ABD‘nin Ankara Büyükelçisi Joseph Ricciardone, geçtiğimiz hafta yapılan Oda TV baskını sonrasında bir açıklama yaparak "Özgür basın" vurgusu yapmıştı. ABD elçisinin Diplomatik teamüllere aykırı olarak yapılan yorumundan sonra eski Jeffrey‘in de benzer bir yorum yaptığı ortaya çıktı. Ricciardone, Türkiye‘nin tıpkı ABD‘deki gibi "özgür basın" istediği yorumlarını yapmıştı.

ABD‘nin yeni elçisi Ricciardone‘nin ayağının tozuyla Oda Tv baskınını eleştirmesi tepki doğururken, eski elçi Jeffrey‘in de Ergenekon ve Balyoz tutuklamalarıyla ilgili ülkesiyle ciddi yazışmalar yaptığı ortaya çıktı. Washington tarafından yeni atanan ABD‘nin Ankara Büyükelçisi Joseph Ricciardone, ODA TV‘de yapılan arama sonrasında söz konusu internet sitesinin sahibi ve Hürriyet Gazetesi yazarı Soner Yalçın‘ın gözaltına alınması sonrası "Demokrasi için bazı temel koşullar var. Birincisi olarak medya özgürlüğüdür. Medyanın, basının özgür olması demokrasinin olmazsa olmaz şartıdır. Eleştirel de olsa basın özgür olmalıdır" yorumunu yapmıştı.

İç işlerimize karıştı

‘Türk halkının ABD‘de olduğu gibi özgür basın istediğini‘ söyleyen Ricciardone, "Biz de özgür basını destekliyoruz. Türkiye‘de hükümet de özgür basını desteklediğini söylüyor. Bir taraftan özgür basından söz ediliyor diğer taraftan gazeteciler nasıl gözaltına alınıyor, bunu anlamıyoruz. Gözaltılarla ilgili suçlamalar nedir, bunu bilmiyoruz" diyerek Türkiye‘nin iç işleriyle ilgili yorumlarda bulunmuştu. Balyoz Operasyonuyla ilgili "Konuyu yakından takip ediyoruz. Demokrasi için önemli suçlamalardan söz ediliyor ancak suçlamalar nedir tam olarak bilmiyoruz. Biz masumiyet karinesinin unutulmaması gerektiğine inanıyoruz" diyen Ricciardone‘nın söz konusu tavrının diplomatik teamüllere uygun olmadığı yorumları yapılmıştı. İddia edilen darbe planlarıyla ilgili yapılan soruşturmalarıyla ABD elçilerinin yakından ilgilendiği belirlendi. Wikileaks tarafından açıklanan ABD‘nin kozmik belgelerinden birinde ABD‘nin eski Büyükelçisi James F. Jeffrey‘in de görüşlerinin olduğu ortaya çıktı. Washington‘a Balyoz tutuklamalarını hakkında bilgi veren Jeffrey, "Resmi suçlama yapılması durumunda TSK‘nın bunlara yanıt vermek zorunda kalacağını ancak yeterli delil bulunmazsa, operasyonun "hükümete karşı geri tepeceği"ni söylemiş.

Ama ABD‘de böyle değil

ABD‘ye gönderdiği yazıda Türkiye ile ABD‘yi mukayese eden Jeffrey  "ABD‘de yasal sürecin uygulanması sırasında, geçerli kanıtlar bulunmadan ve dava açılmasına gerek olduğuna hükmedilmeden kimsenin gözaltına alınmadığını, tutuklanmadığını" kaydediyor. Jeffrey, Türkiye‘deki operasyonlarda buna dikkat edilmediğini, "Şüphelilerin otomatik silahlı polislerin yanında sürüklendiklerini" ve "basın önünde küçük düşürüldüklerini" öne sürerek, yapılan onca tutuklamaya rağmen, gözaltına alınanların birçoğunun delil yetersizliğinden serbest bırakıldığını iddia ediyor.

Muhabir: Haber Merkezi