Dünyanın gözü önünde atılan imzalar sahadaki kanı durdurmaya yetmedi. Silah seslerinin susması ve insani yardımın önünün açılması umuduyla bekleyen siviller için ateşkes, sadece kağıt üzerinde kalan bir kelimeden ibaret. Sığınaklarda ve çadır kentlerde hayatta kalma mücadelesi veren Gazzeliler, her yeni güne bomba sesleriyle uyanmaya devam ederken, ortaya çıkan son tablo yaşanan insani dramın vahametini bir kez daha gözler önüne serdi.
Tablo Giderek Ağırlaşıyor
Gazze’deki hükümetin Medya Ofisi tarafından paylaşılan yazılı açıklama, bölgedeki dehşetin boyutlarını resmi rakamlarla ortaya koydu. 10 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından 31 Mayıs'a kadar geçen 232 günlük süre adeta mercek altına alındı. Rapora göre, İsrail güçleri bu zaman diliminde ateşkesi 3 bin 76 kez deldi.
Namluların gölgesinde geçen bu süreçte 932 kişi hayatını kaybederken, 2 bin 859 kişi yaralandı. Baskınlarda 82 kişi ise alıkonularak bilinmeze sürüklendi.
Yardım Krizinde İnanılmaz Rakamlar
Mutabakatın en kritik maddelerinden biri olan insani yardım koridoru da fiilen tıkanmış durumda. Anlaşma şartlarına göre bölgeye günde 600, haftada ise 4 bin 400 tır dolusu temel yaşam malzemesinin girmesi gerekiyordu. Ancak evdeki hesap sahaya uymadı.
Söz konusu dönemde Gazze Şeridi'ne 139 bin 200 yardım tırının girmesi öngörülürken, İsrail yalnızca 50 bin 636 tırın geçişine onay verdi. Taahhüt edilen miktarın sadece yüzde 36'sına tekabül eden bu durum, Refah Sınır Kapısı'nın çift yönlü açılması yükümlülüğünün büyük oranda hiçe sayıldığını net bir şekilde kanıtlıyor.
Tahliyeler Durma Noktasında
Bölgedeki sağlık sistemi çökerken, acil tedavi bekleyen yaralıların ve sivillerin umutları da sınır kapılarında tükeniyor. Mutabakat kapsamında 17 bin 800 kişinin bölgeden tahliye edilmesi kararlaştırılmıştı. Ne var ki, bugüne kadar sadece 5 bin 836 kişinin çıkışına izin verildi.
Beklenen rakamın yüzde 32'sinde kalan bu tabloya sert tepki gösterildi. Gazze hükümeti, mevcut durumu İsrail'in "seyahat özgürlüğünün kısıtlanması politikasının sürdürülmesi" olarak tanımlayarak uluslararası topluma acil müdahale çağrısında bulundu.


