Uzmanlar, kültür kümelerinin, kendi dillerini geliştirebildikleri oranda daha bilgili, dillerinin de anlatım açısından daha zengin olacağını söylüyorlar.
Yapıtlarının daha olgun ve yetkin olması yanında kültürel kimlikleri konusunda aşağılık duygusu duymayacaklarını da ileri sürüyorlar. Çok kültürlü toplumlarda aşağılık duygusu, kültür kümelerinin eşitsiz dizilişinden kaynaklanıyor. Aşağılık duygusuna eşlik eden "engellenmişlik" ve "bastırılmışlık" duygusu, mağduriyet algılamasına yol açıyor. Siyaset psikologları, bu olguyu, toplum huzurunun altındaki dinamit diye adlandırıyorlar. Diller yoluyla gerçekleştirilen kültürlerarası transfer (geçişlilik), özgüvenli insanların yetişmesine de katkıda bulunur. Daha küçük yaşta öğrenilen çok kültürlülüğün çoğulcu ve barışçı karakteri, hoşgörülü ve çeşitliliğe açık yurttaşların yetişmesinde önemli bir rol oynar. Dil bilgilerine göre, anadilini iyi anlamak ve doğru kullanmak, çocukların okulda ve ilerideki yıllarda ikinci/resmi dille yapılacak tüm çalışmalarda başarılı olmalarının önkoşuludur. Yapılması gereken, bir toplumdaki tüm (kül_tür) dillerin(in) gelişmesine olanak sağlamalı ama resmi dilin herkesçe öğrenilmesine; bilim ve sanat dili olmasına özen gösterilmesidir. DOĞU ERGİL / BUGÜN