Kış mevsimini iyiden iyiye hissettiğimiz bu günlerde yediğimiz yiyeceklerin besin değerlerinin daha fazla olmasına da dikkat etmek durumundayız. Bağışıklık sistemimizi dengede tutmak için yararlı besinleri daha fazla tüketmeliyiz. Grip ya da nezleyi en aza indirerek sağlığımızı korumak zorundayız. Kış günlerinde çocuklarımızın ve yetişkinlerin her gün bir kaşık olmak suretiyle, pekmez tüketmesi öngörülmektedir.
Zamanımızda katkısız yiyecekler o kadar azaldı ki bunları bulmak ya da bilmek bir o kadar da zorlaştı. Bunların başında da pekmez gelmektedir. Şekerin zararlı olduğu anlaşılınca, değeri birkaç defa daha arttı. Sabahları yenen 1-2 kaşık pekmez, günlük, kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum ihtiyacının bir kısmını karşılar. Faydalarından şu şekilde de bahsedebiliriz.
Dut pekmezi
Ülser hastalığa iyi gelir.
Astım ve bronşitte faydalıdır.
Soğuğa karşı direnci artırır.
Sporcuların enerji deposudur.
Bebek gelişimine yardımcıdır.
Zekâ gelişimine yardımcı olur.
Üzüm pekmezi
Damar sertliğine iyi gelir.
Vücuttaki kanı artırır.
Kan dolaşımını rahatlatır.
Enerji verir. İştah açar.
Hamilelikte ve bebek gelişiminde çok faydalıdır.
Keçiboynuzu pekmezi
Kansızlığa birebirdir.
Bağırsakları çalıştırır.
Vücudu güçlendirip, dinamikleştirir.
Kolesterolü düşürür ve tansiyonu dengeler.
Astım ve bronşitte faydalıdır.
Az tükettiğimiz faydalı besinler
"The 150 Healtiest Foods on the Earth" ( Yeryüzünün en sağlıklı 150 yiyeceği) kitabının yazarı Dr. Bowden‘e göre, her yerde de bulunması kolay olan en sağlıklı besinleri şu şekilde sıralamış:
Pancar:
Pancarı kırmızı ıspanak gibi düşünün. A ve B vitamini yönünden son derece zengin bir besindir. Doğal kırmızı rengi ise kanserle mücadelenin başyardımcısıdır.
Lahana:
İçinde bulunan "sulforophan" adı verilen kükürt enzimleriyle, tümör oluşumunu engelleyen bir besin kaynağıdır.
Pazı:
İçindeki karatenler ihtiyar gözlere birebirdir.
Kabak çekirdeği:
Kabağın en besleyici kısmı şüphesiz çekirdeğidir. Bir magnezyum deposu olup, mineral değeri yüksektir.
Sardalya balığı:
Kalsiyumu, kurşunsuz "omega3" adlı yağ asidi oranı yüksektir. Demir, magnezyum, fosfor, potasyum, çinko, bakır, manganez ve bunların yanı sıra B vitamini deposudur.
Tarçın:
Kan şekeri ve kolesterol kontrolü için çok faydalıdır.
Nar suyu:
Tansiyonu düşürür, oksitlenmeyi önler.
Zerdeçal:
Hint safranı da denilen bir tür zencefil... Kansere karşı oldukça faydalı bir bitkidir.
Kuru erik:
Kanserle savaşta çok etkili bir antioksidan deposudur.
Yabanmersini:
Genellikle dondurulmuş halde bulunduğundan etkisini yıllarca kaybetmiyor. Başta Alzhemier olmak üzere birçok hastalığa karşı çok iyi ilaçtır.
Konserve kabak:
Düşük kalorili bir sebze konservesi ve A vitamini yönünden çok zengindir.
Maden suyu mu yoksa soda mı?
Çoğumuz, maden suyu ve sodayı eş anlamlı kullanırız. İkisinin de aynı işlevde olduğunu sanar ve içeriz. Hâlbuki ikisi de birbirinden farklı sulardır. Maden suyu, yer altı sularından elde edilen, çözünmüş katı madde içeriği toplam 250 mg/I‘den daha az olmayan sulara verilen addır. İçlerinde çözünmüş mineral tuzları, elementler ve gaz bulunur. Mineralli suları, diğer sulardan ayıran özellik, kaynağından elde edildiği anda hiçbir şey karıştırılmadan şişelenmesidir.
Maden suları içerisinde; bikarbonat, sülfat, klorit, kalsiyum, magnezyum, florit, demir ve sodyum bulundururlar. Farklı markalarda, farklı miktarlarda mineral bulunmaktadır. Maden suyunun bilinen hiçbir zararı olmadığı bilakis, vücudumuza sayısız yararları vardır. Avrupa‘da kişi başına yılda 150 litre maden suyu tüketilirken, bu miktar Türkiye‘de 3 litrenin altında bilinmektedir. Ülkemiz aslında Avrupa‘nın doğal mineralli sular açısından en zengin coğrafyasına sahiptir. Ancak, bu kaynağın sadece % 1‘i şişeleniyor,



