Sıradan bir konaklama gibi başlayan, ancak saniyeler içinde bütün bir ailenin yok olmasıyla sonuçlanan o karanlık gecenin faturası adliyede kesildi. Fatih'te bir otel odasında böcekleri öldürmek amacıyla sıkılan yanlış kimyasal, Böcek ailesinin sonu olmuştu. Günlerce hastane koridorlarında umut bekleyen, ardından iki küçük evladını ve anne-babayı toprağa veren yakınların gözyaşları, mahkeme salonunda yankılandı. Kamuoyunun ve yabancı basının pürdikkat izlediği davada, ihmaller zincirinin aktörlerine indirim uygulanmadan ağır cezalar yağdırıldı.

Salon Hınca Hınç Doldu: "Acımız Asla Dinmeyecek"

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasında tansiyon oldukça yüksekti. 4'ü tutuklu 6 sanık, taraf avukatları ve hayatını kaybeden ailenin yakınları salondaki yerini aldı. Çok sayıda yabancı basın mensubunun da takip ettiği duruşmada ilk sözü acılı aileler aldı.

Maktul Çiğdem Böcek'in annesi Aysu Çelik, aradan geçen zamana rağmen acısının ilk günkü gibi taze olduğunu söyleyerek sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Ölen Servet Böcek'in babası Yılmaz Böcek de verilecek hiçbir cezanın evlatlarını geri getirmeyeceğini ancak adaletin yerini bulması için en üst sınırdan ceza istediklerini haykırdı.

Sanıkların Savunması: "Keşke Otel Yanıp Kül Olsaydı"

Duruşmada söz verilen otel sahibi tutuklu sanık Hasan Oğlak, kendisinin bir kusuru olmadığını iddia ederek, "Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi. Üzüntümü anlatacak kelimem yok. İlaçlama şirketi bize oteli tahliye etmemiz gerektiğini söylemedi, aksine ilaçların insana zararı olmadığını belirtti" dedi ve beraatini istedi.

İlaçlama firmasının yetkilisi Serkan Kışı ise ölümlerin ilaçtan kaynaklanmadığını, Adli Tıp raporlarında çelişkiler olduğunu öne sürdü. Şirkette yeni işe başladığını söyleyen ilaçlamayı yapan sanık Doğan Cağferoğlu ise tek hatasının sertifika konusunun üzerine düşmemesi olduğunu savunarak tahliyesini talep etti.

Mahkemeden İndirimsiz 18 Yıl Hapis

Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, adeta ibretlik bir cezaya imza attı. İlaçlama firmasının sahibi Zeki Kışı ve oğlu Serkan Kışı, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan, iyi hal indirimi de uygulanmaksızın alt sınırdan uzaklaşılarak 18'er yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Aynı suçtan yargılanan otel sahibi Hakan Oğlak'a 13 yıl 4 ay, hiçbir sertifikası ve deneyimi olmadığı halde zehirli kimyasalı uygulayan çalışan Doğan Cağferoğlu'na ise 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası verildi. Otel çalışanları Muhammad Moeen Ud Dın Chıshtı ve Rustemsha Batyrov ise davadan beraat etti.

Önce Gıda Zehirlenmesi Sanılmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame, facianın perde arkasını ve yürütülen titiz soruşturmayı tüm çıplaklığıyla ortaya koymuştu. 13 Kasım 2025'te yaşanan olayda anne Çiğdem Böcek ile çocukları 6 yaşındaki Kadir Muhammet ve 3 yaşındaki Masal olay yerinde, yoğun bakıma kaldırılan baba Servet Böcek ise 17 Kasım 2025'te hayatını kaybetmişti.

İlk aşamada ailenin dışarıda yediği kokoreç, midye veya unlu mamullerden zehirlendiği şüphesi üzerinde durulmuş ve esnaftan numuneler alınmıştı. Ancak bilirkişi ve 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporları acı gerçeği ortaya çıkardı: Ölümler gıdadan değil, otelde haşereler için kullanılan "alüminyum fosfit" isimli ağır kimyasaldan kaynaklanmıştı. Raporda, firmanın sertifikasız ve izinsiz çalıştığı, otel sahibinin ise can güvenliği önlemlerini hiçe sayarak oteli tahliye etmediği için asli kusurlu oldukları aktarılmıştı.

Kaynak: Haber Merkezi