Belki çok partili demokrasi tarihimizin en uzun seçim kampanyası dönemlerinden birindeyiz; evet adı konmamış da olsa en fazla 18 ay sürecek bir seçim kampanyası dönemine girdik bile.
Bu kampanyayı aynı anda bütün siyasi partilerimiz birden başlattı. Muhalefet, kısa bir süre önce erken seçimi dile getirir oldu; iktidar erken seçim ihtimalini dışladı ve birden bire seçim atmosferine girdik. Ben hep Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın bu türden sözlerini ciddiye aldım, son olarak Pazar sabahı yaptığı TRT söyleşisinde seçimin Temmuz 2011‘de yapılacağını, belki zamanının günler veya haftalarla oynayabileceğini söyledi. Yani evet, 18 ay sonra seçim yapılacak Türkiye‘de. Ve benim gördüğüm kadarıyla Başbakan Erdoğan en azından üç haftadır sanki seçim kampanyasında konuşur gibi konuşuyor, iktidarlarının son yedi yıldır yaptıklarının muhasebesini çıkarıyor sürekli.
Yakında Başbakanın düzenli yurt gezilerine miting programları da eklendiğini görmeye başlayacağız. Mitinglerde demokratik açılımı anlatacak, başka şeyler anlatacak. Muhalefetin bu dönemde, daha doğrusu bu 18 aylık uzun kampanya döneminin bu ilk aylarında ne yapacağı, nasıl bir strateji izleyeceği bilinmiyor. Ama erken seçim talep etmekten vazgeçip zaten seçim ilan edildiğini varsayarak meydanlara çıkmaları, sanki onlar için daha akıllıca. Bunlar siyasetin gerçekleri...
Mesele şu: Siz, ben, biz normal vatandaşlar 18 ay sürecek bu kampanya dönemine, onun yaratacağı ekstra kutuplaşmaya, gerginliğe hazır mıyız? Bunu kaldırabilir miyiz? Meclis‘teki yumruklu kavgayı da, siyasi gündemin diğer sözlü kavgalarını da bu çerçevede görmek gerekir bence. Çok zorlu bir 18 ay bekliyor bu ülkeyi.