Murat Elaldı‘nın yazdığı "Öğrenciler İçin Din ve Hayat" kitabının özelliği ilköğretim okulları için kaynak kitap olması. İlköğretim çağındaki öğrenciler için gerekli bilgileri barındırıyor kitap. Bir diğer deyişle söylersek aslında tüm toplum kesimlerine hitap ediyor bu çalışma. Dinimizle ilgili temel bilgileri okuma parçaları ve değerlendirme testleri eşliğinde sunuyor eser.
Bursa‘da bir yayınevi var. Ben Sır diyeyim siz Uludağ anlayın. Öyle bir kitap çıkardılar ki olmaz o kadar! Pek çok ailede kendi gözlerimle şahit oldum. Bu kitabı gören ebeveynler çocuklara bırakmayıp kendileri okumaya çalışıyorlar. Kitap okumaktan zevk almayan çocuklar içinse bir hazine bu eser. Sanki ‘açıl susam açıl‘ demiş birisi ve kitaba yolu düşmeyen çocukların, gençlerin hayalleri zenginleşivermiş. Tabi dinimizi anlatan kitaplar eskisi kadar didaktik değil. Eğitici olmakla birlikte ‘hayat gibi‘ akan kitaplar yayınlanıyor artık. İçeriklerinde görsellik de ön planda olunca çocukları tut tutabilirsen. Murat Elaldı‘nın yazdığı "Öğrenciler İçin Din ve Hayat" kitabının özelliği ilköğretim okulları için kaynak kitap olması. Eserin ardındaki başarıyı Bursa‘ya gitmeseydim ben bile fark edemeyebilirdim. Kitapçı Cahit abi sadece sohbetiyle değil, yayınladığı kitaplarla da Bursa‘nın ‘Cahit Baba‘sı olmuş. Eh, İstanbul‘da uzun yıllar yayıncılık içinde bulunursan olacağı budur.
Kitabın yazarı Murat Elaldı uzun yıllar öğretmenlik yaptı, artık başarılarını idari görevlerde sürdürüyor. Bilgisayar formatörlüğü, satranç antrenörlüğü, izci liderliği, trafik çevre öğretmenliği, direksiyon öğretmenliği ve gazetecilik sertifikalarına sahip. Makaleleri mahalli ve ulusal dergi ve gazetelerde yayınlandı. O aynı zamanda çocuklarının babası. Yazdığı kitaptaki zenginliğin ardındaki başarının, çocuklarının babadan dinlediği bilgilerle ilgisi olabilir. Günümüz çocuklarını televizyondaki dizilere kaptıran ebeveynlerin çözüm arayışı sırasında bu kitap ortaya çıkmadıysa şaşırmak lazım.
Kitapta neler mi var? Söyleyeyim. İlk bölüm "Din ve Ahlâk hakkında neler biliyorum" sorusunu soruyor ve cevaplıyor. İkinci bölümde temiz olmayı anlatıyor. Maddi ve manevi temizliğin ele alındığı bölümde okuma parçalarıyla konu hakkında daha ayrıntılı ve ilginç bilgilere yer veriliyor. Üçüncü bölümde ibadet ve dua hakkında bilgiler sınanıyor. Niçin ibadet ediyoruz, ibadetlerin faydaları, ibadet hangi düşünceyle yapılır, dua nedir, örnek dualar, günlük dualar, Kur‘an‘dan ve Peygamberimizden dua örnekleri, şiirler, ilahiler bu bölümde yer alıyor.
"Kur‘an-ı Kerim‘i tanıyalım", dördüncü bölümün konusu. Kur‘an‘ın iç düzeni, indiriliş süreci, temel eğitici nitelikleri, diğer kutsal kitaplardan farkı, hayatımızdaki yeri ve önemi bu bölümde etraflıca ele alınıyor. Okuma parçaların yanı sıra değerlendirme testleri de her bölümde olduğu gibi bu bölümde de neler öğrendiğimizi anlamamıza yardımcı oluyor. Beşinci bölümde Kur‘an‘daki kıssalara yer verilirken, sonrasında "Sevgi, dostluk ve kardeşlik" ele alınıyor.
