Kültür-Sanat

Edebiyatımıza Karabatak

Edebiyatımıza Karabatak

Abone Ol

Şair, yazar ve yayıncı A. Ali Ural‘ın epeydir sözünü ettiği Karabatak dergisinin ilk sayısı yayımlandı. Daha önce Merdiven, Kitaphaber ve Merdivenşiir dergilerini yayımlayan Ural, bu defa adı geçen dergilerin bileşiminden yeni bir dergi ortaya koyduğu derginin ilk sayısından anlaşılıyor. Karabatak, Türk edebiyatına Şubat-Mart sayısıyla dalış yaptı. AHMET ASALET

Şair, yazar ve yayıncı A. Ali Ural‘ın epeydir sözünü ettiği Karabatak dergisinin ilk sayısı yayımlandı. Daha önce Merdiven, Kitaphaber ve Merdivenşiir dergilerini yayımlayan Ural, bu defa adı geçen dergilerin bileşiminden yeni bir dergi ortaya koyduğu derginin ilk sayısından anlaşılıyor. Karabatak, Türk edebiyatına Şubat-Mart sayısıyla dalış yaptı.

Çevik Bahri olmak gerek, bir deryaya dalmak gerek

Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü A. Ali Ural olan Karabatak, harika kapak tasarımıyla dikkat çekiyor. İki ayda bir yayımlanacak olan derginin Çıkış başlıklı önsözüne Ural şöyle başlıyor; "Karabatak, ‘Esenlik kıyıda durmaktadır‘ demeyip sarp yamaçlardan sulara dalalı çok oluyor. Yunus‘la kanatlanmıştı çünkü, ‘Çevik bahrî olmak gerek, bir deryaya dalmak gerek / Bir gevher çıkarmak gerek, sarraf anı bilmez ola,‘ diyerek. Fakat deniz derin, cevher ırak, inci gizliydi. Nefes dar, sabır acı, kanatlar acizdi. Sarraf altın neşesini neredeyse kaybetmek üzereydi. ‘Soluğunu tut, soluğunu tut,‘ demeseydi Mevlana, bu kadar uzun kalamazdı derinde. Soluğunu aylarca tuttu ve tam çıkmasından umut kesildiği anda siyah parlak kanatlarından acı sular damlatarak fırladı denizden". Önsözün sonunda Ural; "Ve şimdi, özgün olanı seçmesini, iyiyle yetinmeyip daha iyinin peşine düşmesini, okumanın en az yazmak kadar emek istediğinin bilincinde gecelerini sabahlara çevirmesini ve güzeli sırf güzel olduğu için sevmesini bilen nadir okuyucusuna, acı sularının damladığı kanatlarıyla selam veriyor Karabatak..." diyerek okurdan beklentinin mahiyetini belirtiyor.

Karabatak şiiri merkeze alıyor

Her iyi dergi gibi Karabatak da şiirle başlıyor. A. Ali Ural‘ın Asansörde Bir Ayna şiiriyle başlayan derginin diğer öne çıkan şairleri ise şu isimler: Murat Batmankaya, Turgay Nar, Yahya Kurtkaya, Ayşe Sevim, Çayan Özvaran ve Şafak Çelik. Şiiri merkeze alarak, şiirden doğmuş bütün sanatlara açılıyor sayfaları Karabatak‘ın. Edebiyat dergiciliğine yeni bir hareket getirmesi beklenen dergide, edebiyatın yanı sıra güzel sanatlara da yer veriliyor. Şiirden öyküye, denemeden gezi yazılarına, eleştiriden çeviriye, fotoğraftan illüstrasyona, sinemadan tiyatroya ve müziğe kadar göz kamaştıran bir ufuk teklif ediyor okuruna. Röportajlarıyla da ses getireceğe benziyor Karabatak. Dergi ilk olarak mikrofonunu Türk müziğinde derin izler bırakmış Timur Selçuk‘a uzatıyor. Selçuk; "İnsanda su arayan bir yan kalmamış" diyerek sanat ve insan ilişkisine yeni bir boyut kazandırıyor.

Dalı olmak

Yazılardan dikkat çekenler ise şöyle; Ayşe Sevim, Sinop Cezaevi ve Sabahattin Ali başlıklı yazısında Sinop Cezaevi bağlamında Sabahattin Ali‘yi dile getiriyor. Sabahattin Ali‘nin meşhur Aldırma Gönül şiiri de dergide yer alıyor. Ardından, Naime Erkovan, Yaşasın Başkasının Acıları başlıklı yazısında Goethe‘nin meşhur Genç Werther‘in Acıları‘nın yayımlandığı zamandaki yasaklanışı üzerinde duruyor. Oya İşeri ise Dali Olmak başlıklı yazısında ünlü ressam Salvador Dali‘nin dünyasında geziniyor. Çeviri şiirle de dikkat çeken Karabatak‘ın ilgi çekici bölümlerinden Her Boydan Şiir‘de ise; Mahmud Derviş, Joachim Nichtender, Thomas S. Eliot, Friedrich Rückert ve Ingeborg Bachmann‘dan birer çeviri şiir yer alıyor.

Kapak tasarımı harika

Karabatak dergisi iki aylık edebiyat ve sanat dergisidir. Kapak tasarımının harika olmasına karşın derginin boyutu biraz büyük. Gelecek sayılarda bu boyut biraz küçültülürse kapak tasarımının güzelliğiyle boyutu örtüşür. İçerik ve kapak tasarımıyla edebiyat estetiğine yeni bir bakış getiren derginin daim olması, edebiyatımıza yeni ufuklar açması ve edebiyat ortamına hareket getirmesi bekleniyor.