Ortadoğu'da kartlar yeniden dağıtılırken, Ankara'nın güney sınırındaki gelişmelere yönelik tepkisi netleşmeye başladı. Yıllardır Türkiye'nin milli bekasını tehdit eden terör unsurlarının lağvedilmesi yönündeki Şam merkezli o kritik açıklama, devletin zirvesinde ihtiyatlı bir iyimserlikle karşılandı.

ELAZIĞ'DAN VERİLEN KRİTİK MESAJ

Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü coşkusunun ardından soluğu Elazığ'da alan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, kentteki yerel medya kuruluşlarına çok özel değerlendirmelerde bulundu.

Vali ve il protokolüyle bir araya gelen Fidan, bölgenin deprem sonrası yeniden ayağa kalkmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kenti şahlandıran projelere değinen Bakan Fidan'ın, "Elazığ’la gurur duyuyorum" sözleri tutanaklara kaydedildi. Ancak kameralar karşısındaki asıl gündem çok daha sarsıcıydı.

SAHADAKİ FİİLİ DURUM KONTROL EDİLECEK

Ankara'nın bu tarz hamlelere karşı her zaman temkinli yaklaştığı ve devlet aklının devrede olduğu bir kez daha gün yüzüne çıktı. Profesyonel bir izleme süreci yürüteceklerini ifade eden Fidan'ın o çarpıcı analizi şu şekilde aktarıldı:

"Bizim işimiz tabii profesyonel davranmak, bunların alandaki karşılığını kontrol etmek. Yani ifade edildiği gibi ise tabii ki memnuniyet verici bir olay. Bizim şu anda atmak istediğimiz adımların tamamlayıcı niteliğinde bir olay. Suriye'deki özellikle Kürt-Arap kardeşliğini pekiştirecek olan bir adım ve bütün Suriyelilerin geleceğe güvenle bakacakları ortamın hazırlığına en büyük hizmet eden olaylardan biri olur. Biz burada Kürtlerin kimliğinin korunurken, kimlik inkarı olmazken, Suriye'nin de milli bütünlüğünün bozulmaması, egemenlik bütünlüğünün bozulmaması, toprak bütünlüğünün bozulmaması meselesinin de önemli olduğunu altını çiziyoruz. Ve fiiliyatta da bunu görmek istiyoruz. Bunun aleyhine olan konuları Suriye için iyi görmüyoruz."

"TERÖRSÜZ COĞRAFYA" VURGUSU

Terörün kökünün kazınmasının sınırın her iki tarafındaki halklara getireceği refaha da bilhassa vurgu yapıldı. Son günlerde bölgeyi karış karış gezen Fidan, Ankara'nın barış vizyonunu detaylandırdığı o net konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Kaldı ki bölgedeki biliyorsunuz varlık uzun süre aslında sadece Suriye için değil Türkiye aleyhine yönelikti ama inşallah bu yeni süreçte bütün bu sorunları karşılıklı anlayışla, diyalog yoluyla ve barış yoluyla çözeceğiz. Çünkü iki gündür bölgeyi dolaşıyoruz karayoluyla, ilçelere gidiyoruz, illere gidiyoruz. Orada da hep gördüm. Aslında bölgesel kalkınma, ilerleme gerçekten herkes kadar bu bölgenin de hakkı. Terörün olmadığı ortamlarda, silahların konuşmadığı ortamlarda kalkınmanın ne kadar hızlı gittiğini, gelişmenin ne kadar iyi olduğunu, bu eşsiz doğanın, buradaki, Doğu ve Güneydoğu'daki eşsiz doğanın ne kadar büyük bir nimet sunduğunu, fırsat bulduğunu da görüyoruz. Bizim Suriye'de, Irak'ta, kendi topraklarımızda, bölgemizin geri kalan kısmında açıkçası barışı, istikrarı, kalkınmayı, dolayısıyla da refahı önceleyen bir vizyonumuz var. Bu vizyonu da inşallah adım adım cumhurbaşkanımızın önderliğinde hayata geçiriyoruz. İnşallah dediğim gibi Şam'da yapılan açıklama metni itibariyle olumludur ama pratikte de söylendiği gibi ise ziyadesiyle olumludur"

Kaynak: Haber Merkezi