Bugün Dünya Tiuyatro Günü. Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Anasanat Dalı bu yıl Ali Poyrazoğlu‘nun hazırladığı ulusal bildiri yerine Cüneyt Gökçer‘in 1982‘de yazdığı bildiriyle açma kararı aldı.

Gökçer bildirisinde "İyiyle kötünün, doğruyla yanlışın, barışla savaşın, sevgiyle nefretin, cömertlikle cimriliğin, dostlukla düşmanlığın ve daha sayılamayacak kadar çok düşünce ve duygunun anlatıldığı tiyatro, hayatın bir aynası, hayatın bir provası değil midir?" diyordu.

Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Anasanat Dalı, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü‘nde perdelerini, bu yıl Ali Poyrazoğlu‘nun hazırladığı ulusal bildiri yerine Cüneyt Gökçer‘in 1982‘de yazdığı bildiriyle açma kararı aldı.

Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Anasanat Dalı Başkanı Doç. Dr. Füsun Balkaya, Uluslararası Tiyatro Enstitüsünce 1961 yılında ilk kez ilan edilen 27 Mart Dünya Tiyatro Günü‘nde ücretsiz oyunların sahnelendiğini ve çeşitli etkinliklerin yapıldığını ifade etti. Birçok ülkede ulusal ve uluslararası etkinliklerle tiyatro sanatını bir kez daha gündeme getirmeyi hedefleyen bu günde dünya çapında başarıya imza atmış oyuncu, yönetmen, yazar gibi tiyatro adamlarının evrensel bildiriyi vermeye hak kazandıklarını anlatan Balkaya, ilk bildiriyi de 1962 yılında Jean Cocheau‘nun yazdığını söyledi.

Türkiye‘de ise ilk bildirinin 1978 yılında Muhsin Ertuğrul tarafından yazıldığını dile getiren Balkaya, şöyle devam etti: ‘‘Ulusal bildiride amaç sahne sanatları alanında dünya çapında bilgi ve uygulama alışverişini artırmak, gelişim sürecinde sanatsal yaratıcılığın ve üretimin gerekliliği konusunda toplumsal bilinci uyandırmak, insanlar arasındaki barış ve dostluğun sağlanmasına katkıda bulunmaktır.

1978‘den günümüze kadar baktığımızda Recep Bilginer, Cüneyt Gökçer, İrfan Şahinbaş, Sabahattin Kudret Aksal, daha yakın zamanlarda ise Ayşe Emel Mesci, Bozkurt Kuruç, Orhan Alkaya, Nedret Güvenç gibi önemli isimlerin bildirileri verdiğini görüyoruz.‘‘

Balkaya, Anasanat Dalı olarak bu yıl 27 Mart Dünya Tiyatro Günü‘nde Cüneyt Gökçer‘in 1982 yılında yazdığı bildiriyi okuma kararı aldıklarını söyledi. ‘‘Çünkü biz eski ustalarımızı özlüyoruz, onların düşüncelerini ve niteliklerini özlüyoruz‘‘ diyen Balkaya, şunları kaydetti:

‘‘Bildiri biraz bilimseldir, bilim ve sanatın örtüşmesidir. Ulusal bildiriyi verme amacında Türk sanatını belli bir yere taşımış olmak, uluslararası seviyede bulunmak ya da ulusal anlamda önemli bir şeyler yapmak gibi nitelikler var. Şimdiye kadar bu bildiriyi çok özel nitelikleri olan insanlar vermiş. Bana göre, ulusal bildiri, uluslararası bildiriden daha önemlidir. Çünkü bizim değerlerimiz o bildiride toplanıyor ve o değerlerin evrensele doğru uzanması sağlanıyor. Cüneyt Hocamız bunu başarmış. Onun için 27 Mart‘ta perdelerimizi hocamızın ulusal bildirisiyle açacağız. Bu kararımız öğrencilerimiz tarafından da alkışlarla kabul gördü.‘‘

