Zübeyde Hanım ın içini sıkıntı basmıştı. Odada bir oraya bir buraya yürüyor, oğlu Mustafa yı bu sevdadan nasıl vazgeçirebileceğini düşünüyordu. Henüz daha 12 yaşında olan Mustafa asker olmak istiyordu. Hatta bu amaçla annesinden habersiz Selanik Askeri Rüştiyesi nin sınavlarına girmiş ve kazanmıştı. Oysa Annesi Zübeyde Hanım, oğlunun asker olmasını istemiyordu. Seferden sefere gitmek zorunda kalacağını düşündükçe içindeki sıkıntıyı daha da büyüyordu.Oğlu Mustafa, Selanik Askeri Rüştiye sine girebilmesi için gereken evrakları önüne koyduğunda, bu yüzden imzalamaya yanaşmamıştı. Oysa Mustafa nın askeri okula girebilmesi Annesi Zübeyde Hanım ın imzasına bağlıydı. Zübeyde Hanım o gece yattığında zorlukla uyudu. Ancak aynı gece çok ilginç bir şey oldu. Zübeyde Hanım bir rüya gördü. Rüyasında oğlu Mustafa "yüksek bir minarenin tepesinde, altın bir tepsinin içinde oturuyordu". Mustafa ya doğru koşmaya başladı. İşte tam o anda, bir ses duydu:Rüyadaki ses, "Oğlunun asker okuluna gitmesine izin verirsen hep böyle yüksekte olacak. Vermezsen yere atılacak" diyordu.Zübeyde Hanım gördüğü rüyadan ve rüyasında duyduğu bu sesten çok etkilendi. Bu rüya ile asker olması halinde oğlu Mustafa yı parlak bir geleceğin beklediği düşüncesi oluştu.Uyandığında ilk işi, oğlu Mustafa nın Selanik Askeri Rüştiyesi ne girmesi için gerekli belgeleri imzalamak oldu. Cumhuriyeti kuracak Mustafa Kemal in askerlik serüveni böylece Zübeyde Hanım ın gördüğü bir rüya ile başlıyordu.*Biliyorsunuz, Başbakanlığa gelen bir "Rüya" mektubu ortalığı karıştırdı. İddiaya göre bir Profesör, Başbakanlığa gönderdiği mektup da "Mehmet Zahid Kotku Hazretleri ni (R.A) rüyasında gördüğünü ve bazı uyarıları olduğunu" yazmıştı. Bu olay günlerce haber konusu yapıldı. En çok da Sosyal Demokratlar, Laikler, Cumhuriyetçiler tepki gösterdi. Oysa Lord Kinross un "Atatürk" kitabını okusalar belki bu kadar tepki göstermezlerdi. Çünkü sözkonusu kitabın 26 ıncı sayfasında Zübeyde Hanım ın gördüğü rüyayı okumuş olurlardı. (Bu arada Lord Kinross un Atatürk kitabı kaynak eserler arasında gösterilir)Demek ki rüya deyip geçmemek lazım. Bazen dönüm noktası olabiliyor.Zorunlu bir açıklama Bazı okurlarımız bize sitemde bulunuyorlar. Gönderdikleri maillere cevap vermediğimiz için bize kırıldıklarını söylüyorlar. Hatta dün arayan bir okurumuz; "Ne o sizin de diğer gazetelerdeki yazarlar gibi burnunuz mu büyüdü" dedi. Meğer iki kez mail atmış ve her ikisinde de cevap vermemişiz.O yüzden bu açıklama zorunlu hale geldi. Mail adresimizle ilgili sıkıntımız var. Bazı internet gruplarının yoğun bir mail bombardımanı altındayız. Bu gruplardan her gün ortalama 500-600 mail geliyor. Bunları engelleme girişimimizden nedense bir türlü sonuç alamıyoruz. (Gösterilen bütün yöntemleri denememize rağmen) Bu yüzden normal okur mailleri de bir çok kez bunların arasında kayboluyor. Kardeşlerimiz lütfen sitem etmesinler..En kısa sürede Millî Gazete den yeni bir mail adresi alacağız. İnternet servisinden arkadaşımız Selman söz verdi. Sanırız o zaman bu sıkıntıyı biraz olsun aşabileceğiz. Cevap yazamadığımız okurlarımızın bizi anlayışla karşılayacağını umuyoruz.Üçüncü Dünyanın KobaylarıBatıda ilaç üretmekle ilgili yönetmeliklerin son derece ağır olup, bir ilacın piyasaya çıkarılmadan önce kobaylar üzerinde yeterince deneme yapılması gerektiğini ve bunun ise uzun ve pahalı bir süreç olduğunu buna çare bulan batılı hümanistlerin(!), yeni geliştirdikleri denenmemiş ilaçları üçüncü dünya ülkelerine pazarlayarak hem para kazanıp, hem de milyonlarca gönüllü kobay üzerinde ilaçlarını denediklerini.İlaç iyi çıktığı takdirde mallarını batıda pazarladıklarını, kötü çıktığında ise foyası çıkana kadar üçüncü dünya ülkelerine satmaya devam ettiklerini biliyor muydunuz? (Harrison, Paul; Üçüncü Dünyanın Batılılaştırılması, Pınar Yay., İstanbul/ 1990, s 167)
Rüya deyip geçmemek lazım!
Rüya deyip geçmemek lazım!
Muhabir: Haber Merkezi
Yorumlar
En Çok Okunanlar
Davutoğlu Cumhurbaşkanı'na hakaret soruşturmasında ifade verdi: Cumhuriyet tarihinde bir ilk
Millî Görüş'ün kıymetli ismi uğurlandı: Karaduman dualarla toprağa verildi!
“İktidar CHP’nin peşini bıraktı” Yusuf Ziya Cömert'ten dikkat çeken satırlar
“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” ne demek? Ahmet Davutoğlu hangi ifadeleri kullandı? Hûd Suresi'nin 112. ayetin tefsiri nedir?
Fransa'da seçim vaadi yine İslam düşmanlığı: Oyları toplamak için hedef yine başörtüsü!
66 yıl önce tarih verip uyarmıştı: Dünyanın sonu mu gelecek?
Yemeğin yanında su tüketenlerin yaptığı büyük hata: Hazımsızlık ve şişkinliğin asıl nedeni belli oldu
Haçlıları Ortadoğu’dan temizleyen lider kim? Kudüs’ü Haçlılardan alan Selahaddin Eyyubi! İşte bölgede Haçlılara son darbeyi vuran isim
Millî Gazete’nin Kaşif Kozinoğlu çağrıları ve uyarıları karşılık buldu: Adım adım operasyon
Kademeli emeklilikte acı gerçek: 22 aydır tek adım atılmadı



