İslâmiyet’e karşı yürüttüğü faaliyetler, müslümanlara yönelik baskıları ve Hz. Peygamber’e karşı hazırlanan planlardaki rolü nedeniyle İslâm tarihinde en sert muhaliflerden biri olarak anılmıştır. Bedir Savaşı’nda 624 yılında öldürülmüştür.
Ebû Cehil’in asıl adı nedir?
Ebû Cehil’in asıl adı Amr’dır. Künyesi başlangıçta Ebü’l-Hakem olarak bilinmekteydi. Ancak İslâmiyet’e karşı düşmanca tavrı sebebiyle Hz. Peygamber tarafından Ebû Cehil adıyla anılmıştır. Tam adı kaynaklarda Ebü’l-Hakem Amr b. Hişâm b. el-Mugīre el-Mahzûmî el-Kureşî şeklinde geçmektedir.
Ebû Cehil hangi kabileye mensuptu?
Ebû Cehil, Kureyş kabilesinin Mahzûm koluna mensuptu. Mekke’de etkili isimlerden biri olan Ebû Cehil, Dârünnedve üyesiydi. Ticari nüfuzu ve serveti, şehirdeki siyasi ve sosyal etkisini artıran unsurlar arasında yer aldı.
İslâm’a neden karşı çıktı?
Ebû Cehil, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberlik davetine en başından itibaren karşı çıktı. Velîd b. Mugīre ile birlikte, kendi kabilelerinden olmayan bir kişinin peygamberliğini kabul etmeyeceklerini açıkça dile getirdi. Bu tutum, onun İslâm’a karşı yürüttüğü muhalefetin temel nedenleri arasında gösterildi.
Halkın müslüman olmasını engellemeye çalışan Ebû Cehil, İslâmiyet’i kabul edenleri inançlarından vazgeçirmek için baskı uyguladı. Toplumda itibarlı kişileri saygınlıklarını kaybetmekle, ticaretle uğraşanları iflas ettirmekle tehdit etti. Güçsüz ve kimsesiz müslümanlara ise fiziki şiddet uyguladı.
Müslümanlara yönelik baskılardaki rolü
Ebû Cehil, Ammâr b. Yâsir, annesi Sümeyye ve babası başta olmak üzere birçok müslümana ağır işkenceler yaptı. Ammâr’ın annesi Sümeyye’yi şehit ettiği rivayet edilmektedir. İlk müslümanlardan üvey kardeşi Ayyâş b. Ebû Rebîa’yı da kandırarak hicret ettiği Medine’den Mekke’ye götürdü, burada hapsederek uzun süre Medine’ye dönmesini engelledi.
Mekke’ye dışarıdan gelen yabancılara karşı da sert tavırlarıyla bilinen Ebû Cehil, Zübeyd kabilesinden bir tüccarın malına düşük fiyat biçti. Diğer müşteriler ondan çekindikleri için daha yüksek fiyat veremedi. Tüccarın Hz. Peygamber’e başvurmasının ardından malını gerçek değeriyle sattığı, bunun üzerine Ebû Cehil’in Hz. Peygamber’in evine giderek tartıştığı aktarılmaktadır.
Hz. Peygamber’e karşı girişimleri
Ebû Cehil, Kur’an ayetlerini yalanladı ve Hz. Peygamber’in insanları İslâm’a davet etmesini engellemeye çalıştı. Hac mevsiminde Mekke’ye gelenlerin Hz. Muhammed ile görüşmesini önlemek için on bir müşrikle birlikte şehir girişlerini kontrol altına aldı.
Hz. Peygamber’i toplum içinde küçük düşürmek isteyen Ebû Cehil, Kâbe’de namaz kıldığı sırada üzerine deve leşi attırdı. Bir başka olayda Safâ tepesinde Hz. Peygamber hakkında kötü sözler söyledi. Bu sözleri duyan Hamza, Kâbe yakınında bulunan Ebû Cehil’in yanına giderek onu başından yaraladı.
Boykot ve hicret planındaki etkisi
Hicretten birkaç yıl önce Benî Mahzûm’un reisliğine getirilen Ebû Cehil, müslümanlara yönelik baskıların önde gelen isimlerinden biri oldu. Müslümanlara karşı başlatılan boykot sürecinde, onların Ebû Tâlib mahallesinde üç yıl boyunca tecrit edilmesinde etkili rol oynadı. Dışarıdan yapılmak istenen yardımların engellenmesi için de çalıştı.
Hz. Peygamber’in Medine’ye hicretini engellemek amacıyla Dârünnedve’de yapılan toplantıda, onun her kabileden seçilecek gençler tarafından öldürülmesini teklif eden isim de Ebû Cehil’di. Hicret gecesi Hz. Peygamber’in evinin kuşatılması ve öldürülmesinin planlanmasında da rol aldı.
Sîfülbahr Seriyyesi ve Bedir Savaşı
Hicrî 1. yılın Rebîülevvel ayında, miladi Eylül 622’de Hz. Peygamber, Hamza’yı Ebû Cehil’in başkanlığındaki büyük ticaret kervanına karşı sefere görevlendirdi. Sîfülbahr Seriyyesi olarak bilinen bu sefer, herhangi bir çatışma yaşanmadan sona erdi.
Ebû Cehil, müşriklerin savaş ihtiyaçlarının önemli bir bölümünü karşıladığı Bedir Savaşı’nda öldürüldü. Ensardan Afrâ’nın oğulları Muâz ve Muavviz tarafından öldürüldüğü, bazı rivayetlerde bu iki kardeşin onu yaraladığı ve başının Abdullah b. Mes‘ûd tarafından kesildiği aktarılmaktadır. Öldürülen diğer müşriklerle birlikte Bedir’deki kuyulardan birine atıldı.
Ailesi ve sonrasındaki gelişmeler
Ebû Cehil’in annesi Esmâ bint Muharribe daha sonra müslüman oldu ve yaklaşık 634 yılında vefat etti. Oğlu İkrime ise Mekke’nin fethinden sonra İslâmiyet’i kabul etti. İkrime, sonraki dönemde vali ve kumandan olarak görev yaptı ve İslâm’a hizmet eden isimler arasında yer aldı.
Hz. Peygamber’in “bu ümmetin firavunu” olarak nitelendirdiği Ebû Cehil hakkında, İslâmiyet’e karşı faaliyetleri, Hz. Muhammed’e ve ashabına yönelik zulümleri nedeniyle birçok ayetin nazil olduğu belirtilmektedir.





