Ekim ayı Sağlık Bakanlığı tarafından meme kanseri hakkında bilinçlendirme ayı olarak belirlenmiş. Her yıl bu kapsamda Ekim ayı içinde meme kanseri hakkında yazılı veya görsel basında pek çok haber, seminer, konuşma ve toplantılar düzenlenerek geniş kitleler için bilinçlendirme çalışmaları yapılıyor.
Meme kanseri son yıllarda genel cerrahlarla birlikte hemen her hekimin karşılaştığı bir hastalık olmaya başlamış görünüyor. Bu durum ülkemizde birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlenmiş olmasından ve hastalığın geçmiş yıllara göre daha kolay tespit edilmesinden kaynaklanıyor.
Önemi fark edilmiyor!
Fakat yine de halkımız tarafından tam olarak önemi kavranmamış olduğu düşünüldüğünden böyle bir etkinliğe gerek duyulmuş. Hiç bir etkinlik ve çalışma boş yere yapılmaz. Hastalığın tespiti ve tedavisi başlangıç aşamasında yakalandığında zor değildir... Fakat asıl sorun hastalığın teşhis edilmesi değil geç kalındıktan sonra teşhis edilmesidir... O zaman da maalesef yapılacak işler sınırlı ve hastalığın prognozu (ortaya çıkaracağı sıkıntılı süreç ve sonuç) çok sancılı olmaktadır...
Bu yüzden sadece bayanların değil, genç kızların ve erkeklerin de, bu hastalığın geç kalmaya asla tahammüllü olmadığını bilmeleri gerekiyor. Kadınların, meme konu olduğunda hekimlere müracaat etmekte sıkıntı ve utanç duymaları geleneklerine bağlı ve kendi içine kapalı toplumlarda sorun teşkil ettiği bilinmektedir. Bu durum hastalığın geç teşhis edilmesinde ve sonuçlarının dramatik olmasındaki en önemli faktördür...
Çözüm; düzenli muayene!
Meme kanserinde erken teşhis yöntemleri, hastanın taşıdığı risk faktörlerine göre değişkenlik gösterir. Bu faktörlerin arasında yaş ilk sırada gelmektedir. Genç yaşlarda görülebilmesine karşın, ileri yaş gruplarında bu risk artar. Bu nedenle ileri yaş gruplarında erken tanı konması için alınması gereken önlemler, erken yaş gruplarından daha farklıdır.
Yirmi yaş grubu, her ayın belirli bir döneminde kendi kendilerini muayene etmelidir. Muayene etmeyi bilmeyen bayanlara tüm sağlık kuruluşlarında bunun eğitimi hemşireler tarafından verilmektedir. Bu kontrol sırasında meme dokusunda farklılık olup olmadığı araştırılır. Şişkinlik, yumru benzeri bir değişiklik saptanırsa derhal bir hekime başvurulmalıdır. Bir değişiklik saptanmasa da, üç yılda bir kez hekim tarafından muayene edilmelidirler.
Kırk yaş grubu, kendi yaptıkları periyodik muayeneye ek olarak her yıl bir kez hekim tarafından muayene edilmeleri gereklidir. Ayrıca her yıl veya en az iki yıl arayla mamografi çektirmeleri gereklidir. Elli yaş grubu, kadınlar kendilerinin periyodik muayenelerine ve her yıl bir defa hekim muayenesine devam etmeli her yıl mamografi (meme filmi) çektirmelidir.
Korkmaya gerek yok, erken teşhiste çözüm var!
Meme kanserinden korkulmamalı fakat bu hastalığın erken teşhis edilemeyerek geç kalınmasından çekinilmelidir. Zira geç kalınması yapılacakları sınırlamakta ve elde edilecek olumlu sonuçları büyük oranda ortadan kaldırmaktadır. Bu ay ve bundan sonra hemen her ay daha önceden kontrol ettirmeyen ve kendisinden şüphelenen herkesin bir sağlık kuruluşuna gitmesi gerektiğini belirtmeliyim.
Tanıları neler?
Kendi kendini kontrollerde on beş günü aşkın sürede ele gelen sertlik veya kitle, deride kalınlaşma, şişme, renk değişikliği, meme başında kalınlaşma, kızarıklık veya yara olması, memede veya meme başında içeri doğru çekinti, meme şeklinde değişiklik, meme başlarının pozisyonlarında değişiklik ve meme başında akıntı gibi belirtiler derhal doktor kontrolü gerektirmektedir. Hekim muayenesi sonucu kesin tanı konulur.
Mastektomi uygulamaları sonrasında alınan memenin yerine, plastik cerrahi teknikler ile yeniden meme rekonstrüksiyonu yapılması ameliyatları söz konusu olabilmektedir.
Risk Faktörleri
Meme kanseri riskini arttıran faktörler
* 50 yaş üzerinde olunması
* Yakın akrabalardan biri meme kanseriyse, (anne veya kız kardeş meme kanseri ise, 2-3 kat daha fazla)
* Daha önceden diğer memede kanser tespit edilmiş olması
* Adet görmeye 12 yaşından önce başlanmış olması
* Hiç gebe kalınmamış olması
* Adet görmenin 50 yaşından sonra hala devam ediyor olması
Yakalanma riskiniz var!
Araştırmalar, meme hücreleri içerisinde, meme kanser riskini artıran bazı genler olduğunu göstermektedirler. Genetik değişiklikler, aileden (herediter) olabilir veya hayat boyu gelişebilirler. Meme kanseri genellikle tek bir hücrede başlar. Günümüzde meme kanserinin nedeni ve nasıl gelişim göstereceği tam olarak bilinmemektedir.
Meme kanseri kompleks bir hastalıktır. Her vaka farklıdır. Başlangıcı ve seyri değişiktir. Meme kanserinin içinde bulunduğu evreye "stage" denir. Gerçek stage‘in bilinmesi, doktorun tedavi planını yapmasını sağlar.
İnsan, yaşamında meme kanserine sebep olacak herhangi bir yanlış yapmamış olsa da bu hastalığa yakalanabilir.
Meme kanseri bulaşıcı değildir, başka bir hastadan bulaşmaz.
Meme kanseri, stresle veya memeye travmayla (darbeyle) meydana gelmez.
Meme kanseri gelişen çoğu kadının risk faktörü veya ailesinde hastalığa ait bir hikâye yoktur.
Erkeklerde de görülüyor...
Meme kanseri meme hücrelerinde başlayan kanser türüdür. Akciğer kanserinden sonra, dünyada görülme sıklığı en yüksek kanser türüdür. Her 8 kadından birinin hayatının belirli bir zamanında meme kanserine yakalanacağı bildirilmektedir. Erkeklerde de görülmekle beraber, kadın vakaları erkek vakalarından 100 kat fazladır. 1970‘lerden bu yana meme kanserinin görülme sıklığında artış yaşanmaktadır ve bu artışa modern, Batılı yaşam tarzı sebep olarak gösterilmektedir. Kuzey Amerika ve Avrupa ülkelerinde görülme sıklığı, dünyanın diğer bölgelerinde görülme sıklığından daha fazladır.
Meme kanseri, yayılmadan önce, erken tespit edilirse, hasta



