Filistin topraklarında yıllardır süren sinsi plan, resmi verilerle bir kez daha gözler önüne serildi. Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Filistin Ulusal Toprak Savunma Ofisi tarafından hazırlanan son rapor, işgal altındaki Batı Şeria'da topografyanın nasıl adım adım değiştirildiğini deşifre etti. İsrail ordusu tarafından açıkça desteklenen yerleşimciler ve resmi kurumlar, askeri emirleri paravan olarak kullanarak Filistinlilerin ellerindeki son toprak parçalarına da göz dikmiş durumda. Hesabın arkasında ise gasbedilmiş topraklar üzerinde kurulan Yahudi yerleşim birimlerini askeri altyapıyla birbirine bağlamak yatıyor.

Ateş bölgelerinin sınırları değiştiriliyor

Raporda yer alan detaylara göre, coğrafyayı değiştirme politikası çok katmanlı bir stratejiyle yürütülüyor. Toprak gaspı amaçlı ilan edilen "askeri ateş bölgeleri" sınırlarının değiştirilmesi, bu bölgelerdeki karakollara hizmet edecek yeni yolların inşası için askeri emirler çıkarılması ve terk edilmiş askeri üslerin doğrudan Yahudi yerleşim yerlerine dönüştürülmesi bu politikanın ana sütunlarını oluşturuyor.

Özellikle Ürdün Vadisi'ndeki Mesafir Yatta'da yaşayan Filistinli bedevi toplulukların tamamının, İsrail ordusu tarafından evlerini terk etmeye zorlandığı kaydedildi. Boşaltılan bu stratejik noktalarda ise İsrail siyasi yönetimiyle koordineli bir şekilde yeni karakollar kurulduğu vurgulandı.

Haaretz deşifre etti: Geçici dediler, kalıcı oldu

İsrail’in önde gelen gazetelerinden Haaretz'in paylaştığı bilgiler de Filistin tarafının raporunu doğrular nitelikte. Gazetenin haberine göre, İsrail ordusunun Merkez Komutanlığı, mevcut yerleşim karakollarını yasal kılıfa uydurmak ve yenilerinin genişlemesine izin vermek amacıyla son aylarda Batı Şeria'daki ateş bölgelerinin sınırlarını değiştiren sekiz ayrı askeri emir imzaladı. Aslında "geçici güvenlik amaçlı" olması gereken askeri el koyma emirlerinin, zaman içinde yerleşim projelerine hizmet eden merkezi ve kalıcı bir araç haline geldiğine dikkat çekildi.

Güvenlik kılıfı altında dev tahsisat

Sayısal veriler, işgalin boyutunun ne kadar organize ilerlediğini açıkça kanıtlıyor. Filistin Ulusal Toprak Savunma Bürosu verilerine göre, 2023 ile 2025 yılları arasında "güvenlik ihtiyaçları" bahane edilerek tam 140 askeri el koyma emri verildi. İşin çarpıcı kısmı ise bu emirlerin yüzde 81'inin doğrudan sivil yerleşim yerleri ve askeri üslerin kullanımına tahsis edilmiş olması.

İşgal noktalarının sayısı 645’e ulaştı

Filistin Merkezi İstatistik Bürosunun verilerine göreyse Batı Şeria'daki İsraillilerin gasbedilmiş topraklar üzerinde kurdukları alanlar ve askeri üslerin sayısı 2025 sonu itibarıyla ürkütücü bir sayıya, 645'e ulaştı. Bu alanların dağılımı ise bölgedeki yaşam alanlarının nasıl kuşatıldığını gösteriyor:

  • 151 çeşitli ikamet yeri,

  • 89'u hayvancılık meralarını kontrol eden karakol olmak üzere toplam 350 yerleşim karakolu,

  • İşgal ordusuna ait askeri kampları da içeren; sanayi, turizm ve hizmet odaklı 144 farklı bölge.

Uluslararası hukukun hiçe sayıldığı Batı Şeria topraklarında askeri postallarla çizilen yeni haritalar, bölgedeki patlama potansiyelini her geçen gün daha da artırıyor.

Kaynak: Haber Merkezi