Star‘dan Ahmet Kekeç, rektör atamalarını gündemine almış. Önceki Cumhurbaşkanı Sezer döneminde hiçbir şeye itiraz etmeyenlerin, şimdi her şeye itiraz ediyor olmalarına bozulduğu anlaşılan Kekeç‘in yazısının başlığı da: ‘Gidin lan işinize‘
Bir önceki Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer ne yaptı, biliyor musunuz? Gazi, Fırat, Erciyes, Cumhuriyet ve Trakya üniversitelerinde, seçim sonuçlarını ve YÖK‘ün yaptığı ‘sıralama‘yı es geçerek, kendi ideolojik cemaatinden kişileri rektör olarak atadı.
Kimse itiraz etmedi. (...)
Süleyman Demirel Üniversitesi‘nde de aynını yapmıştı.
Seçimde ikinci ve üçüncü gelen kişiyi değil, ‘toplist‘te ad? dahi olmayan birini rektör olarak atam?şt?. Üstelik, o ‘biri‘nin oy oran? yüzde 10 bile değildi. Siyasette olsayd?, baraj alt?nda kalacakt?.
(...) Sezer dur durak bilmiyordu...
Kocaeli‘nde, Kahramanmaraş‘ta, Malatya‘da... Daha birçok yerde, liste birincilerini değil, ‘yak?nl?k‘ derecesi yüksek adaylar? rektör olarak atad?.
Mesela, hem liste birincisi olan, hem de ‘güvenilirlik‘ sorunu bulunmayan (üstelik YÖK‘ten icazetli) eski rektör Prof. R?za Ayhan‘? değil, kendi ideolojik cemaatine yak?n bir ismi, muhtemelen daha da ‘güvenilir‘ bulduğu Prof. Kadri Yamaç‘? tercih etti. (...).
Buna da kimse itiraz etmedi.
Elbette, yasalar gereği seçme yetkisini kullanan kişinin, yani Cumhurbaşkan?‘n?n, ‘demokratik teamüllere‘ uymas? gerekmiyordu. İsterse, en az oyu alan kişiyi rektör olarak atayabilirdi. Tamamen ‘seçicinin keyfine‘ kalm?ş bir durumdu. (...)
Şimdi...
Sezer‘e sessiz kalanlar, İstanbul Üniversitesi‘ndeki rektörlük seçimini bahane ederek, ‘atama usulüne‘ (ve tabii Cumhurbaşkan? Gül‘e) itiraz ediyorlar...
İyi de, ‘itirazc?‘ s?fat?n? hak etmek için bugüne kadar ne yapt?n?z?
Hangi demokratik yarar? gözettiniz?
Hangi ‘ulusalc? laikçi cemaatçiliğe‘ karş? ç?kt?n?z?
Sezer‘in yöntemi ‘demokratik‘ olacak, bu yöntemi daha makul çizgilere çeken ve ‘rektör atama yetkisini benden al?n, böyle olmuyor‘ diyen Gül‘ün yöntemi ‘antidemokratik‘ say?lacak...
Öyle mi?
Bunlara verilebilecek en güzel cevap şu:
Gidin lan işinize... (...)