Çalışma kapsamlı olduğu için iki kitap halinde de tek kitap olarak da kitapçılarda bulunabiliyor. Tabii ki içerik saydıklarımızla bitmiyor: "Allah‘a İnanıyorum", "Sevinç ve Üzüntülerimizi Paylaşalım", "Vatanımızı ve Milletimizi Çok Seviyoruz", "Peygamberlere ve Kutsal Kitaplara İman", "Namaz Bir İbadettir", "İslâm‘ın Sakınmamızı İstediği Davranışlar", "İslamiyet ve Türkler", "Melek ve Ahiret İnancı", "Ramazan Ayı ve Oruç İbadeti", "Kur‘an-ı Kerim‘de Akıl ve Bilgi", "İslam‘a Göre kötü Alışkanlıklar", "Kültürümüz ve Din", "Kaza ve Kader İnancı", "Zekât, Hac ve Kurban", "İslam Düşüncesinde Yorumlar", "Din ve Güzel Ahlâk", "Dinler ve Evrensel Öğütleri", "Peygamberimizin Hayatı", "Toplumsal Görevlerimiz ve Din", "Ergenlik ve Din", "Tarih Boyunca Kadın", "Oku-Anla -Düşün", "Esmâü‘l- Hüsna", Din ve Hayat Sözlüğü", "Model İnsanlara Örnekler"...
Kitaba o kadar çok destek olan var ki. Ben sadece çizim kısmına değineyim. Cafcaf ekibinden Murat Yılmaz, Turgut Yılmaz ve Çağrı Cebeci kitabın içeriğini çizgileriyle rahat anlaşılır hale getirmişler. Murat Elaldı‘nın yeni çalışmalarını merakla beklemek hakkımız olsa gerek!
Nasrettin Hoca‘nın bitmeyen hazineleri
Fıkra sevip de Nasrettin Hoca fıkrası bilmeyen var mı? Hemen her birimizin dağarcığında yüzlerce Hoca Nasrettin fıkrasının bulunması çok doğal. Çünkü toplum olarak aynaya yansıyan yüzümüzü temsil eder Molla Nasrettin. Çilek Yayınevi de bizim hocaya olan sevgimizi beş kitap yayınlayarak taçlandırdı. İçeriğiyle göz dolduran kitaplar daha sonra tek ciltte bir araya geldi. Renkli ve resimli kitapta "Nasrettin Hoca Fıkraları"nın yanı sıra H. Cem Uygun‘un çizimleri de var. Kitabı yayına Mehmet Akif Ordulu hazırlamış.
Kitabın girişinde Adem Kandemir, Büyük Türk bilgesi, nükte kahramanı Nasrettin Hoca‘yı tanıtırken hocayla ilgili olmazsa olmazlara getiriyor sözü: "Nasrettin Hoca denilince, ilk akla gelen "fıkraları/ latifeleri"dir. Fıkralarında kimi zaman kadı, kimi zaman imam, kimi zaman sade bir vatandaş, kimi zaman da müderris olarak karşımıza çıkar. Anadolu‘nun tipik bir bilge kişisidir. Güleryüzlü ve şakacıdır. Babacan kişiliği etrafında hanımı, oğlu, komşuları, komşu çocukları, esnaf, mollalar ve köylüler yer alır. Bütün bu kişiler, fıkralarındaki şahıs kadrosunu oluştururlar. Eşeği ise yanından hiç ayrılmaz. Eşeği ile ilgili fıkraları, güldürücü yanı ağır basan fıkralardır. Nasrettin Hoca‘nın yokluk ve geçim sıkıntısı içinde olduğunu en iyi yansıtan fıkralar da bunlardır. Türk mizah gücünün, ince zekâsının efsaneleşmiş kahramanı olan Nasrettin Hoca, pratik yaşayış için gerekli niteliklere oldukça değer verir. Bazen saf, bazen çok uyanık, ama daima hazırcevaptır. Dinine içtenlikle bağlıdır; İslâm‘ın öngördüğü hoşgörüyü, sabrı, mücadeleyi fıkralarıyla telkin eder."
