Orta Doğu'da yaklaşık üç aydır devam eden ve tüm bölgeyi ateş çemberine alan çatışmaları sonlandırmak adına diplomatik mekik diplomasisi hız kazanmışken, Beyaz Saray'dan gelen bu son dakika hamlesi masadaki tüm hesapları altüst etti. İki ülke arasında kapalı kapılar ardında yürütülen nükleer pazarlıklarda yumuşama beklentisi içine girenlerin hevesi kursağında kaldı. Trump'ın uzlaşmaz tavrı, Tahran sokaklarında ve uluslararası piyasalarda tansiyonu yeniden zirveye çıkardı.
"Hayır, Kesinlikle Değil"
ABD Başkanı Donald Trump, PBS News kanalına telefonla bağlanarak gündeme bomba gibi düşen o açıklamaları yaptı. Canlı yayında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, iki ülke arasındaki müzakerelerin olumlu sonuçlanması halinde, İran'ın uranyum üretimini durdurması karşılığında yaptırımların hafifletilip hafifletilmeyeceği sorusuna oldukça sert bir yanıt verdi.
Trump, "Hayır, hayır, kesinlikle değil. Yaptırımların hafifletilmesi değil, hayır" ifadelerini kullanarak geri adım atmayacaklarının altını çizdi.
Uranyumu Teslim Etmek Yetmiyor
Washington hattında iplerin kopma noktasına geldiği bu kritik süreçte Trump, Tahran yönetiminin elindeki zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmesinin, ekonomik kısıtlamaların kaldırılmasıyla doğrudan bir bağı olmadığını net bir dille vurguladı.
ABD tarafının masaya çok daha ağır şartlar koyduğu anlaşılırken, İran kanadının bu katı tutuma nasıl bir karşılık vereceği ise merak konusu oldu. Siyasi kulislerde kafalar hayli karışık.
Masada İşler Değişti
Oysa daha henüz dün, kendisine ait Truth Social sosyal medya hesabından paylaşım yapan Trump, İran ile yürütülen müzakerelerin "gayet iyi gittiğini" duyurmuş ve tüm dünyaya ılımlı mesajlar vermişti.
Bugün Beyaz Saray'da gerçekleştirilecek olan kritik kabine toplantısının ana gündem maddeleri arasında da yine İran ile yürütülen bu gizli diplomasi yer alıyor. Trump'ın kabine üyeleriyle yapacağı basına kapalı görüşmenin ardından nasıl bir strateji izleyeceği ise belirsizliğini koruyor.





