Kırşehir‘deki derleme çalışmaları kapsamında 1982 yılında kayıt edilen Muharrem Ertaş‘ın anlatımıyla ‘‘Arzu ile Kamber‘‘in hikayesi CD ve ses deşifresinin yazılı bulunduğu kitapçık olarak hazırlandı. Aşıklık geleneğinin hikayeli türkü dalında en yetkin temsilcilerinden olan Muharrem Ertaş‘la yapılan görüşme, ağız özelliklerinin anlaşılır olabilmesi için bir ölçüde düzenlendi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezindeki arşivlerini gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Kırşehir‘deki derleme çalışmaları kapsamında 1982 yılında kayıt edilen Muharrem Ertaş‘ın anlatımıyla ‘‘Arzu ile Kamber‘‘in hikayesi CD ve ses deşifresinin yazılı bulunduğu kitapçık olarak hazırlandı. Aşıklık geleneğinin hikayeli türkü dalında en yetkin temsilcilerinden olan Muharrem Ertaş‘la yapılan görüşme, ağız özelliklerinin anlaşılır olabilmesi için bir ölçüde düzenlendi.

Kırşehir Turizm Müdürlüğünde 27 Mayıs 1982‘de yapılan kayıt, o zamanki adıyla Milli Folklor Araştırma Dairesi‘nden Sabri Uysal ve araştırmacılar Akın Konak ve İsmet Doğan‘ın katılımıyla gerçekleştirildi. Kayıt makara teypte dokuz buçuk devirde ve elektrikle yapıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma Eğitim Genel Müdürü Mahmut Evkuran, Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi‘nde 1966 yılından günümüze kadar halk kültürü konusunda belge niteliği taşıyan ses bandı, fotoğraf, slayt, belgesel video bant, yazılı belge, nadir eser, nota, plak, mikro film, belgesel film, etnografik eşya malzemeleri ve alan araştırmalarının satın almaya veya bağış yoluyla arşivlendiğini söyledi.

Kaydı yapılan belgelerin büyük çoğunluğunun alan araştırmaları sırasında folklor araştırmacılarınca derlenen ses kaydı, belgesel video çekimi, fotoğraf ve yazılı belgeler gibi verilerden oluştuğunu anlatan Evkuran, merkezde yer alan söz konusu eserlerden bir bölümünün 2010 yılında projelendirilerek 2011 yılı başında kamuoyuna sunulduğunu kaydetti.

Bozlağın efsane ismi Muharrem Ertaş‘a ait bir bant kaydını sunmaktan özel bir mutluluk duyduklarını ifade eden Evkuran, ‘‘Bu folklor araştırmacılarımızın görev aldığı bir yayın projesi. Aşıklık geleneğini taşıma konusunda son derece önemli bir yeri olan Muharrem Ertaş‘la yapılan ve Bakanlığımızın arşivine kazandırılan bir belge vardı. Bunun üzerinde çalışma yaparak öncelikle CD‘ye dönüştürdük ve bir kitapçık hazırladık‘‘ dedi.

Büyük usta Ertaş‘ın sesinden ‘‘Arzu ile Kamber‘‘ hikayesinin ilk kez kamuoyuna sunulduğunu anlatan Evkuran, ‘‘Bu çalışma aynı zamanda Genel Müdürlüğümüz Halk Kültürü ve Bilgi ve Belge Merkezindeki ses kayıtlarına da bir örnek oluşturmaktadır. Arşivimizin tanıtılması son derece önemli. Özel projelerimizi ürüne dönüştürerek eğitici materyal ihtiyacını karşılama yönünde bir çalışma başlattık. Bu çalışmaların özellikle geleneksel sözlü kültürle ilgilenen akademisyenlere ve araştırmacılara kaynak oluşturacağını düşünüyorum‘‘ diye konuştu.

Yapımcılığını Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünün üstlendiği çalışma Doğanay Çevik tarafından hazırlandı, Sabri Uysal tarafından derlendi. Proje ekibinde Hilal Aydın yer alırken, çeviri Çağlar Diri‘ye ait çalışmanın kapak fotoğraf Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezinden Çetin Çelik tarafından hazırlandı.

Kitapçık ve CD‘de yer alan ‘‘Arzu ile Kamber‘‘ hikayesinden bir bölüm şöyle:

‘‘Oduncu koca ve karısı, odunculukla geçimini sağlayan çok fakir bir ailedir. Odun kesmeye giden oduncu koca, Kel Vezir adlı hükümrana ait koruda göçebelerin bir taşın kenarına bıraktıkları yeni doğmuş bir erkek bebek bulur ve evine getirir.

Bir süre sonra oduncunun hamile olan karısının bir kız çocuğu olur. Bu fakir kadının doğumuna yardım eden melaikeler kız çocuğuna Arzu, eve gelen erkek bebeğe ise Kamber adına verip onları birbirlerine nişanlar...

Zaman geçer Arzu ile Kamber birlikte okula başlarlar. Birbirlerine sevdalanan Arzu ile Kamber‘in aşklarının simgesi, isimlerinin yazılı olduğu ve küçükken Arzu‘nun koluna takılan bileziktir. Bir gün Arzu‘yu çeşme başında su doldururken gören Kel Vezir‘in oğlu Arzu‘ya aşık olur ve bu aşk vezirin oğlunu hasta eder.

Kel Vezir‘in oğlunun Arzu‘ya olan aşkını öğrenen ‘cazı karı‘ durumu vezire anlatır. Kel Vezir, oduncu babadan Arzu‘ya oğlunu ister. Oduncu baba önce kızının Kamber‘e ‘vergili‘ olduğunu söylese de karısının Arzu için alacakları para için ısrarı nedeniyle bu evliliği onaylar. Aşklarından vazgeçmeyen Arzu ve Kamber‘i birbirinden ayırmak isteyen Arzu‘nun annesi ‘cazı karı‘nın yardımına başvurur ve ikisini süt kardeş kılmak için sütünü sağdığı yemeği Kamber‘e yedirmek ister. Bu durumun farkına varan Arzu, Kamber‘i uyararak yemeği yemesini önler. Anne ve ‘cazı karı‘ başka bir yönteme başvurarak bir davet verir ve Kamber‘i zehirlemek ister.‘‘

Hikaye boyunca Arzu ve Kamber‘in birbirlerine söyledikleri türküler hikaye örgüsünü güçlendiren en önemli ögeler olarak biliniyor.

Muhabir: Haber Merkezi