Kuşkusuz Türkiye de siyasetin toplumsal hafızamızda çok
büyük yeri var. Medyanın da bu hafızayı oluşturmadaki etkisi oldukça fazla.
Çünkü siyasetin argümanları, konuşulanları, belirleyici unsurları medya eliyle
zihinlerimize yerleştiriliyor. Toplumsal dönüşüm ve algı operasyonunda
siyasetçilerin bizleri dizayn etme arzusunu, medya mekanizmaları yerine
getiriyor. Son günlerin en çok konuşulan konusu, çocuk katliamları,
tecavüzleri, tacizleri Bu konuda herkesin kendisine göre fikri ve görüşü var.
Öncelikle altını çizmek istediğimiz bir konu var. Yüreklerimizi sızlatan,
vicdanlarımızı yaralayan çocuk ve kadın katliamları, bundan 20-30 sene önce, bu
kadar yaygın ve can acıtıcı bir boyutta değildi. Ne zaman ki, AB ye kapıkulu
olma heveslerimiz dolayısıyla önümüze getirilen ev ödevlerini yapma gayretimiz
devreye girdi, AB ye uyum yasaları ardı ardına çıkarıldı, bir anda işler
tersine dönüverdi. Zira, AB Yasalarına kendimizi uydurduğumuz alanlarda,
cezalar caydırıcı olma niteliğinden çıkarıldı. En önemli yönünden ele alırsak,
İdam Cezası kaldırıldı AB ye şirin görünebilmek uğruna kaldırılan idam
cezasının ceremesini her gün çekmeye başladık. Merhamet ve vicdan yoksunu
tipler, alacakları cezanın kendilerini incitmeyeceğini bilerek, tasarlayarak
çocuk ve kadınları öldürmeye başladılar. Sosyal vicdanımıza ve merhamet
damarlarımıza bir hançer gibi sokulan, yasalardaki caydırıcılığın azalması,
toplumun çekirdeği hüviyetindeki aile yapımızda derin çatlaklar meydana
gelmesine yol açtı.
Şimdi herkes konuşuyor Herkes seslendiriyor . İdam geri
gelsin diyenlerin sayısı azımsanmayacak düzeye ulaştı. Sosyologlar, medya
mensupları, hukukçular, siyasetçiler bu konuda görüşlerini açıklıyorlar Bizim
eleştirmek istediğimiz husus, bu konuda Başbakan Tayyip Erdoğan ın
açıklamaları Kendisine bu yönde soru sorulan Başbakan Erdoğan diyor ki,
Gönlüm idamdan yana, ama ağırlaştırılmış müebbet olabilir, müebbet olabilir
Yasalarımızda idam cezası olmadığı için bu yönde düşüncelerimiz var
Yani, çevir kazı yanmasın, Padişah uyanmasın durumları
Elinizi tutan mı var Gönlün idamdan yanaysa, Türkiye
Büyük Millet Meclisi nde gerekli düzenlemeleri yaparak, idam cezasının tekrar
Türk Ceza Kanunlarında yerini almasını sağlamanız için kim sizi tutuyor AB ye
uyum yasaları olarak çıkardığınız kanunlar değiştirilemez, değiştirilmesi bile
teklif edilemez kanunlar mı Lütfen insanların acılarıyla oynamayın Lütfen
insanların acıları üzerinden siyaset yapmayı bırakın
Herkes biliyor ki, geçtiğimiz günlerde meydana gelen iki
çocuk katliamında da, yürekler isyan etmiş, vicdanlar sızlamış, dağ taş
eriyerek Bu vicdansızlığı kimsenin yanına kar bırakmayın mesabesine
gelmiştir.
Bir diğer konu da CHP nin İdam la düşüncelerine CHP li
bir milletvekili kalkmış diyor ki, Yaşama hürriyeti en temel haktır. İdama
bunun için karşıyız Peki öldürülen mağdurların yaşama hakkı en temel hak
değil miydi Laf ola, beri gele!
Elbette, Erdoğan, Bizim elimiz kolumuz bağlı. AB ye
yaranmak uğruna çıkarılan kanunları değiştirmeye gücümüz yetmiyor diyemiyor .
Geçtiğimiz günlerde kendisiyle röportaj yaptığım Prof.
Dr. Cevat Akşit hocaefendi ise, AB ye yaranmak üzere çıkardığımız kanunlar
için, Biz Fransız değiliz, İngiliz değiliz Bizim aile yapımız ve İslam ı
referans aldığımız geleneklerimiz başkadır. Amerika da da idam cezası var, hiç
kimse kaldırılsın diye tartışıyor mu diye soruyor.
Biz de soruyoruz!