Bismillâhirrahmânirrahîm!

ERBAKAN Hoca’nın kadim yol arkadaşı, Millî Görüş hareketinin önde gelen isimlerinden, sadakati, beyefendiliği, nezaketi ve mütevazılığı ile temayüz etmiş muhterem Mehmet Recai Kutan, geçtiğimiz pazartesi günü Hakk’a kavuştu. Güvenilir bir insandı. Her türlü görevi gönül rahatlığıyla verebilirdiniz! Görev emanetinin ne anlama geldiğini iyi kavramıştı. En zor dönemlerde “genel başkanlık” gibi önemli görevler ona verildi.

Recai ağabeyle ilk görüşmem, ilk öğretmenlik görevimi yapmakta olduğum Malatya-Akçadağ ilçesinde, 1977’de oldu. Recai Kutan MSP Malatya milletvekili adayı olarak seçim çalışmaları için şehrin mahalle, ilçe ve köylerini dolaşıyordu. Akçadağ’ın ova köylerinden “Bahri” ve “Kotangöl”de ev sohbeti yapacak, dediler. Fakiri de davet ettiler.

Muhterem Kutan, güler yüzü, babacanlığı, takım elbisesi, kravatı ile; olgun, beyefendi bir görünüm veriyordu. Net, anlaşılır konuştu; konusuna hâkimdi. Millî Görüş hareketinin ne anlama geldiğini anlattı. Sevgi dilini kullandı; herkesi kendisine imrendirdi. “Bu sima yalan söylemez” izlenimi bıraktı.

Recai ağabeyle ikinci görüşmem 1982’de oldu. Siyasi yasaklar sürüyordu. İngiliz asıllı şarkıcı Cat Stevens, Yusuf İslâm adını alarak Müslüman olmuş, bazı şehirleri dolaşıyordu. Ankara’daki konuşması Kızılay’daydı. Konferans sonrası, akşam Demetevler’deki Özelif Sitesi’nde konuşacağı duyuruldu. Oraya da gittik. Program bitişinde aracı olmayanları şehir merkezine götüreceklerini duyurdular. Beni de Recai ağabey götürdü. Konuşa konuşa tren garının yakınındaki eski terminale gittik.

HİÇ KIRICI OLMADI

RECAİ Kutan’la -telefon görüşmelerimiz dışında- özel bir görüşmem olmadı! 1 dakika bile olsa onun vaktini almak istemedim. Toplu olarak görüştüğümüz yerlerde, Recai ağabeyi hep pozitif, hoşgörülü, cana yakın, beyefendi tavrıyla tanıdım. Kimsenin aleyhinde konuşmaz; hep görevlerimizi ve davamızı anlatırdı. İhanet edenlerden bile yakınmaz; bize düşeni konuşurdu. “Millî Görüş’ün Hizmetleri” dersini 3-5 kere dinleme fırsatı buldum.

Manevi eğitimini Mehmed Zahid Kotku’dan (K.S.) almıştı. Dervişliğin hakkını verdi. Onu gördükçe Yunus’un, “Sen derviş olamazsın!” diyerek, dervişin özelliklerini anlattığı şu mısralarını hatırlardım: “Derviş bağrı taş gerek, / Gözü dolu yaş gerek, / Koyundan yavaş gerek!” Recai ağabeyin hayatı bu söylenenlerin hayat bulmuş şekliydi. Muhterem Kutan’ın cenaze töreni günü, DİB eski Başkanı Mehmet Görmez bunu şöyle anlattı:

“Recai Kutan ağabeyimiz siyasette de bir derviş olunabileceğini gösterdi. Salih ameli siyasete taşıyan bir büyüğümüzdü.”

Şahit olduk ki, lidere bağlılığı, dava sadakatini, uyumlu insan oluşunu, beyefendiliğini, arabulucu özelliğini bir ömür korudu. Hem de günümüz siyaseti gibi netameli ve kargaşalarla dolu bir alanda! Bu ne büyük bir sabır ve olgunluktu ya Rabbi! Bu yüzden sözü tesirliydi. “Kirazlıdere Tutukevi Penceresinden 12 Eylül” hatıra kitabını bir yazar 3 kere okuduğunu söylemişti. Bu eserle Millî Görüş’ü tanıyan çok insan biliyorum. Muammer Bilgiç bunlardan!

BERATINI ALDI

RECAİ Kutan, İmar ve İskân Bakanlığı; Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı görevlerinde bulundu. 4 dönem milletvekili seçildi. Türkiye’nin kalkınması ve sanayileşmesi için Erbakan’ın yanında yer aldı. İTÜ’yü bitirdikten sonra Malatya DSİ’de mühendis; sonra da Diyarbakır DSİ’de bölge müdürü olarak görev yaptı. Bazı arkadaşları ile birlikte barajlar kurarak Türkiye’nin kalkınma mücadelesini başlattılar. Ülkesi için hassasiyet gösteren bir devlet adamı portresi oluşturdu.

İki sene kadar önce Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısına gelmişti. Beli iyice bükülmüştü. Tekerlekli sandalye ile getirdiler. Bilge Başkan’dan, Recai ağabeye, bizlere olan hakkını helâl etmesini söyledim. Temel ağabey de münasip üslûpla isteğimizi ona anlattı. Recai ağabey de bütün kadrolara olan hakkını helâl ettiğini söyledi. O öncüler bize bir “dava” kazandırdılar. Yol oldular, yürüdük; köprü oldular, geçtik. Haklarını ödeyemeyiz.

Erbakan Hocamız, bir toplantıda onu alnından öperek; Recai Kutan’ın “Hayatımda alabileceğim en önemli ödül” dediği ve şunların yazılı olduğu plâketini verdi: “Camiamızın Şükran Duygularının Bir İfadesi Olarak; Fırtınalı Günlerde Millî Görüş Kadrolarının Önüne Düşen, Davasına Olan Vefa ve Sadakatiyle Herkese Örnek Olan Âkil Adam ve Siyasetin Beyefendisi Sevgili Kardeşim Recai Kutan’a İki Cihan Saadeti Dileklerimle! Necmettin ERBAKAN, SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANI”

Ey Recai Ağabey! Sen, “Siyasi otorite”yi razı ettin! Beratını aldın! Ömrünü cihada dönüştürdün! Biz senden razıyız! Rabbim seni Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) komşu eylesin!