Türkiye yıllarca iki, hatta üç haneli enflasyonla yaşamayı öğrenmişken, tek haneli enflasyon aklına bile gelmez olmuştu. 2001 yılında uygulanmaya başlanan ekonomik istikrar programı ve daha sonra da bunu kararlılıkla sürdüren Erdoğan hükümetinin uygulamaları sonucunda enflasyon tek haneli rakamlara geriledi. Ve öyle bir geriledi ki bu kez düşük enflasyona ayak uydurmakta güçlük çekmeye başladık.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) iki gün önce TÜFE ve ÜFE‘yi açıkladı. Rakamlara baktığımda enflasyon canavarının dişlerini görür gibi oluyorum. TÜİK verilerine göre Ocak ayında tüketici fiyatları yüzde 1.85; üretici fiyatları ise yüzde 0.58 oranında artmış. Yıllık bazda enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 8.19; üretici fiyatlarında yüzde 6.30 oluyor. T. C. Merkez Bankası‘nın 2010 yılı için enflasyon tahmini yüzde 5.5‘le yüzde 8.3 aralığı. Yani orta noktası 6.9.
Peki "Merkez Bankası‘nın 2010 yılı enflasyon hedefi tutar mı?" derseniz vereceğim yanıt, kesinlikle "Hayır". Daha şimdiden Merkez Bankası‘nın 2010 yılı hedefinin tutmayacağını ve muhtemelen yıl içinde revize edileceğini söylemekte yarar var. Görülüyor ki 2010 yılı enflasyonu, daha önce alışkın olduğumuz çift haneli rakamlara doğru gidiyor. Tabii daha önceki yıllarda gördüğümüz çift haneli enflasyon, yüzde 50‘lerin üzerindeki rakamlardı. Muhtemelen 2010 yılında ulaşacağımız enflasyon oranı yüzde 10‘u aşacak, yani çift haneli olacak. Hükümet enflasyonda gözüken yükseliş trendini ciddiye almıyormuş gibi görünüyor. Rahatlılıkla söyleyebiliriz ki, şu andan itibaren ciddiye alınmadığı takdirde enflasyondaki yükseliş trendi aratarak devam edecek. Eğer 2010 yılında enflasyon yüzde 10‘u aşarsa ki, aşacağa benziyor. O zaman 2011 yılı seçim yılı olduğu için bu yükseliş trendi de artarak devam eder.
Hükümet şunu düşünüyor olabilir. Benim öncelikli hedefim 2011 yılında yeniden iktidara gelmek. Önce bir iktidar olayım, sonra enflasyona bakarız. Bunu söylemek kolay, ancak başarmak pek de kolay olmayabilir. Mevcut iktidar 2011 yılında yerini korumaya devam da etse, yerini bir başka iktidara da bıraksa görülüyor ki, hükümetlerin korkulu rüyası olan işsizliğin yanında enflasyon canavarı ile de savaşmak zorunda kalacak.