Orta Doğu'da dinmek bilmeyen çatışmalar ve iğneden ipliğe yansıyan enerji maliyetleri, küresel makroekonomik dengeleri sarsmaya devam ediyor. Enflasyonist baskılar altında alım gücünü korumaya çalışan milyonlarca vatandaşın hissettiği ekonomik daralma, uluslararası raporlara da resmen yansıdı. Piyasaların yakından takip ettiği Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, yayımladığı son raporda küresel rüzgarların sertleştiğine dikkat çekerek Türkiye'nin büyüme hedeflerinde kesintiye gitti.

Büyüme Rakamlarında Sert Tırpan

EBRD'nin yayımladığı Bölgesel Ekonomik Görünüm raporunda, Türkiye ekonomisine ilişkin merakla beklenen revizyonlar paylaşıldı. Bankanın, geçtiğimiz şubat ayında yüzde 4 olarak duyurduğu 2026 yılı Türkiye büyüme tahminini yüzde 3,5 seviyesine çektiği kaydedildi. Önümüzdeki yıla dair beklentilerde de umulan tablo ortaya çıkmadı; 2027 yılı için daha önce yüzde 4,5 olarak belirlenen büyüme hedefinin yüzde 4'e düşürüldüğü ifade edildi.

Krizler ve Tedarik Zinciri Uyarısı

Raporun detaylarında, büyüme hedeflerindeki bu aşağı yönlü revizyonun temel gerekçeleri tek tek sıralandı. Artan enerji ithalat maliyetleri ve inatçı enflasyonist baskıların yanı sıra, Orta Doğu’da tırmanan gerilimin turizm gelirlerini vurabileceği vurgulandı. Kriz kaynaklı sanayi tedarik zinciri aksamalarının ve olası sermaye çıkışlarının cari işlemler dengesi üzerinde ciddi baskı oluşturabileceği aktarıldı.

Bütün bu zorlu senaryolara rağmen, Türkiye’nin güçlendirilen mali ve dışsal tamponları sayesinde olası ekonomik şokları rahatça göğüsleyebilecek güçlü bir kapasitede olduğuna dikkat çekildi.

Küresel Durgunluk Dalgası Büyüyor

Karamsar tablo sadece Türkiye ile sınırlı kalmadı; EBRD'nin faaliyet gösterdiği diğer bölgelerde de bir yavaşlama dalgası gözlemlendi. Banka bölgelerindeki toplam büyümenin 2025'teki yüzde 3,4 seviyesinden, bu yıl yüzde 3,1'e gerileyeceği tahmin edildi.

Üç kıtada 40 ekonomiyi destekleyen dev kurumun, Türkiye'deki aktif portföy büyüklüğünün 8,5 milyar euro olduğu, kümülatif yatırımlarının ise 24 milyar euroyu aştığı belirtildi.

Daralan dış talep ortamında ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele ve büyüme hedefleri arasındaki dengeyi nasıl kuracağı merak ediliyor.

Muhabir: Tunahan Türkoğlu