Doç. Dr. Balkaya, 27 Martta Kafka‘nın ‘‘Dava‘‘ adlı oyununu sahneleyeceklerini bildirdi. Yönetmenliğini Erhan Gökgücü, koreografisini öğretim üyesi Vesile Çalıkoğlu‘nun yaptığı oyunda, Tiyatro Anasanat Dalı lisans öğrencilerinin rol aldığını anlatan Balkaya, dekor ve kostümler konusunda da Devlet Tiyatrosundan destek aldıklarını söyledi. Eserde, insanın tüm toplumda, dünyada hatta başta ailede tutuklu olduğunun anlatıldığını ifade eden Balkaya, şunları kaydetti: ‘‘Eserde Joseph K‘nin davasını herkesin bilmesi, onun kurtulmaya çalışma çabasında ise aynı oranda tepkisiz kalması, buradan ileri geliyor. Zaten bütün sıkıntı onun kabullenmesiyle başlamıştır. Kafka‘nın ‘Kafesin biri, bir kuş aramaya çıkmış. Dava‘da kuş Joseph K. ise kafes de adalettir‘ sözleri, oyunu tek cümleyle özetliyor.

Sevgiye ve barışa perde!

2009 yılında aramızdan ayrılan Türk tiyatrosunun usta ismi Gökçer‘in 1982 yılında yazdığı ‘‘27 Mart Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi‘‘ şöyle:

‘‘Tiyatro birlikte yaratılan, her gece yeniden bir araya gelerek var edilen bir sanat olayıdır. Ne yazarı ne rejisörü ne oyuncusu ne de seyircileri tek başlarına onu var edemezler. İster bir çatı altında ya da çatısız bir anfide, hatta bir parkta, bir bahçede o hep birlikte yaratılır. İste bu birleşme ve paylaşma başka hiçbir sanatta yoktur.

Tiyatro çağlar boyunca insanlara aynı anda nefes tutturan, aynı anda soluk verdiren, aynı anda güldüren, ağlatan, aynı anda düşündüren bir güçle, mucizeyle var olmuştur. O saat gelince aynı heyecanı paylaşmak için yüzlerce insan sözleşmişcesine tiyatroda buluşmak için evlerinden çıkarlar. Sahnenin gerisinde onları bekleyen, nefeslerini tutmuş ışıkçılar, dekorcular, oyuncular vardır. Salon ışıkları alınır. Açılan yalnızca bir perde değildir. O yeni bir dünyanın duvarı, sihirli bir aynanın buğusu ya da yeni bir ufkun sisidir. İşte bu anda her şey birlikte var olmuştur. Bu varoluştan mutlu bir doyum doğar. Sanatçı seyircisine duygu heyecan, düşünce verir. Seyirci bunları algıladığını sanatçısına hissettirir. İşte köprü kurulmuştur. Şimdi nabızlar tek bir kalbe bağlanmıştır. Nefes aynı nefestir.

İyiyle kötünün, doğruyla yanlışın, güzelle çirkinin, barışla savaşın, sevgiyle nefretin, cömertlikle cimriliğin, aşkla kinin, özveriyle bencilliğin, dostlukla düşmanlığın ve daha sayılamayacak kadar çok düşünce ve duygunun anlatıldığı tiyatro, hayatın bir aynası, hayatın bir provası değil midir? Burada gerçek hayatla kaynaşan tiyatronun gerçeği ortaya çıkar. İşte bunun için bize ayna olan, bize yeni bir dünya, yeni bir ufuk açan, bizi insana yakışan yüce duygu ve düşüncelerde birleştiren tiyatro, toplumsal bir mucizedir. İşte bunun için birleşmeye en çok muhtaç olduğumuz bu dönemde tiyatronun işlevi daha da büyük bir anlam kazanır. Artık sokaklarda insanlar birbirlerini öldürmüyor, artık kimse korkuyla kapısını örtmüyor.

Bu huzur ortamı içinde 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü‘nü kutluyor, her zaman olduğu gibi sevgiye, barışa, dostluğa perdelerimizi açıyoruz.‘‘

Şehir Tiyatroları‘nda ücretsiz gösterimler

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, "27 Mart Dünya Tiyatro Günü"nü 8 sahnesinde 12 oyunuyla kutlayacak. "27 Mart Dünya Tiyatro Günü" nedeniyle İBB Şehir Tiyatroları‘nda 27 Mart 2010 Pazar günü Tehlikeli İlişkiler, Ben Sinema Artisti Olmak İstiyorum, Arzunun Onda Dokuzu, Zırhlı Kurt, Buluşma Yeri, Dullar, Doğum Günü Partisi, Boya Benek, Pırtlatan Bal, Karagöz Balıkçı, Cambazhane, Sokak Kedileri adlı oyunlar ücretsiz olarak seyredilebilecek.

