Eyüp Sultan, ölümünün 1339‘uncu yılında, etkinliklerle anılacak.
Konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamaya göre, Eyüp Sultan Sibyan Mektebi, Eyüp Sultan gönüllülerince düzenlenecek anma etkinlikleri kapsamında, sergi, film ve dia gösterimleri yapacak.
İmarethane karşısındaki Eyüp Sultan Sibyan Mektebi, fakir ailelerin çocukları için yaptığı rehabilitasyon ve eğitim faaliyetleri ile resim, ney, Arapça, İngilizce, Osmanlı Türkçesi ve ‘‘Dedelerinizin mezar taşlarını okumak ister misiniz?‘‘ adlı seminerleriyle hizmet vermeye devam edecek.
Gönüllü hizmet anlayışıyla faaliyet gösteren Eyüp Sultan Sibyan Mektebi, yaptığı sanatsal çalışmaları, hazırladığı çeşitli programlarla halkın beğenisine sunacak.
Eyüp Sultan‘ın ölüm yıl dönümü anma etkinlikleri kapsamında, yarın, Tomurcuk Ayşe Doğan, ‘‘Ebru Uygulaması ve Gösterimi Programı‘‘nı sunacak.
Eyüp Sultan için 6 Mayıs Cuma günü helva dağıtılacak ve karma serginin açılışı gerçekleştirilecek. 7 Mayıs‘ta, şef Semanur Demirci yönetimindeki Sıbyan Mektebi Çocuk Korosu konser verecek, yazar İsmail Bilgin ‘‘Medine Müdafası ve Fahrettin Paşa‘‘ konulu konferansta konuşacak.
Ömer Faruk İbrahimoğlu ney korosu 8 Mayıs Pazar günü konser verecek, çocuklara kitap dağıtılacak, yazar Dursun Gürlek ‘‘İstanbul‘un Efendisi Eba Eyyüb El-Ensari Hazretleri‘‘ konulu konferansta konuşacak. 9 Mayıs‘ta Mihrişah Valide Sultan Sıbyan Mektebi‘nde hattat-yazar Ömer Faruk Dere ‘‘Mezar Taşlarını Okuma ve Araştırma‘‘ adlı kitabını tanıtacak. 10 Mayıs‘ta, araştırmacı-kimyager Prof. Dr. Mustafa Nutku ‘‘Helal Gıda, Çocuklarımız ve Biz‘‘ konulu konferans verecek, yönetmen Yücel Çakmaklı anısına ‘‘Kabe Yollarında‘‘ adlı belgesel film gösterilecek.
Hazreti Muhammed‘e dedesi Abdülmuttalip Efendi‘nin annesi tarafından akraba olan Hazreti Halid Ebu Eyyüb El-Ensari, hicretten iki yıl önce Müslüman oldu.
Hicretten sonra Hazreti Muhammed‘i evinde 7 ay misafir ettiği için ‘‘Mihmandar-ı Resul‘‘ unvanıyla da anılan Ebu Eyyüb El-Ensari, aynı zamanda muhafızlığını da yaptığı için ‘‘Alemdar-ı Resul‘‘ payesini de kazandı.
668 yılında İstanbul‘a yapılan sefere İslam ordusuyla birlikte katılan Ebu Eyyüb El-Ensari, 90 küsur yaşında hasta bedeniyle binlerce kilometre zorlu yolculuktan sonra İstanbul surlarına kadar geldi ama hastalığı ağırlaşınca 669 yılında vefat etti ve surlara yakın bir yere defnedildi.
Emeviler‘in 669 yılındaki Konstantiniyye kuşatmasına katılan ve hastalanarak vefat eden Ebu Eyyüb El-Ensari‘nin vasiyeti üzerine, İslam ordusunun ulaşabildiği en ileri noktada defnedildiği kabul ediliyor.
Emevi ordusu çekildikten sonra Bizanslılar‘ın kabrin korunmasına özen gösterdikleri, üzerine dört sütunla taşınan bir kubbe yaptırdıkları ve geceleri burada kandil yaktıkları rivayet ediliyor.
Başka bir rivayete göre, kıtlık ve darlık zamanlarında medet umulan bir ziyaretgah haline gelen türbede bulunan kuyu ile bağlantılı olduğu sanılan pınarın, hastaları iyileştirdiğine inanılıyor.
Eyüp Sultan Türbesi, İstanbul‘un fethinden sonra başlatılan gelenekle, tahta yeni çıkan Osmanlı padişahlarının törenle kılıç kuşandıkları yer olarak da büyük önem taşıyor.



