Ülkemiz dahil tüm dünyada artan nüfus, sanayileşme, kadının çalışma hayatına girmesi, toplumun hayat standartlarını yükseltme arzusu vb. gibi sebeplerden dolayı hazır gıda sanayisi gelişmeye başladı.
Gıda sanayisinde ise istenilen zamanda, her zaman aynı kalitede, bozulmadan gıda üretimi sağlamak amacıyla kendi gıda olmayan ancak gıdalara uygulanan işlem gereği kullanılması zorunlu olan bazı maddelerden söz edilmeye başlandı. Tüketime sunulmadan önce bilinçli ve amaçlı olarak katılan bu maddelere gıda katkı maddeleri denilmektedir. Buradan da anlaşıldığı gibi gıda katkı maddeleri ambalajlı hazır gıdalar için gereklidir.
Gıda katkı maddeleri yapay olabildikleri gibi doğal ya da doğala özdeş maddelerden de oluşabilmektedir.
Gıda katkı maddeleri dünyada 180‘den fazla ülkenin kabul ettiği bir sistem olan JECFA (WHO-Dünya Sağlık Örgütü ve FAO-Gıda Tarım Örgütü tarafından oluşturulmuş ortak uzmanlar kurulu) tarafından numaralandırılır. Bu numaraların başında ‘‘Europe(Avrupa)‘‘ manasına gelen ‘‘E‘‘ kodu bulunmaktadır ve bu şekilde anılmaktadır. Ülkemizde ise bu düzenlemelerden yaralanarak Türk Gıda Kodeksi Yürürlüğü oluşturulmuştur ve bu yürürlük Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı‘nın ilgili denetleme birimleri ile kontrol edilmektedir.
Halk arasında E koduyla ilgili ‘‘kanser yapıcı madde olmak‘‘ gibi bazı yanlış anlaşılmalar mevcuttur. Ancak daha öncede belirttiğimiz gibi E kodu sadece bir tanımlamadır. Yararlı da olsa zararlı da olsa aynı kodlama ile anılacaktır. Burada bilinmesi gereken hazır gıda maddesinin ambalajı üzerindeki etiket bilgilerinde hangi numaralı katkı maddesinin bulunduğu ve bu numaraların karşılığı olan katkının nereden temin edildiği ve sağlığa zararlı olup olmamasıdır.
Gıda maddelerinde kullanılan katkı maddelerinin
E 100 - E 199 arasındakiler... renklendiriciler
E 200 - E 299 arasındakiler... koruyucu maddeler olarak kullanılmaktadır.
Hayvandan elde edilen katkı maddeleri ülkemizde üretildiği gibi dışarıdan da ithal edilmektedir. Domuz eti ülkemizde de ne yazık ki kasaplık et sınıfında olduğu için gıda sanayisinde diğer tüm kasaplık hayvanlar gibi eti kadar derisi, kılları ve hatta kanı dahi kullanılabilmektedir. Bu durum hayvansal katkılı gıda maddelerinde domuz menşeinin bulunup bulunmaması konusunda nüfusunun % 90‘ı Müslüman olan ülkemizde helal beslenme konusunda risk oluşturmaktadır.
Ambalaj üzerinde ürün katkı maddesinin menşeinden bahsedilmemesinden ötürü E kodlu hayvansal kaynaklı olan her katkı maddesi maalesef risk taşıyabilmektedir. Ambalajlı ürünlerde katkılama maalesef kaçınılmazdır. Bu nedenle ürün içerisinde katkı maddelerinin ne anlama geldiğini bilebilmekte mümkün olamayacağı için günlük yaşantımızda katkısız, daha doğala yakın gıda ürünlerini tüketmek daha faydalı olacaktır.



