İsrail‘in ABD Başkanı Barack Obama‘nın yemin töreninden önce Gazze‘deki son askerini de çekmek için zamana karşı yarıştığı saatlerde Başbakanlık Başdanışmanı Büyükelçi Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ile Dışişleri Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu biz bir grup gazeteciye bilgilendirme toplantısı düzenlediler.Konu: "En uzun ay"ın, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkesin bittiği 19 Aralık‘tan ikisinin de tek yanlı ateşkes ilan ettikleri 18 Ocak‘a kadar yaşananların perde arkası.
Bu toplantıda aktarılan bilgilerle diplomatik kaynakların açıklamalarının satır aralarını harmanlayıp, iç ve dış kamuoyunun meraktedirginlik karışımı sorularına yanıt arayalım:
* Türkiye eksen mi değiştiriyor? Yani 80 yıldır Batı‘ya dönük olan yüzünü şimdi Doğu‘ya mı çeviriyor?
Batı başkentlerinde hükümetin dış vizyonunun mimarı kabul edilen Davutoğlu bu iddiaları reddetti ve "Yeni politika"nın teorik altyapısını şöyle anlattı:
"Ülkelerin izledikleri dış politikayı dört grupta toplayabiliriz:
1- Zorunluluk ülkeleri : Tek gündemli, dünyadan kopuk ülkeler. Bazı Afrika, Latin Amerika, Asya ülkeleri gibi,
2- Öncelikler ülkeleri : Çok gündemi olan ama öncelik sıralaması yapanlar. Bir zamanlar Kıbrıs‘ı tüm ilişkilerinin kriteri haline getiren Türkiye gibi.
3- Entegre dış politika izleyenler : Birbirini destekleyen, tetikleyen çok yönlü politikalar oluşturan ülkeler bu gruba giriyor.
4- Küresel strateji uygulayanlar : ABD, Çin, Rusya gibi."
Sonuç? Türkiye üçüncü grupta yer alıyor. Yani, Ortadoğu‘yu kesinlikle AB‘nin alternatifi yapmıyor; Ortadoğu, Kafkaslar ve Hint yarımadası için geliştirdiği politikalarla AB‘nin bu bölgelerdeki açığını kapatmaya çalışıyor...