Malum, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim sistemi ve Siyasi Partiler Kanunu’nun değişmesi gerektiğini güçlü bir şekilde dile getirdi.

Bu görüşler Cumhur İttifakı büyük ortağı olan iktidar partisi AK Parti kulislerinde farklı yankılanmalara sebep olmuştu.

“Bahçeli’nin seçim sistemi ve siyasi partiler yasasının Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne göre yeniden ele alınması önerisi, AKP’liler tarafından zamanlama olarak beklenmedik bulundu.” görüşünü dile getiren Nuray Babacan, “AKP’nin programında yazılanlarla; son yıllardaki uygulamalar, ciddi biçimde çelişiyor.” ifadesini kullandı.

SEÇİM SİSTEMİ VE ZAMANLAMA SORUNU!

Nefes Gazetesi yazarı Nuray Babacan, “Seçim sistemi ve zamanlama sorunu!” başlıklı yazısında şu görüşlere yer verdi;

“SON yıllarda, siyaset gündemini tek başına belirleyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli son havai fişek atışıyla, iktidar partisi mensuplarının büyük bölümünü ‘olsa olsa şunu demek istiyordur’ diye değerlendirmeler yapmak zorunda bıraktı!

Seçim sisteminin yeniden ele alınması çağrısını, ‘daraltılmış bölge ve seçim barajı açısından’ yorumlayanlar var. Muhalefete kurulabilecek olası tuzaklar ise hep gündemde.

***

Bahçeli’nin seçim sistemi ve siyasi partiler yasasının Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne göre yeniden ele alınması önerisi, AKP’liler tarafından zamanlama olarak beklenmedik bulundu.

Açılım sürecinin başarılı sonuçlanması halinde, gündeme gelebilecek, yasal ve anayasal düzenlemelerin ittifak ortakları tarafından henüz masaya yatırılmadığının altı çizildi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş amacıyla yapılan anayasa değişikliği sürecinde çalışmalara bizzat katılan siyasiler, en doğru seçim sisteminin daraltılmış bölge olduğunu, o dönem gündeme getirdiklerinde MHP’nin itiraz ettiğini anımsatıyor.

Bu sistemin her seçim bölgesinin, 5 milletvekilinden oluşması ve büyük şehirlerin bu esasa göre seçim bölgelerine ayrılması amacını taşıdığı dile getirilirken, İstanbul gibi şehirlerden örnekler veriliyor;

***

“Bugünkü seçim sistemiyle seçmene ulaşma, milletvekillerinin seçim bölgelerinin sorunlarını takip etmesi mümkün değil. Özellikle İstanbul gibi büyükşehirlerde çok büyük açmaz.

Bu aynı zamanda, o bölgede tanınan bilinen isimlerin aday yapılması zorunluluğunu getirir, kimse paraşütle tepeden vekil yapılmaz. Şu anda İstanbul’da üç seçim bölgesi var, düzenleme ile 20 bölgeye çıkarılmalı.

Bu sistem, MHP’nin itirazı nedeniyle o dönem paketten çıkarıldı. Çünkü seçim bölgesine birinci olmayan partinin vekil çıkarması mümkün olmayacak.

Yeterli oyları olmadığından karşı çıktılar. Bu sistemde, AKP, Yeni Parti ve DEM avantajlı olur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne uygun seçim sistemi, daraltılmış bölgedir.”

***

‘Olsa olsa’ yaklaşımına göre, bazı siyasiler de son dönemde oyları yüzde 5 bandına düşen MHP’nin yüzde 7 olan seçim barajının yüzde 5 olarak düzenlenmesinin istenebileceğine işaret ediyorlar.

Böyle bir çalışmanın içine muhalefeti zora sokacak seçim öncesi ittifaklar, parti örgütlenmesine engeller, hazine yardımı kriterlerinin değiştirilmesi gibi tuzakların kurulması da muhtemel görünüyor.

AKP’li siyasiler son olarak, Anayasa, Seçim Sistemi, Siyasi Partiler Yasası gibi hazırlıkların, açılım sürecinin sonucuna ve seçimlerin ne zaman yapılacağına göre değişeceğini savunuyorlar.

***

Öte yandan bu konularda, AKP’nin programında yazılanlarla; son yıllardaki uygulamalar, ciddi biçimde çelişiyor. Hatırlatmakta fayda var;

* Siyasi parti yasakları ve siyasi partilerin kapatılması ile ilgili hükümler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve Venedik Komisyonunun çizdiği ilkeler çerçevesinde yeniden düzenlenecek.

* Siyaset anlayışında “millet iradesinin esas” olduğu, bu iradeyi gölgeleyecek hiçbir bürokratik veya dışsal müdahaleye müsamaha gösterilmeyecektir.

* Milletvekillerinin seçmenden aldıkları vekalete sadık kalmaları gerektiği; parti değiştirme veya transferlerin, seçmenin sandıktaki iradesini zedelemeyecek yasal ve ahlaki sınırlara çekilmesi sağlanacaktır!”

Kaynak: Haber Merkezi