Kandemir, Nasrettin Hoca fıkralarının, nüktelerinin kimseyi incitmediğini, öğütlerin yapıcı olduğunu, kabalığa yer olmadığını da açıklıyor. Bir cahillik ettim, ye kürküm ye, zehirli baklava, hanım dırdırı, hesap kitap dediğin, Hoca‘nın tavuk taksimi, Tilkinin cezası, ya tutarsa, dünyanın ortası, al hiçini gibi çoğumuzun bir kısmını bildiği fıkralardan zengin bir demet sunuluyor eserde.
Kitabın bir de zararı var onu da söyleyelim. Çocuklarınız kitabı elinizden alırsa bir daha size gelmeyebilir. O yüzden en iyisi çocuklarınıza okutun siz dinleyin, ya da siz okuyun onlar dinlesin. Ama her halükarda çocuklar daima haklıdır, ona göre!
Cennet annelerin ayakları altında!
Mübarek annelerimiz ayrı ayrı birer nurdur. Yaşantıları, sözleri feyz kapısıdır. Ne mutlu bizlere, böyle benzeri olmayan muhteşem mânevî rehberlerimiz var. İslâmiyet gelmiş, ilk Müslüman Hazreti Hatice (r.a) annemiz olmuş. İlk şehid Hazreti Sümeyye (r.a) annemizdir. Onbir Mü‘min‘in altı tanesi hanımefendidir. İslam nurunun yayılmasında çok önemli rol oynamışlardır. Yaşantıları mü‘min hanımların yaşam örneğidir. Ömürlerini insanlara maddî, manevî hizmetlerle geçirmiş olan aziz annelerimizin her biriyle irtibatı kesmeyelim. Onları sevmenin tadını, Rabbimiz hepimize nasip etsin.
Bu duaya amin denmez mi?
Seval Alkan, Zafer Yayınları‘ndan çıkan "Saadet Asrı‘nın Nurdan Anneleri Hanım Sahabeler" kitabında bizi örnek hanımların örnek yaşantılarına götürüyor. İlk bölümde Allah Resûlü‘nün annesi ve anne makamında olanları ele alıyor. Ardından peygamber efendimizin pâk zevcelerini etraflıca anlatıyor. Hz. Muhammed (s.a.v.)in mübarek kızlarını ele alırken bir baba olarak peygamber efendimizle ilgili önemli bilgilere ve sahnelere okuru davet ediyor. Nur neslinden olan sultanlar bölümünde ise Peygamber torunları var. Eser hanım sahabeler ve önemli hayat hikayelerini de bizimle paylaşıyor. Yazar Seval Alkan kitabını annesine ithaf etmiş, "Cennet annelerin ayakları altındadır" hadisi şerifini de hatırlatarak!
Mevlâna‘ya göre manevi gelişim
İnsan Yayınları‘nın Mevlâna Kitaplığı olduğunu biliyor muydunuz? Bu seriden çıkan kapsamlı bir kitap var. 820 sayfadan oluşuyor dediğimde eğer gözünüz korkmadıysa devam edelim. "Mevlâna‘ya Göre Manevi Gelişim"in ele alındığı kitap aslında "benliğin dönüşümü ve mi‘racı"nı dikkatlere sunuyor. Osman Nuri Küçük‘ün önemli çalışması "Doğu‘da ve Batı‘da birçok etüdün konusu yapılmasına rağmen, Mevlânâ‘nın insana dair bu temel öğretisi, günümüz insanına yeterince sunulamamıştır" değerlendirmesiyle birlikte okura sunuluyor. Sûfilerce seyr ü sülük olarak adlandırılan insân-ı kâmil olma süreci, Mevlâna‘ya göre bir benlik dönüşümüdür. Bu dönüşümle, tüm varoluşu anlamlı kılacak temel hakikatin farkına varılır. Mevlâna‘nın ilâhi kimya dediği bu tekâmül sürecinde insan, doğasındaki ilahi sonsuzluğu aktif hale getirebilir; kendi varlık potansiyelinin zirvesine yücelebilir. Mevlâna‘nın sözü edilen rehberliği çağları ve mekânları aşan bir dinamizm, gerçeklik ve bütünlüğe sahip yazara göre. Modern insana ahlâki bir tatminin ötesinde gönül dünyasıyla ilgili gerçek bir aydınlanma sunuluyor.