Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, İslam ı bir hayat nizamı olarak

gönderen, hesap gününün hâkimi, Allah (c.c) a hamd ederim. Salât ve selâm,

peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve sahabelerine olsun.

İnsan, Allah ın Kitap ve Peygamberleri vasıtası ile

bildirdiği hak ve adalet ölçülerini yeryüzünde hâkim kılsın, hakkı üstün tutan

bir medeniyet kursun ve dünya ve ahiret saadetinin tek çaresi İslam yolunda

yürüsün diye görevli kıldığı bir halifedir. Bunun için Rabbimiz: Ben

yeryüzünde bir halife yaratacağım buyurmuştur. Melekler de: Bizler hamdinle

Seni tesbih ve Seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan

dökecek insanı mı halife kılıyorsun dediler. Fesat çıkarmak ve kan dökmek

karakteri insanın olumsuz yanıdır.

İnsan, Allah ın rızası olan İslam ı bir hayat nizamı

olarak yaşamak ve yaşatmak için cihad eden bir kul olabileceği gibi halifelik

görevini unutan inkârcı, fesatçı münafık, batıl din ve nizamları yaşamak ve

yaşatmak için çalışan bir zalim de olabilir. İnsanın bu iki hali dünya

hayatında ortaya çıkar ve kişi hangi hal üzere ölürse ahirette ona göre

karşılık bulur. AHZAP 72 ve 73: Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif

ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, (sorumluluğundan) korktular. Onu

insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir. (Allah bu emaneti insana

vermek suretiyle), münafık erkeklere ve münafık kadınlara, müşrik erkeklere ve

müşrik kadınlara azap edecek, inanan erkeklerin ve inanan kadınların da

tövbesini kabul buyuracaktır. Allah bağışlayandır, merhamet edendir. insanın

dünya hayatı imtihan, ahiret hayatı ise mükâfat ve ceza hayatıdır.

Emanet, ilahi tekliflerdir. Bu ise İslam dır. Münafıklık

ve şirk insanı şeytanın kucağına düşüren iki hastalıktır.

Siyaset ise bir tanımı itibariyle insanların dünya ve

ahiret saadetlerine vesile olmak için yönetimlerine talip olmaktır. Bu

anlamıyla siyaset, İslam ile insan arasına konmuş engelleri ortadan kaldırmak

ve İslam ile insanı buluşturarak dünya ve ahiret saadetine vesile olmak için

bir iman ve cihad görevidir.

Seçim ise insanın hak ile batıl olanı bildikten sonra

cüzi iradesiyle bunlardan birisini tercih etmesidir. Hak ile batıl iki yoldur.

Bu iki yoldan birisini de seçecek insandır. Allah ın hakka rızası vardır,

batıla ise gazap eder.

İslam ca Düşünen Bir Toplum

İslam ca düşünen bir toplum her alanda olduğu gibi ülke

yönetiminde ve siyasette de istikametini inançlarına göre belirler. Buna göre

bir Müslüman, içinde şirk olan bir siyaseti tercih edemez. Şirk, Allah a

zatında, sıfatlarında ve rızası olan İslam da ortak koşmaktır. Bir kimse böyle

bir siyaseti tercih ederse zalim olur, Allah ise zalimleri sevmez, zalimleri

seveni de sevmez.

Bir Müslüman iyiliği emretmeyen, kötülükleri engellemeyen

siyaset ile de birlikte olamaz. Zinayı, suç olmaktan çıkaran, fuhşun

yaygınlaşması karşısında duyarsızlaşan bir siyaset anlayışının suç ortağı

olmak, Müslümanlıkla bağdaşmaz. Bir Müslüman faize dünya gerçeğidir deyip onu

yürüten bir siyaset anlayışını da benimseyemez. Faizi yürütmenin Allah ile

savaşmak olduğunu bilen bir Müslüman, Allah ile savaşmayı göze alan çılgın

faizci siyasi kadrolarla birlikte olup ahiretini karartmaz. Besmelesiz bir

eğitim anlayışıyla milletin evlatlarını israf eden bir siyaset, Müslüman

kişiliğinin ortak olabileceği bir siyaset olamaz. İslam ca olmayan siyaset

zalim siyasettir. Peygamberimiz buyuruyor: Benden sonra fasık ve zalim

idareciler gelecek. Onların yalanlarını doğrulayan ve zulümlerine yardım eden

benden değildir, ben de ondan değilim. Ve o kimse Kevser havzına

ulaşamayacaktır. (Tirmizi)

İçki içmeyi, kumar oynamayı, haksız vergilerle milletin

malını yemeyi meşru sayan bir siyasetle Müslümanın işi olamaz. MAİDE 90: Ey

iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer

şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. Milli

Piyango biletlerini Müslüman milletin evlatlarına talimatlarla PTT gişelerinde

sattıran siyaset anlayışından hayır gelmez. Haramı helali birbirine karıştıran, domuzu kasaplık hayvan haline

getirip milletin gıdasını kirleten siyaset yolu Müslüman bir toplumun yolu

olamaz.

Adil Siyaset

Allah insana İslam ı emanet etmiştir. İslam ın siyaseti

adil siyasettir. Bu siyaset, iyilikleri emreder kötülükleri yasaklar. Bu

siyasette faiz ve haksız vergi yoktur. Bu siyaset helal ve harama dikkat eder.

Bu siyasetin medeniyet tasavvuru İslam Birliğidir, yeni bir saadet dünyasının

kurulmasıdır. Ülkemizde bu siyaset anlayışı, Milli Görüş anlayışıdır. Bu

siyaset anlayışının tek temsilcisi SAADET PARTİSİ DİR. AKP ve muhalefeti Milli

Görüş inanışının siyasi temsilcileri değildirler. AKP ve muhalefeti İslam ca

değil, batıca siyasetin temsilcisidirler.

7 Haziran 2015 seçimlerinde milletimiz SAADET PARTİSİ Nİ

tek başına iktidara taşırsa yüklendiği emanete sadık kalarak seçimi doğru

yapmış ve yaptığı seçimi kazanmış olur vesselam.