Adalet Bakanı Sadullah Ergin, "Ceza mevzuatının hazırlanmasında temel ilkemiz, insan hakları ihlal edilmeksizin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve Cumhuriyet savcılarının gözetimi altında delilden şüpheliye ulaşan bir sistemin kurulması" dedi.
Rixos Hotel‘de, Türkiye‘de yakalama ve gözaltı uygulamalarından doğan sorunlar ile yargının hızlandırılması etkinlik ve verimliliğinin arttırılması konulu bir sempozyum düzenlendi. Sempozyuma, Bakan Ergin‘in yanısıra, Hakimler ve Savcılar Yüksekkurulu ve Türkiye Adalet Akademisi üyeleri de katıldı.
Ergin, "İfade özgürlüğü, dernek kurma hakkı, mahkum hakları, din özgürlüğü çocuk hakları, kültürel haklar ve sivil-asker ilişkilerinde, Türk Ceza, Ceza Muhakemesi, Çocuk Koruma, Terörle Mücadele, Türk Medeni Kanunu, Dernekler, Askeri Mahkemelerin Kuruluş ve Yargılama Usulü, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu‘nda birçok değişikliğe gidildi" dedi. Adalet Bakanı‘nın savcılara dava açmaları için talimat verme yetkisinin kaldırıldığını vurgulayan Ergin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi‘nden önce Anayasa Mahkemesi‘ne bireysel başvuru imkanının getirildiğine de dikkat çekti. ‘Önce eğitim‘ denilerek ve etkin bir eğitim amacıyla Adalet Akademisi‘nin kurulduğunun altını çizen Ergin, hakim ve savcıların yurt içinde ve yurt dışında yabancı dil eğitimi almalarının da sağlandığını vurguladı.
Daha hızlı ve etkin yargılama yapılabilmesi için, hakim ve savcı sayısının 2002 yılına oranla yüzde 26 arttırıldığını kaydeden Ergin, adalet teşkilatının yardımcı personel ihtiyacının önemli ölçüde giderildiğini söyledi. Ergin, "Ceza mevzuatının hazırlanmasında temel ilkemiz, insan hakları ihlal edilmeksizin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve Cumhuriyet savcılarının gözetimi altında delilden şüpheliye ulaşan bir sistemin kurulması" dedi.




