağı için; aşırı kaygı ise çocuğun başarısını olumsuz yönde etkileyebilir.

7- Yetkinci tutum; çocuğu ya aşırı hırslı ve ya atak, ya da başarısız, çekingen ve yaşam sevincinden yoksun hale getirebilir.

8- Anne-babaların aşırı beklentisi çocuğun itaatsiz ve isyankâr olmasına neden olabilir.

9- Sosyal aktiviteleri ve sosyal yaşamlarında bozulmalar görülür. Bu özelliklere sahip çocuklar arkadaş grubuna girmekte, grup üyeleri tarafından kabul edilmekte zorluklarla karşılaşabilirler. Grup etkileşiminden yoksun çocuklar; yardımlaşma, paylaşma, iş birliği gibi sosyal davranışları geliştirmekte ve başkaları ile olumlu sosyal ilişkiler kurmakta zorlanabilirler.

Yetkinci anne-babalar, sürekli olarak ‘çocuğu yetiştirmede uyguladığımız yöntem doğru mu? Çocuğumuza iyi anne-baba olabiliyor muyuz‘ kaygısını taşırlar. İdeal anne-baba olabilmek için ellerinden geleni yaparlar.

Muhabir: Haber Merkezi