"27 Mart Dünya Tiyatro Günü", ilk kez 1961 yılında Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (International Theatre Institute) tarafından kutlanmaya başlandı. Uluslararası Tiyatro Enstitüsü, kutlama çerçevesinde dünya çapında başarı kazanmış bir oyuncu, yönetmen ya da yazarın kaleme aldığı uluslararası bir bildirinin yayınlanmasına karar verdi. İlk "27 Mart Dünya Tiyatro Günü" bildirisi, 1962‘de Fransız şair, oyun yazarı ve film yönetmeni Jean Cocteau tarafından kaleme alındı. Uluslararası Tiyatro Enstitüsü‘nün 1977‘de yapılan kongresinde Türkiye Merkezi‘nin, uluslararası bildirinin yanı sıra ülkelerin kendi özgün bildirilerinin de yazılması önerisi kabul gördü. Türkiye Ulusal Tiyatro Bildirisi ilk defa 1978 yılında ustamız Muhsin Ertuğrul tarafından yazıldı.

Bu yılki uluslararası bildiri Uganda‘dan oyun yazarı, oyuncu, yönetmen ve akademisyen Jessica A. Kaahwa; ulusal bildirisi ise tiyatro sanatçısı, yazar, yönetmen, oyuncu Ali Poyrazoğlu tarafından kaleme alındı.

27 Mart 2011 tarihinde İBB Şehir Tiyatroları‘nın 8 sahnesinde sahnelenecek 12 oyunundan önce Jessica A. Kaahwa‘nın hazırladığı Uluslararası Dünya Tiyatro Günü Bildirisi ve Ali Poyrazoğlu‘nun hazırladığı Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi, 19 sanatçımız tarafından okunacak.

"27 Mart Dünya Tiyatro Günü" bildirilerini; Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi‘nde, saat 11.00‘de Seza Güneş‘in yazıp yönettiği Cambazhane oyunundan önce sanatçımız Yonca İnal Eğilmezbaş; saat 15.00‘te Fitzgerald Kusz‘un yazdığı, Hülya Karakaş‘ın yönettiği Dullar oyunundan önce sanatçılarımız Güzin Özyağcılar ve Serdar Orçin; Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi‘nde, saat 15.00‘te Duşan Kovaçeviç‘in yazdığı M. Nurullah Tuncer‘in yönettiği Buluşma Yeri oyunundan önce sanatçılarımız Sezai Aydın ve Bennu Yıldırımlar;

Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi‘nde saat 15.00‘te Choderlos de Laclos romanından Christopher Hampton‘un uyarladığı Aleksandar Popovski‘nin yönettiği Tehlikeli İlişkiler oyunundan önce sanatçılarımız Tomris İncer ve Levent Üzümcü; Kâğıthane Sadabad Sahnesi‘nde, saat 15.00‘te Heather Raffo‘nun yazdığı Arif Akkaya‘nın yönettiği Arzunun Onda Dokuzu oyunundan önce sanatçılarımız Taner Barlas ve Hasibe Eren; Kadıköy Haldun Taner Sahnesi‘nde, saat 11.00‘de Özgür Atkın ve Ceren Hacımuratoğlu‘nun yazdığı Özgür Atkın‘ın yönettiği Karagöz Balıkçı oyunundan önce sanatçımız Aslı Nimet Altaylar; saat 15.00‘te Tarık Günersel‘in yazdığı Erol Keskin‘in yönettiği Zırhlı Kurt oyunundan önce sanatçılarımız Erol Keskin ve Sevinç Erbulak;

