Tiyatronun usta isimlerinden Can Gürzap, 2,5 yıl önce kurduğu ‘‘Tiyatro Diyalog‘‘ ile 3 oyun sahneye koyduklarını belirterek, ‘‘Bu süreçte anladım ki salon olmadan özel tiyatro olmuyor. En büyük sorunumuz birçok özel tiyatroda olduğu gibi salonumuzun olmaması‘‘ dedi.

"Kim Bu?‘‘ oyunu için Ankara‘ya gelen Can Gürzap, salon sorununun hem teknik açıdan hem de oyuncular açısından özel tiyatrolara çok zorluk yaşattığına değinerek, oyunun oynanacağı her salon için ayrı prova alındığını, bu nedenle her oyunu sanki iki kez oynadıklarını ve bunun çok moral bozucu olduğunu söyledi. Kültür bakanlığının özel tiyatrolara desteği olsa da bunun yeterli olmadığını dile getiren sanatçı, kendilerine verilecek en önemli desteğin salon tahsis edilmesi olacağını ifade etti.

Kültür ve sanatın politikasının olamayacağı görüşünü savunan Gürzap, söz konusu olanın ancak ‘‘kültür ve sanata yapılan yatırım‘‘ olabileceğini anlattı. Hükümetlerin kendi görüşüne göre sanatı düzenleyip yönlendirmesinin son derece yanlış bir tutum olacağını belirten tiyatro sanatçısı, ‘‘Her gelen değişik yapı ve düşüncedeki hükümet kendi görüşlerine göre kültürü düzenlemeye kalkarsa işin içinden çıkılmaz. Devlet daima kültür ve sanattan uzak olacak. Nerede yakınlaşacak? Kültür ve sanatın yaşanacağı ortamların ve maddi imkanların sağlanmasında‘‘ diye konuştu.

Bu imkanlar sağlanırken de mutlaka denetim mekanizmasının sağlanması gerektiğine işaret eden Gürzap, bu uygulamaları anlamak ve hayata geçirebilmek için binlerce yıl önce bu yapıyı kurmuş olan Batı‘ya bakmak gerektiğinin altını çizdi. Ülkemizin bu uygulamaları ortaya koyamamasının birçok nedeni olduğunu söyleyen başarılı sanatçı, şöyle devam etti: ‘‘Yine de her şeyden önce mekan sorununu çözmemiz gerekiyor. Çocukluğumda futbolda diğer ülkeler karşısında o kadar geri kalmıştık ki. Çamurlar içinde yapılırdı maçlar. Sonra sahalar yapıldı, çimler yapıldı ve futbol gelişti. Şimdi futbol inanılmaz bir endüstri haline geldi. Basketbol da öyle. Ben de basketbol oynadım. Soğuk, kirli, tozlu sahalarda oynar, duş bile alamazdık. Şimdi dünya çapında salonlarımız var. Yani önce mekan olması lazım. Mekan olmadan hiçbir şey olmaz.‘‘

Türk Tiyatrosu‘ndan iyi oyun çıkmıyor

Türk tiyatrosunda iyi oyun çıkmadığını, bunun nedeninin de çeşitli yöntemlerle genç yazarların önünün kapatılması olduğunu öne süren usta isim, ‘‘Genç yazarlar başka yerlere yönlendiriliyor. Bakın bir gecede televizyonlarda kaç tane dizi oynuyor. Bunların hepsinin seyircisi var. Şimdi yazarlar ve çevirmenler oradan daha fazla para kazanıyor. Belki diziler olmasa, o insanlar tiyatroda para kazanmaya çalışacak. Oysa tiyatroda para kazanmak oyuncu olarak da senarist olarak da çok zor‘‘ şeklinde konuştu.

Türkiye‘de tiyatro eğitiminin çok sorgulanması gereken bir noktaya geldiğine dikkati çeken Gürzap, bütün özel üniversitelere oyunculuk bölümü açıldığını, bu bölümlere öğrencilerin doğru dürüst elemeden geçmeden alındığını, mezun olanların da özellikle son 5-6 senedir işsiz olduğunu açıkladı.

Canlandırdığı karakterlerin genelinde rolünü sevdiğini aktaran Gürzap, bu anlamda kendisini şanslı gördüğünü ifade etti. Televizyonlarda oyunculuk yapmanın tek nedeninin maddi olduğunu yorumlarına karşı çıkan Can Gürzap, oyuncunun televizyonda da oyunculuğunu tatmin ettiğini, sonuçta orada da yapılanın ‘‘acting-oyunculuk‘‘ olduğunu kaydetti.

‘‘Kim Bu?‘‘ oyunundan da bahseden deneyimli oyuncu, toplumlarda var olan, çocukluktan başlayan ve başa gelen her anlayışla tekrar şekillendirilen kimlik dayatmasını anlatmaya çalıştıklarını dile getirdi.

Gürzap, ‘‘(Kim Bu?), kimlik dayatması üzerine esprilerle dolu zaman zaman gerilime sahip bir oyun. Seyretmek lazım. Ben oyun anlatmaktan hoşlanmam. Oyun seyretmek içindir‘‘ ifadelerini kullandı. Oyuncu, rejisör, çevirmen, senaryo yazarlığı, konservatuvar ve diksiyon hocalığının yanı sıra geçmiş yıllarda devlet tiyatrolarında yöneticilik de yapan Can Gürzap, oyuncu ve rejisör kimliğiyle anılmak istediğini sözlerine ekledi.

Muhabir: Haber Merkezi