Gazze kentinin batısındaki Sevafir Okulu yerleşkesinde kurulan eğitim çadırında, akıllara durgunluk veren bir vahşet kayıtlara geçti. Üç senedir bombaların gölgesinde hayatta kalma mücadelesi veren küçük çocukların sadece birkaç harf öğrenebilmek amacıyla sığındığı bez çadırlar, kanlı bir bilançoya sahne oldu. Zikim yönünden açıldığı tahmin edilen ateş sonucu sınıftaki masalar kana bulandı; eğitim heyecanıyla yola çıkan altıncı sınıf öğrencisi Halid’in hayalleri ameliyat masasında son buldu.
"İlk başta taş sandım, her yer kan oldu"
Filistin Kızılayı'na bağlı Kudüs Hastanesinde acil operasyona alınan 11 yaşındaki Halid el-Eşrem'in bileğine saplanan kurşun zorlu bir müdahaleyle çıkarıldı. Yaşadığı şoku uzun süre üzerinden atamayan küçük çocuk, sınıfta arkadaşlarıyla yazı yazdığı sırada eline sert bir cismin isabet ettiğini belirterek o dehşet anlarını anlattı.
Olayın ilk saniyelerinde ne olduğunu kavrayamadığını aktaran Halid'in ağzından şu sözler döküldü:
"İlk başta taş sandım. Sonra elime baktığımda her yer kan olmuştu. Masanın da kana bulandığını gördüm. Daha sonra elime kurşun isabet ettiğini anladım."
Okul müdürünün çabasıyla dışarı çıkarılan ve sağlık ekiplerinin müdahalesiyle hastaneye kaldırılan küçük öğrencinin sözleri, bölgede çocuk olmanın ağırlığını bir kez daha hissettirdi.
3 yıllık okul hasreti faciayla bitti
Çadırda yaşamanın ve doğru düzgün bir okul bulamamanın getirdiği zorluklara dikkat çeken Halid, yıllar sonra bir sınıf ortamına girmenin sevincini sadece birkaç saniye yaşabildiğini kaydetti. Sürekli ölüm korkusuyla yaşadıklarını vurgulayan talihsiz çocuk, yürekleri burkan şu ifadeleri kullandı:
"Şimdi başım dönüyor. Çok korkuyorum. Zaten çadırda yaşıyoruz, doğru düzgün bir okulumuz da yok. Eğitimimizi çadırlarda almaya çalışıyoruz. Bir çocuk eğitim çadırına giderken neden elinden vurulsun? Benim suçum neydi? Üç yıldır eğitimden mahrum kaldım çünkü gidecek bir okul bulamıyordum. Bugün sonunda eğitim alabileceğim bir yer buldum ama bu kez de yaralandım."
Baba Eşrem isyan etti: Sadece ders çalışmaya gitti!
Aylardır çocuklarının eğitim alabileceği güvenli bir nokta arayan baba Şehade el-Eşrem ise haberi aldığında neye uğradığını şaşırdı. Evlatlarının en verimli yıllarını savaşın gölgesinde kaybettiğini belirten acılı baba, kafalarındaki en büyük endişenin çocukların geleceği olduğunu söyledi.
Çocuklarının 11-12 yaşına geldiğini ve hayatlarının son üç yılının tamamen boş geçtiğini aktaran Eşrem, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tek isteğimiz okumaları, kendilerini geliştirmeleri ve gelecekte bir meslek sahibi olmalarıydı. Ama sonuçta oğlum yaralandı. Gazze'de hiçbir yer güvenli değil. Çocukları dışarı göndermeye korkuyoruz. Her an silah sesleri duyuluyor. İnsan yürürken bile yanındaki biri hedef alınabiliyor. Eğitim, bir çocuğun sahip olması gereken en temel haktır. Buna rağmen çocuklarımız üç yıldır eğitim alamıyor. Biz elimizden geldiğince okul ya da eğitim noktası arıyoruz. Çocuklar her gün bana, 'Baba, okul buldun mu? Eğitim çadırı var mı?' diye soruyor. On bir yaşındaki bir çocuk sadece ders çalışmak için okula gidiyor ve kurşunla yaralanıyor. Çok şükür kurşun sadece eline isabet etti. Başka bir çocuğun başına ya da vücudunun başka bir yerine de gelebilirdi."
Bakanlıktan sert tepki
Sınıfı kan gölüne çeviren saldırının ardından Filistin Eğitim ve Yükseköğretim Bakanlığı yazılı bir bildiri yayımlayarak duruma tepki gösterdi. Bakanlık, eğitim kurumlarının ve çadırların hedef alınmasının çocukların yaşam ve eğitim hakkına yönelik açık ve ağır bir ihlal olduğu vurguladı.





