Gündem

Domuz gribi yok ama tedbir şart

Domuz gribi yok ama tedbir şart

Abone Ol

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Çağrı Büke, Türkiye‘de domuz gribi vakasına rastlanmadığını, ancak tedbir alınmasının şart olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Büke yaptığı yazılı açıklamada, seyahat olanaklarının kolaylaşması nedeniyle Türkiye‘de hastalığın görülme riskinin diğer ülkeler kadar olduğunu, enfeksiyon kontrol önlemleri sayesinde hastalığın hiç yayılmaması ya da olabildiğince sınırlandırılmasını sağlamanın önemli olduğunu bildirdi. Prof. Dr. Büke, kontrol önlemlerinin toplum tarafından çok iyi benimsenmesi ve özenle uygulanması gerektiğini vurguladı.

Domuz gribinin belirtilerinin her sene grip mevsiminde görülen yakınmalarından farklı olmadığına dikkati çeken Prof. Dr. Büke, açıklamasında şu bilgileri verdi:

‘‘Grip virüsü bulaştıktan sonra hastalık belirtileri en erken bir günde, en geç 4-5 günde ortaya çıkar. Kuru öksürük, boğaz ağrısı, özellikle yüksek ateş, şiddetli kas ve eklem ağrısı ile baş ağrısı çok tipiktir. Domuz gribinde olgularda ishal, bulantı ve kusma yakınmaları da bulunabilir. Yine hastalık şiddetli ve alt solunum yolu yakınmaları ile de başlayabilir. Olguların çoğu bir-iki haftada tamamen iyileşirler. Bunun yanı sıra özellikle çocuklarda, yaşlılarda ve altta bağışıklık sistemini baskılayan hastalığı olan kişilerde hayatı tehdit eden komplikasyonlar gelişebilir. Zatürre, gribin en ölümcül komplikasyonudur.‘‘

Domuz gribinin, domuzlar arasında yıl boyunca salgınlara neden olan İnfluenza A virüsleri tarafından oluşan, domuzların solunum yolu enfeksiyonu olduğunu açıklayan Prof. Dr. Büke, şöyle devam etti:

‘‘Bugüne kadar insanlara domuz gribi virüsünün bulaştığı ve insanlarda hastalığa yol açtığı saptanmıştır. Ancak insanlarda bu düzeyde bir salgına hiç rastlanmamıştır. 2005-Ocak 2009 arasında ABD‘de sadece 12 kişide domuz gribine rastlanmasına karşın, 21 Nisan 2009 tarihinde Meksika‘dan başlayan domuz gribi 3 Mayıs 2009 tarihi itibarı ile toplam 17 ülkeye yayılmış ve kesin tanı alan olgu sayısı 787‘ye ulaşmıştır.‘‘