Dünyanın öbür ucundaki bir ülkenin, Venezuela nın Devlet

Başkanı Hugo Chavez vefat etmiş. İnsanları üzgün, ağlıyor; tüm Latin Amerika bu

talihsiz günü ulusal yas günü ilan ediyor... Durum böyle olunca sormak

gerekiyor: Kim bu adam ve ne yapmış Kendinden önceki liderler-den veya bugünün

diğer devlet başkanlarından farkı ne imiş Küreselleşme denilen kuralsızlığın

ve çaresizliğin arttığı bir ortamda hem ölünceye kadar liderliği korumayı ve bu

kadar sevilmeyi nasıl başarmış Anlatalım...

Halkının içinden onların oyları ile seçilmiş ama onlara

ihanet etmeyi hiç aklından geçirmemiş. Önce ülkesinin açgözlü işadamları ve

yönlendirdiği medya ile savaşmak zorunda kalmış, dış güçlerin adamı olmayı

reddetmiş, kendisini yıpratıp düşürmeye çalışanlara fırsat vermemiş. Hep

halktan ve adaletten yana olmaya çalışmış. 2000 lerin başında kendisine karşı

yapılan darbeden halkın desteği ile kurtulmuş, kararlılıkla yoluna devam etmiş.

Ülkesinin petrol ihracatçısı olması ve söz konusu ürün fiyatının yükseliş

eğiliminde olması olumlu sonuç elde etmesinin önemli destekçilerinden biri

olmuş. Artan ekonomik gücü halkının durumunun daha kötüye gitmesini engellemek

ve daha iyiye götürmek için kullanmış. Finansal sermaye ve desteklediği

açgözlülükle son nefesine kadar mücadele etmeye çalışmış; benzer mücadele

içinde olanların destekçisi, aksi durumda olanların düşmanı olmaktan

çekinmemiş. Rengini hiç gizlememiş. Tüm Latin Amerika daki emperyalizme karşı

uyanışın önderlerinden biri olmuş. Yalnız ülkesinde veya bulunduğu kıtadaki

değil, küresel ölçekteki eğilimlerin değişmesi için çalışmış. Çaresiz duruma

düşenlerin veya haksızlığa uğrayanların maddi manevi yanında olmaya çalışmış.

ABD nin arka bahçesi olarak görülen Latin Amerika da söz konusu gücün

belirleyiciliğinin önemli ölçüde kaybolmasında belirleyici olmuş.

İstese anormal ölçüde artan petrol gelirleri sayesinde

hem halkının desteğini koruyabilir ve dünyanın sayılı zenginlerinden biri

olabilir hem de açgözlü emperyalistlerle ortak olabilirmiş. Ama yapmamış.

Yalnız kendi ülkesinde değil tüm Latin Amerika da hiç bir şeyin eskisi gibi

olamayacağı yeni bir dönemi başlatanlardan biri olmuş.

Hugo Chavez i daha iyi anlamak için petrol zengini

Orta-Doğu lu ekonomilerde yaşananları sorgulamak gerekiyor. Onlar neden

Chavez in yapmadığı şeyleri yapmakta ısrar ediyor. Arap Baharı olarak

tanımlanan istikrarsızlık dalgasından çok korkuyorlar. Açgözlü ve güçlü dış

güçler ile halk arasına sıkışmak ve hareket yeteneğinin daralmasını önlemek

kolay olmuyor, bu açmazdan çıkma basiretini gösteremiyorlar. Seçimle gelmemiş

ve dış destekle iktidarını koruyanların Halk tan ve Adalet ten yana olması ne

yazık ki mümkün olamıyor. Ne dersiniz dış destekçilerinden izinsiz tuvalete

bile gidemeyen bu kesim Chavez in vefatına üzülür mü, yoksa sevinir mi ..

ABD ve yönlendirdiği finansal sermayenin seçimle işbaşına

gelmiş Chavez i devirmeye çalışırken, Orta Doğu da seçimle gelmemiş ortaklarını

desteklemesi ilginçi bir çelişki oluşturiyor. Belli ki amaç demokrasi ve

insanlığın refahı değil; sadece kaynakları kendi çıkarlarını desteklemeye devam

edecek şekilde yeniden bölüştürmek. Ve Chavez ölünceye kadar buna karşı

çıktığı, umudunu kaybetmek üzere olanlara can suyu verdiği için çok farklı bir

kişilik sergiledi. Böyle olmasa idi bu kadar sevilmez, aç gözlülerin kabusu

olmaz, dünyadan ayrılışı bu kadar ses getirmezdi...

Geleceğin tarihinin nasıl yazılacağı konusunda Halk tan

ve Adalet ten yana müdahil olmak insanlık adına önemli bir madalyadır. Onlar

yaptıkları ve yapmadıkları ile iz bırakır, anılır ve fikren ölümsüzleşirler.

Tanrının verdiği aklı iyiye kullananlar safında saygın isimlerden biri olarak

anılırlar. Chavez örneğinde olduğu gibi...