FENERBAHÇE, Mersin de, saha dışı ve saha içi yönetimiyle

bir amatör takımdan beter yönetilen rakibini eğlene güle 3-1 yendi. Galatasaray

ise eleman olarak Eto o gibi bir takviye yapan, oyuna sonradan soktuklarıyla

Vay be bunlar da varmış dedirten Antalya ya takıldı mı, yoksa ondan kurtuldu

mu, bilinmez.

Açalım o zaman... Fenerbahçe sahaya neredeyse, son maçlar

ışığında bilinen kadrosuyla çıktı. Önde Alper in bulunuşu, atağı çıkışlarda

sürat, dolayısıyla da rakibin yerleşim planlarına zaman bırakmayışı ile olumlu

idi. Nani yine aynı Nani, Van Persie de öyle idi. Burada en çok dikkat çeken

neydi peki Maçların hemen hemen hepsinde Topal ı ve Sousa yı bir kaç

organizasyon hariç pek hücumda katkılı görmemiştik. Ama bu defa neredeyse en

öndeki oyunculardan da daha fazla ataklarda boy gösterdiler. İlk golü Topal

attırdı, Sousa da katkı paslarını çok yaptı.

Savunma Pedriel gibi bir emekliyle topluca uğraşmak

yerine sık sık Kaijer hariç önü çıkarak oyuna katkıda bulundu. Volkan ın sadece

yenen golde yere yattığını gördük. Mersin İdmanyurdu Wellington ve Vederson u

kadroya almamış, milli takımdan geç dönen Nakoulma yı ise yedeğe oturtmuştu.

Dolayısıyla Fenerbahçe maça çok kolay bir rakip karşısında ama tedbirli, hırslı

çıktı. Öylesine ki, Van Persie ilk beş dakika içinde üç ölü top kullanılırken

defansının içine girdi. Hasan Ali nin söke söke atılan golünden sonra iki

şöhretli ayaktan idman golleri geldi. Ev sahibi de bir benzerini en büyük kozu

ile attı. Çok enteresan, Perreira 70. de Diego yu alıp Ozan ı soktu. Yani skor

3-1 olmuştu ve bu takıma karşı neme lazım dedi. Özetle Fenerbahçe Avrupa Kupası

sınavı ve Trabzonspor maçı öncesi kâğıt üzerinde zor görünen ama artık amatör

takım bile diyemeyeceğimiz bir rakibi kolayca geçip, liderlik pususuna yattı.

Sonra İstanbul a döndük... Hamza nın evde olduğu

Galatasaray da kurgu, Sabri hariç sanki yerinde gibi idi. Chedjou da hafif

arızalı olduğundan yedeğe çekilmişti. Ama yine Rodriguez vardı ön liberoda.

Denajer de sağ arkada... Hep söyledim, hep yazdım, bu Galatasaray kadrosunda

forma giymesi mümkün olmayan çok oyuncu var diye... Denajer sağ arkada koridor

olurken, kenarda Taffarel veya kimse, Sabri yi neden hiç düşünmedi anlaşılır

gibi değildi. Acaba Galatasaray da bazı oyuncular üzerinde tatsız kanaat mi

var Bilal de acaba bu tatsız kanaat raporlarının içinde mi yer alıyor Öyle ya

maç İstanbul da idi. Takımı öne taşıyacak pasların adamı sizce de olmalı mıydı

Devam edelim. Burak acaba bir yerlerle anlaştı da,

kendini korumak adına mı böyle oynuyor Yoksa bu ofsayt hastalığını yenmeye

niyetli değil mi Galatasaray ın bu maçı resmen on kişi oynadığını rahatlıkla

yazabilirim. Yasin in attığı palavra golden sonra bana yaptığı tek bir olumlu

hareketi söyler misiniz Sneijder müthiş koştu, çalıştı ama öndeki iki eleman

yüzünden bütün girişimleri duvarlardan döndü. Emre girdikten sonra az da olsa Galatasaray da top alış verişleri

nitelik kazandı. Sakın bana Rodriguez in golde verdiği pası sormayın, onu da

yapmasın mı yani Antalyaspor yabancılarını oturtup olmadık yerlilerini

kullanma ısrarından vazgeçtikçe Eto o nun varlığını zenginleştiriyor. Savunma

göbeğini iki deneyimli yabancı ile yenilemek de doğru idi.

Galatasaray ın bu kadro ile Şampiyonlar Ligi ne devam

etmesinin mümkün olamayacağını çok önceden yazdım. Bundan iki hafta önce de

ligde alacağı sonucun da beşincilikten öteye geçmesini büyük başarı olarak

nitelendirdim. Bu 3-3 iyidir... Daha kötülerinin kapıda olduğunu da belirteyim.