Ümraniye Sahnesi‘nde saat 11.00‘de Reha Bilgen‘in yazdığı Ragıp Yavuz‘un yönettiği Sokak Kedileri oyunundan önce sanatçımız Zümrüt Erkin; saat 15.00‘te Harold Pinter‘in yazdığı, Yıldıray Şahinler‘in yönettiği Doğum Günü Partisi oyunundan önce sanatçılarımız Cem Davran ve Özge Borak; Fatih Reşat Nuri Sahnesi‘nde saat 11.00‘de Gökçe Okay Delagrange‘nin yazdığı Ece Okay‘ın yönettiği Boya Benek oyunundan önce sanatçımız Mana Alkoy; saat 15.00‘te Neil Simon‘un yazdığı S. Bora Seçkin‘in yönettiği Ben Sinema Artisti Olmak İstiyorum oyunundan önce sanatçılarımız Erhan Yazıcıoğlu ve Özge Özder; Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Çocuk Sahnesi‘nde saat 11.00‘de Aziz Nesin‘in yazdığı Haşmet Zeybek‘in yönettiği Pırtlatan Bal oyunundan önce sanatçımız Betül Kızılok Bavli okuyacak.

26 sahnede 26 farklı oyun

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ‘27 Mart Dünya Tiyatro Günü‘nde 26 değişik sahnede, 26 değişik oyunu ücretsiz sahneleyecek. Devlet Tiyatrolarından yapılan yazılı açıklamaya göre, DT‘nin 11 bölgedeki 24 sahnesinde ve 2 turne sahnesinde ücretsiz temsil edeceği oyunlar şöyle: ‘‘Ankara Devlet Tiyatrosu: Büyük Tiyatro‘da ‘Kerbela‘, Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi‘nde ‘Dün Gece Yolda Giderken Çok Komik Bir Şey Oldu‘, Şinasi Sahnesi‘nde ‘Bir Savaş Hikayesi‘, Küçük Tiyatro‘da ‘Kahramanlar Öldü mü?‘‘, Akün Sahnesi‘nde ‘Bir Delinin Hatıra Defteri‘‘, Altındağ Tiyatrosu‘nda ‘İçlerinden Hangisi‘, Stüdyo Sahnesi‘nde ‘İşte Baş İşte Gövde İşte Kanatlar, İstanbul Devlet Tiyatrosu: Cevahir Salon 1‘de ‘Bırdy‘, Cevahir Salon 2‘de ‘Karanlık İşler‘, Üsküdar Stüdyo Sahne‘de ‘Baştan Çıkarma‘, Küçük Salon‘da ‘İki Çarpı İki‘, Küçük Çekmece DT‘de ‘Ne Dersin Azizim‘, Ahmet Mithat Efendi Kültür Merkezi Feridun Karakaya Sahnesi‘nde ‘Pir Sultan Abdal‘, Tekirdağ‘a yapacağı turnede ‘Herkes Sihirbaz Olacak, İzmir Devlet Tiyatrosu: Konak Sahnesi‘nde ‘Şili‘de Av‘, Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi‘nde ‘Barut Fıçısı‘, Konak Melek Ökte Sahnesi‘nde ‘Kadın ile Memur‘,

Bursa Devlet Tiyatrosu: AVP Sahnesi‘nde ‘Özgürlük Oyunu‘, Trabzon Devlet Tiyatrosu: Atapark Haluk Ongan Sahnesi‘nde ‘‘III. Richard‘‘, Ordu Kültür Sanat Merkezi‘ne yapacağı turnede ‘Ben Feuerbach‘,

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu: Orhan Asena Sahnesi‘nde ‘Görünmeyen‘, Antalya Devlet Tiyatrosu: Haşim İşcan Kültür Merkezi Sahnesi‘nde ‘Sırça Kümes‘, Erzurum Devlet Tiyatrosu: Devlet Tiyatrosu Sahnesi‘nde ‘Asiye Nasıl Kurtulur‘, Konya Devlet Tiyatrosu: Devlet Tiyatrosu Sahnesi‘nde: ‘Suskunlar Kapısı‘, Sivas Devlet Tiyatrosu: Atatürk Kültür Merkezi Sahnesi‘nde ‘‘Bekçi Murtaza‘, Van Devlet Tiyatrosu: Kültür Merkezi Sahnesi‘nde ‘Masanın Altında‘ oyunu.‘‘

Muhabir: Haber Merkezi