İşgalci İsrail, perde arkasında yürütülen sözde ateşkes müzakerelerine rağmen Lübnan’daki katliam çemberini genişletmek için sinsi hamleler yapmaya devam ediyor.
Siyonist çete lideri Binyamin Netanyahu’nun, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile gerçekleştirdiği gizli telefon görüşmesinde, başkent Beyrut dahil olmak üzere Lübnan geneline yönelik saldırıları artırmak için talepte bulunduğu ortaya çıktı.
Katliam ortağı Washington yönetiminin ise bu küstah talep karşısında eskisinden "daha esnek ve açık" bir tutum sergilediği bildirildi.

- WASHİNGTON'DAN KATLİAMA "ESNEK" YEŞİL IŞIK!
İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun ismini açıklamayan üst düzey bir İsrailli yetkiliye dayandırdığı habere göre, Netanyahu ile Rubio arasındaki telefon trafiğinde Lübnan topraklarına yönelik işgal ve saldırı stratejileri ele alındı.
Netanyahu'nun görüşmede, Beyrut'un Hizbullah için bir "korunaklı/güvenli bölge" olarak algılanmasının Tel Aviv yönetimi tarafından asla kabul edilemeyeceğini öne sürerek, başkenti de içine alacak daha büyük bir bombardıman dalgası için onay istediği iddia edildi.
Her fırsatta barış hamisi rolüne soyunan ABD yönetiminin ise Siyonist rejimin bu vahşi talebine karşı oldukça "esnek" yaklaşarak katliamın büyümesine zemin hazırladığı belirtildi.
Söz konusu kirli pazarlığa dair iki ülkenin resmi makamlarından ise henüz bir açıklama gelmedi.

- ÇEKİLME BAHANESİYLE "İÇ SAVAŞ" VE SİLAHSIZLANDIRMA TUZAĞI!
Diğer yandan, Siyonist rejimin devlet televizyonu KAN'ın ABD'li kaynaklara dayandırdığı bir başka iddia, işgalcilerin Lübnan üzerinde kurmak istediği sinsi planı gözler önüne serdi.
Tel Aviv yönetiminin, Lübnan ordusunun Hizbullah'a karşı operasyonlarını artırması ve direnişi silahsızlandırması şartıyla, işgal ettiği alanlardan "kademeli olarak çekilmeyi" teklif edeceği ileri sürüldü.
İslam coğrafyasını kendi içinde çatıştırmayı hedefleyen bu tehlikeli teklifin, 2 ve 3 Haziran tarihlerinde Washington'da gerçekleştirilecek olan 4'üncü tur müzakerelerde Lübnan tarafının önüne dayatılacağı iddia ediliyor.

- İŞGAL, İHLAL VE DİRENİŞ HATTINDA YAŞANANLAR!
Siyonist rejim, masada diplomatik oyunlar oynarken sahada sivil katliamlarına ve ateşkes ihlallerine fütursuzca devam ediyor. 2 Mart'tan bu yana süregelen işgal ve saldırı hareketliliğinin kronolojik seyri ise batılı güçlerin ve Siyonistlerin iki yüzlü politikasını net bir şekilde özetliyor:
Barbarlığın Başlangıcı ve Büyük Göç
2 Mart
İşgalci İsrail ordusu Lübnan'a yönelik yoğun hava saldırıları başlatarak güneydeki birçok beldeyi tanklarla işgal etti. Lübnan hükümeti, bu süreçte 1 milyondan fazla sivilin evlerini terk ederek yerinden edildiğini duyurdu.
Trump'tan Sözde Ateşkes Açıklaması
24 Nisan
ABD Başkanı Donald Trump, 17 Nisan tarihinde yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin sahada somut bir netice doğurmamasına rağmen 3 hafta daha uzatıldığını ilan etti.
Üçüncü Tur ve 45 Günlük Karar
14-15 Mayıs
ABD arabuluculuğunda yürütülen 3'üncü tur görüşmeler neticesinde, ateşkesin 17 Mayıs itibarıyla 45 gün daha uzatılmasına ve haziran başında dördüncü tur müzakerelerin yapılmasına karar verildi.
Netanyahu'dan 'Saldırıları Artırın' Talimatı
25 Mayıs
Sözde ateşkese rağmen Siyonist lider Netanyahu, kameraların karşısına geçerek orduya Lübnan'a yönelik vahşi saldırıların daha da artırılması yönünde açık talimat verdi.
Beyrut'ta Ateşkes Delindi
28 Mayıs
İsrail ordusu, Trump yönetiminin baskısı nedeniyle vuramadığı iddia edilen başkent Beyrut'un güneyindeki Şuveyfet bölgesine ağır bir hava saldırısı gerçekleştirerek ateşkesi tamamen boşa çıkardı.
Masada Kirli Pazarlık Zamanı
2-3 Haziran
Tarafların Washington'da 4'üncü tur müzakereler için bir araya gelmesi ve İsrail'in Lübnan ordusunu direnişe karşı kışkırtan kademeli çekilme planını masaya getirmesi bekleniyor.

- İNSANİ BİLANÇO AĞIRLAŞIYOR!
Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı son verilere göre, Siyonistlerin barbarca saldırıları neticesinde bugüne kadar 3 bin 371 Lübnanlı sivil yaşamını yitirdi, binlerce insan yaralandı.
Katil İsrail ordusu güneyde ev yıkımlarına ve nokta atışı suikastlara devam ederken; İslami Direniş unsurları (Hizbullah) ise ateşkesi her fırsatta ihlal eden işgalci birlikleri kendi topraklarında hedef almaya ve direnmeye devam ediyor.



